Dünyaca ünlü yönetmen James Cameron, son dönemdeki yaşam tercihini açıklayarak kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Oscar ödüllü sanatçı, Amerika Birleşik Devletleri'nden Yeni Zelanda'ya taşınma kararının arkasındaki gerçek nedenleri paylaştı.
Pandemi Yönetimi Kararını Belirledi
71 yaşındaki Kanada doğumlu yönetmen, pandemi döneminde iki ülkenin yaklaşımlarını karşılaştırarak önemli bir tercih yaptığını ifade etti. Cameron, Yeni Zelanda'nın salgınla mücadelede gösterdiği etkinliğin ve bilimsel yaklaşımın kendisini derinden etkilediğini vurguladı.
"Akıl Sağlığı İçin Buradayım"
Röportaj sırasında dikkat çeken bir açıklama yapan ünlü isim, "Manzara için orada değilim, akıl sağlığı için oradayım" ifadelerini kullandı. Bu sözler, Cameron'un yaşam tercihindeki temel motivasyonu net bir şekilde ortaya koydu.
Yeni Zelanda'nın pandemi sürecindeki başarısına dikkat çeken yönetmen, ülkenin virüsü iki kez tamamen ortadan kaldırmayı başardığını ancak üçüncü dalgada mutasyona uğramış formla karşılaştığını belirtti. Buna rağmen nihai başarıya ulaşıldığını vurgulayan Cameron, Yeni Zelanda'nın aşılama oranının ABD'ye göre %36 daha yüksek olduğunu açıkladı.
Toplumsal Kutuplaşmadan Uzaklaşma
Ünlü yönetmen, iki ülke arasındaki temel farklılıkları şu sözlerle özetledi:
- Bilime inanan ve ortak amaç için uyumlu çalışan toplum
- Aşırı kutuplaşmış ve bilime sırtını dönmüş yaklaşım
Cameron, Yeni Zelanda halkının "çoğunlukla aklı başında" olduğunu belirterek, bu durumun kendisi için belirleyici bir faktör oluşturduğunu ifade etti.
Uzun Vadeli Bir Plan
Yeni Zelanda'ya olan ilgisinin 1994 yılındaki bir ziyaretle başladığını açıklayan yönetmen, ülkeye ve kültürüne hayran kaldığını paylaştı. Güney California'da evi olmasına rağmen her zaman bu taşınma planını düşündüğünü belirten Cameron, 'Avatar' film serisinin gösterime girmesinin ardından bu hayalini nihayet gerçekleştirdi.
Trump Yönetimine Sert Eleştiri
Geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamalarda eski ABD Başkanı Donald Trump'ı eleştiren Cameron, çevre politikaları nedeniyle Trump yönetimini sert bir dille eleştirdi. Ünlü yönetmen, Trump için "Nero'dan beri tarihteki en narsist pislik" ifadesini kullanarak görüşlerini netleştirdi.
2024 seçimleriyle ilgili endişelerini de dile getiren Cameron, Trump'ın yeniden seçilmesini "iyi olan her şeyden uzaklaşma" olarak değerlendirdiğini belirtti. İnsanlığın geleceği konusunda kaygılarını paylaşan yönetmen, toplumsal yönelimlerden duyduğu hayal kırıklığını ifade etti.
James Cameron'un bu açıklamaları, küresel sağlık krizlerinin bireysel yaşam tercihlerini nasıl şekillendirdiğini ve ülkelerin pandemi yönetimlerinin uluslararası itibar üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Ünlü yönetmenin kişisel deneyimleri, dünya vatandaşlarının yaşam kalitesi ve mental sağlık arayışları konusunda önemli bir örnek teşkil ediyor.