İngiliz basınında yer alan haberler, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu'ya yeni savaş gemileri sevk edilirken İran'la görüşme planı yaptığını ortaya koydu. Aynı zamanda, Pentagon'un olası askeri adımlara hazır olduğu ifade edildi. Bu gelişmeler, bölgedeki gerilimlerin diplomasi ve askeri hazırlık arasında dengelendiğini gösteriyor.
Trump'tan İran'a Mesaj ve Görüşme Planı
Reuters'a göre, Donald Trump gazetecilere yaptığı açıklamada, İran'la görüşmeyi planladığını doğruladı. "Evet, bunu planlıyorum," diyen Trump, görüşmenin niteliği ve zamanlaması hakkında ayrıntı vermedi. Ancak, Tahran'a nükleer programdan vazgeçmesi ve protestoculara yönelik şiddeti durdurması yönünde mesaj iletti.
Trump, "Şu anda İran'a doğru ilerleyen çok büyük, çok güçlü gemilerimiz var ve bunları kullanmak zorunda kalmamamız harika olurdu," ifadelerini kullanarak, askeri müdahaleden kaçınmayı tercih ettiğini vurguladı. Bu açıklama, Washington'un baskı ve diplomasiyi bir arada yürüttüğü stratejisini yansıtıyor.
Pentagon'un Askeri Hazırlığı
Pentagon Şefi Pete Hegseth, ordunun Trump'ın vereceği her türlü kararı uygulamaya hazır olduğunu belirtti. Kabine toplantısında konuşan Hegseth, "Nükleer kapasite peşinde koşmamalılar. Bu başkanın Savaş Bakanlığı'ndan ne beklediğini yerine getirmeye hazır olacağız," dedi.
Bölgede büyük bir ABD askeri gücü konuşlanmış durumda ve Trump, Hegseth'ten İran'daki durumla ilgili değerlendirme yapmasını istedi. Bu, askeri seçeneklerin masada olduğunu ve Pentagon'un her an harekete geçebileceğini gösteriyor.
İran'ın Yanıtı ve Nükleer Anlaşma Açıklaması
İran tarafından yapılan açıklamada, silahlı kuvvetlerin "parmakları tetikte" olduğu bildirildi. Ancak, Tahran yönetimi aynı zamanda baskı ve tehditten uzak "adil ve dengeli" bir nükleer anlaşmaya açık olduğunu ifade etti.
Bu durum, İran'ın hem askeri hazırlığını sürdürdüğünü hem de diplomatik çözümlere kapı araladığını ortaya koyuyor. Bölgedeki gerilimlerin tırmanma riski, her iki tarafın da hazırlıklı olmasıyla dikkat çekiyor.
Sonuç olarak, Trump'ın görüşme sinyali ve Pentagon'un askeri hazırlığı, Orta Doğu'daki dengelerin hassas bir şekilde yönetildiğini gösteriyor. İlerleyen günlerde, diplomasi ve askeri seçenekler arasındaki bu denge, uluslararası arenada yakından takip edilecek.