1815'te Endonezya'daki Tambora Yanardağı'nın patlaması, yalnızca bir bölgeyi değil tüm dünyayı etkiledi. Atmosferi kaplayan kül ve gaz bulutları nedeniyle 1816 yılı tarihe 'Yazsız Yıl' olarak geçti. Yaz mevsiminde kar yağdı, tarım büyük darbe aldı, kıtlık ve salgın hastalıklar baş gösterdi. Avrupa'dan Amerika'ya milyonlarca insan tarihin en sıra dışı iklim felaketlerinden biriyle karşı karşıya kaldı.
Her Şey Tambora Yanardağı'nın Patlamasıyla Başladı
10 Nisan 1815'te Endonezya'daki Tambora Yanardağı, kayıt altına alınan en güçlü volkanik patlamalardan birini gerçekleştirdi. Patlamanın sesi binlerce kilometre uzaklıktan duyuldu. Binlerce insan doğrudan patlama, lav ve tsunami nedeniyle yaşamını yitirdi. Ancak asıl büyük felaket aylar sonra ortaya çıktı. Volkandan atmosfere yayılan milyonlarca ton kül, toz ve kükürt dioksit gazı, Dünya'nın üst atmosferinde adeta bir perde oluşturdu. Bu tabaka, Güneş ışınlarının yeryüzüne ulaşmasını engelledi ve küresel sıcaklıkların düşmesine neden oldu. Bilim insanlarına göre dünya genelindeki sıcaklık yaklaşık 0,4 ila 0,7 derece arasında azaldı.
Mevsimler Altüst Oldu
1816 yılına gelindiğinde dünyanın birçok bölgesinde alışılmış mevsim düzeni tamamen bozuldu. Özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika'da sıcaklıklar normalin çok altına indi. ABD'nin bazı bölgelerinde haziran ayında kar yağdı. Temmuz ve ağustos aylarında bile don olayları görüldü. Tarlalardaki ürünler bir gecede yok oldu. Çiftçiler ne ekeceklerini bilemez hale geldi. Dönemin kayıtlarına göre, insanlar yaz aylarında yeniden soba yakmak zorunda kaldı. Özellikle New England bölgesinde insanlar, o yılı 'Eighteen Hundred and Froze to Death' yani 'Donarak Ölünen Yıl' olarak anmaya başladı.
Tarım Çöktü, Kıtlık Başladı
Ani sıcaklık düşüşleri ve aralıksız yağışlar tarımsal üretimi felç etti. Buğday, patates ve mısır gibi temel gıda ürünlerinin rekoltesi ciddi oranda düştü. Birçok bölgede ekinler daha büyümeden dondu. Avrupa'da gıda fiyatları hızla yükseldi. Ekmek bulmak zorlaştı, yoksulluk arttı ve bazı şehirlerde gıda isyanları yaşandı. Özellikle Almanya, İsviçre, Fransa ve İrlanda'da açlık büyük bir krize dönüştü. Tarihçilere göre 1816'daki bu iklim krizi, Avrupa'daki büyük göç hareketlerini hızlandırdı. Amerika'da ise birçok aile daha verimli topraklar bulabilmek için batıya doğru göç etmeye başladı.
Gökyüzü Aylarca Puslu Kaldı
Tambora'dan yükselen volkanik parçacıklar yalnızca sıcaklıkları değil, gökyüzünün görünümünü de değiştirdi. Dünyanın birçok bölgesinde gün doğumu ve gün batımı, alışılmadık şekilde kızıl ve turuncu tonlara büründü. Bu tuhaf ve ürkütücü görüntüler, dönemin insanları tarafından 'kıyamet işareti' olarak yorumlandı. Tarihçiler ve sanat araştırmacıları, ünlü İngiliz ressam J. M. W. Turner'ın o yıllarda yaptığı sıra dışı gökyüzü tasvirlerinde Tambora patlamasının etkilerinin görüldüğünü düşünüyor.
Frankenstein'ın Doğuşuna İlham Verdi
1816'nın kasvetli havası kültür dünyasını da etkiledi. O yaz İsviçre'de bulunan genç yazar Mary Shelley, Lord Byron ve arkadaşları, kötü hava koşulları nedeniyle günlerce bir villada kapalı kaldı. Dışarıdaki kasvetli atmosferden etkilenen grup, birbirlerine korku hikayeleri anlatmaya karar verdi. İşte o günlerde Mary Shelley, dünya edebiyatının en unutulmaz eserlerinden biri haline gelecek 'Frankenstein' romanının temel fikrini geliştirdi. Bilim dünyasının 'Yazsız Yıl'ı, edebiyat dünyasına 'Modern Prometheus'u kazandırmıştı.
Bisikletin Ortaya Çıkışını Bile Etkiledi
Tarihçilere göre iklim krizinin ulaşım teknolojileri üzerinde de beklenmedik ve dolaylı etkileri oldu. Mahsul kıtlığı nedeniyle hayvan yemleri azaldı. Bu durum, dönemin temel ulaşım aracı olan atların sayısını ciddi şekilde etkiledi. Bu gelişmelerin ardından Alman mucit Karl Drais, atlara alternatif olabilecek iki tekerlekli bir araç geliştirdi. 'Draisine' adı verilen ve tamamen kas gücüyle çalışan bu icat, modern bisikletin ilk örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.
Bilim İnsanları Hala İnceliyor
Uzmanlara göre 'Yazsız Yıl', modern tarihin küresel ölçekte etkili ilk büyük iklim krizlerinden biri olarak görülüyor. Tambora patlaması, tek bir doğal olayın dünya genelindeki hava düzenini, tarımı, ekonomiyi ve toplumsal yaşamı nasıl değiştirebileceğini gösteren en çarpıcı örneklerden biri olarak kabul ediliyor. Bugün iklim bilimciler, benzer büyüklükte bir volkanik patlamanın modern dünyada nasıl sonuçlar doğurabileceğini anlamak için hala 1816'daki 'Yazsız Yıl' verilerini incelemeyi sürdürüyor.



