ABD'nin New York kentinde 'Rise Up, Sing Out' sloganıyla düzenlenen protesto konserinde, ünlü sanatçılar Robert De Niro, Jane Fonda ve Julia Roberts, ABD Başkanı Donald Trump ve yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Etkinlik, Trump'ın birinci anayasa değişikliğiyle belirlenen hakları ihlal ettiği gerekçesiyle gerçekleştirildi.
De Niro'dan Sert Sözler
Robert De Niro, konserde yaptığı konuşmada Trump'ın başkanlığının Amerika Birleşik Devletleri'ni sevmesini imkansız hale getirdiğini söyledi. De Niro, 'Ülkemiz şu anda o kadar da sevilesi bir yer değil. Bunu söylemekten nefret ediyorum ama ülkemizi sevmek, istismara uğramış bir eşin istismarcısını sevdiğini söylemesine benzemeye başladı' ifadesini kullandı. 'Irkçı, kadın düşmanı, yabancı düşmanı bir tiran tarafından yönetilen bir ülkeyi sevmiyorum' diyen De Niro, 'Trump'ın birkaç gün önce, Amerikalıların mali durumunu hiç düşünmüyorum dediğini duyduğumda, Defol git, kes sesini diyorum' şeklinde konuştu.
Jane Fonda'nın Uyarısı
Jane Fonda ise daha yumuşak bir dil kullanmasına rağmen etkili sözler sarf etti. Fonda, 'Hükümet ve yandaşları, sanatçıları susturmak için rutin olarak birinci maddeyi ihlal ediyor, Kennedy Merkezi gibi kurumları kapatıyor ve müzelerin fonlarını kesiyor' dedi. 'Geçtiğimiz yüzyıldan gerçekten farklı olan şey, saldırıların hükümetin her kademesinden gelmesidir: Yürütme, yasama ve yüksek mahkeme' diyen Fonda, 'Temel demokratik haklarımızı yok etme ve yönetim biçimimizi kökten değiştirme yönünde açık bir çaba var. Buna asla izin vermem' çıkışını yaptı.
Julia Roberts'tan Duygusal Anma
Oyuncu Julia Roberts da sahneye çıkarak bir konuşma yaptı ve bu yılın başlarında Minneapolis'te göçmen polisi ICE tarafından vurularak öldürülen 37 yaşındaki Renée Good'un anısına Amanda Gorman'ın bir şiirini okudu. Roberts, 'Renée Nicole Good bir sembol değildi. O, adaletsiz bir dünyada iyilik yapmak için elinden gelenin en iyisini yapan bir kadındı' ifadesini kullandı.
Etkinlik, 'Birinci Değişiklik Komitesi' adlı topluluk tarafından düzenlendi ve Jane Fonda'nın eş yapımcılığını üstlendiği iki buçuk saatlik gösteri, ifade özgürlüğünün bir kutlaması niteliğindeydi.



