Buzlar Altındaki Nükleer Tehlike: ABD'nin Grönland'da Kaybettiği 4 Bomba
Grönland'daki Kayıp Nükleer Bombaların Gerçek Hikayesi

Soğuk Savaş'ın zirvede olduğu yıllarda, dünya buzulların altında gizlenen ve kamuoyundan uzun süre saklanan bir nükleer felaketin eşiğinden döndü. 21 Ocak 1968 tarihinde Grönland'da yaşanan bir askeri kaza, onlarca yıl sonra bile ürpertiyle hatırlanıyor.

Thule Hava Üssü ve Soğuk Savaş Gerilimi

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından başlayan küresel gerginlik, ABD'nin Sovyetler Birliği'ni yakından izleme stratejisini doğurdu. Bu kapsamda, 1951-1953 yılları arasında ABD ile Danimarka arasında yapılan anlaşmayla Grönland'ın kuzeybatısında Thule Hava Üssü inşa edildi. Üs, Sovyet topraklarına yakınlığı nedeniyle kritik bir erken uyarı ve nükleer bombardıman ikmal noktası haline geldi.

Thule, gelişmiş radar sistemleriyle donatılmış ve özellikle nükleer silah taşıma kapasitesine sahip B-52 Stratofortress bombardıman uçaklarına ev sahipliği yapıyordu. Dünya, iki süper güç arasındaki gerilimle korku içinde yaşarken, Grönland'ın buzulları üzerinde adeta bir nükleer nöbet tutuluyordu.

21 Ocak 1968: Buzullara Düşen Ölüm Yükü

O kader sabahı, Chrome Dome (Krom Kubbe) adlı sürekli nükleer devriye operasyonuna katılan bir B-52G model bombardıman uçağı, Thule Üssü yakınlarında anormal bir durum yaşadı. Uçağın kokpitinde çıkan bir yangın, kısa sürede kontrol sistemlerini devre dışı bıraktı. Pilot, mürettebata paraşütle atlama emri verdi ancak kazadan yedi kişilik mürettebattan biri hayatını kaybetti.

Asıl tehlike ise uçakta bulunan yükteydi. Kazaya karışan uçakta, her biri nükleer başlık taşıyan dört adet nükleer bomba bulunuyordu. Bu bombalar, Soğuk Savaş'ın en karanlık senaryolarını gerçeğe dönüştürmeye ramak kalmıştı.

Patlama Olmadı Ama Radyoaktif Zehir Yayıldı

Nükleer bombalardaki gelişmiş güvenlik sistemleri, büyük bir nükleer patlamayı engellemeyi başardı. Ancak çarpışmanın şiddeti, bombaların dış muhafazalarının çatlamasına ve içlerindeki plütonyumun sızmasına neden oldu. Geniş bir buzul alanı, radyoaktif maddelerle kirlendi.

Kazanın hemen ardından, ABD ve Danimarka eksi 30 dereceyi bulan dondurucu soğukta acil bir temizlik operasyonu başlattı. Crested Ice adı verilen bu operasyonda, radyoaktif madde bulaşmış binlerce ton kar ve buz, özel konteynerlere yüklendi. Resmi olmayan rakamlara göre, 7.000 ila 10.000 ton arasında radyoaktif buz, Grönland'dan alınarak ABD'ye taşındı.

Diplomatik Kriz ve Operasyonun Sonu

Olay, sadece çevresel bir faciaya değil, aynı zamanda ciddi bir diplomatik krize de yol açtı. Nükleer silah bulundurulmasına karşı olan Danimarka, kendi egemenlik alanındaki Grönland'da böyle bir kazanın yaşanmasından dolayı ABD'ye sert tepki gösterdi. Washington ile Kopenhag arasındaki ilişkiler gerildi.

Yaşanan baskılar sonucunda ABD, Chrome Dome operasyonunu sona erdirmek zorunda kaldı. Thule'deki kaza, resmi kayıtlara "kontrol altına alınmış bir olay" olarak geçse de, Soğuk Savaş'ın ne kadar riskli bir denge üzerine kurulduğunu ve küresel bir yıkımın her an yaşanabileceğini tüm dünyaya gösterdi.

Aradan 58 yıl geçmesine rağmen, Grönland'ın buzulları altındaki bu olay, nükleer silahların ölümcül gölgesinin ve insanlığın tarihindeki bu soğuk sayfanın hafızalardan silinmediğinin bir kanıtı olarak duruyor.