Trump'ın İran Savaşındaki Beş Temel Çıkmazı
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in kışkırtmaları sonucunda girdiği İran savaşında, birden fazla cephede ciddi çıkmazlarla karşı karşıya kaldı. Savaşın getirdiği petrol krizi, olası kara harekâtının riskleri, kontrol edilemeyen İsrail politikaları, Avrupalı müttefiklerden gelen destek eksikliği ve iç kamuoyunda artan muhalif sesler, Trump'ı zor bir duruma soktu.
1) Petrol Krizi: 1970'lerden Daha Büyük Bir Ekonomik Kaos
İsrail ile ABD'nin müzakereler sürerken 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından, İran yönetimi enerji kozunu devreye soktu. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kilitlenmesiyle küresel enerji krizi patlak verdi. Asya'dan Afrika'ya, Ortadoğu'dan Avrupa'ya kadar pek çok ülke, pandemi dönemindekine benzer kapanma önlemleri almak zorunda kaldı. BBC'nin haberine göre, ABD-İsrail'in İran'a yönelik savaşının etkileri "1970'lerdeki ekonomik kaostan çok daha büyük" olabilir. Ortadoğu'daki risklerin piyasalara maliyeti 14 trilyon dolara ulaşırken, Hürmüz krizinin Körfez ülkelerinin ekonomilerine faturası 50 milyar doları aştı.
2) Kara Saldırısı: Savaşın Sonunu Getirebilir
ABD'de son günlerde gündem, Trump'ın ülkesini İran'a karşı kara savaşına sokup sokmayacağı yönünde yoğunlaşıyor. Trump yanlıları, İran için stratejik öneme sahip Hark Adası'na asker çıkarılmasını gündeme getiriyor. Ancak uzmanlara göre, İran Devrim Muhafızları kara saldırılarına karşı hazırlıklı ve böyle bir hamle savaşın bölgesel hale dönüşmesine neden olabilir. Wall Street Journal gazetesi, Trump'ın yardımcılarına "Hürmüz Boğazı açılmamış olsa bile savaşı bitirmek istediğini" söylediğini aktardı. Dolayısıyla, kara saldırısı çıkmazındaki Trump'ın vereceği karar, bölgenin kaderini de belirleyecek.
3) İsrail'i Durdurma Mücadelesi
Trump daha önce 10 Ekim'de İsrail'e rağmen Gazze'de ateşkesi devreye sokmuş ve Yemen'deki Husilerle İsrail'den bağımsız bir anlaşma yapmıştı. Ancak şimdi önünde, İran savaşının devam etmesini isteyen İsrail engeli bulunuyor. Beyaz Saray'ın Tel Aviv yönetimini durdurup durduramayacağı ise belirsizliğini koruyor. Bu durum, Trump'ın bölgedeki kontrolünü sınayan önemli bir test haline geldi.
4) İçerideki Çatlaklar Derinleşiyor
ABD Başkanı Trump'ı İran savaşında en çok zorlayan unsurlardan biri, ülkesinde karşılaştığı muhalif sesler oldu. Guardian gazetesine göre, Trump'ı destekleyen ABD milliyetçileri adeta ikiye bölünmüş durumda. Özellikle gençlerden oluşan büyük bir grup, "İsrail'in peşinden yeteri kadar savaştık, artık vergilerimizi ABD için harcamalıyız" diyerek savaşın sonlandırılmasını talep ediyor. Cumhuriyetçiler içindeki daha ileri yaştakilerin ise Trump'a her şekilde destek verdiği biliniyor. Öte yandan, ABD'de yapılan son ankette, katılımcıların yüzde 62'si Başkan Donald Trump'ın performansından memnun olmadığını belirtti.
5) Avrupalı Müttefiklerle Yol Ayrımı
Trump, İran'a saldırılara başlamasından bu yana Avrupa ve Asya'daki müttefiklerinden Hürmüz Boğazı'nın açılması noktasında destek çağrısı yapıyor. Ancak özellikle Avrupa'dan umduğu desteği göremedi; İngiltere, Fransa, Almanya gibi sıkı müttefiklerinden açıkça "Bu savaşı biz başlatmadık" sesleri yükseldi. Avrupa ile Trump arasındaki bu ayrışma ve çıkmazın, NATO'nun geleceğini de riske attığına dair yorumlar giderek güçleniyor.
Sonuç olarak, Trump'ın İran savaşındaki bu beş çıkmazı, hem küresel politikaları hem de ABD'nin iç dinamiklerini derinden etkilemeye devam ediyor.



