NATO üyesi ülkeler, ABD Başkanı Donald Trump'ın katılımıyla Ankara'da düzenlenecek kritik zirve öncesinde on milyarlarca dolar değerinde yeni silah anlaşmaları açıklamaya hazırlanıyor. Zirvenin en önemli gündem maddelerinden birini, Washington yönetiminin Avrupa'ya yönelik 'savunma harcamalarının artırılması' çağrısına verilecek somut yanıtlar oluşturuyor.
Avrupa'dan Rekor Savunma Harcaması Artışı
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin açıklamalarına göre, Avrupalı üyeler ve Kanada'nın savunma harcamaları 2025 yılında 2024'e kıyasla reel olarak 90 milyar dolar artarak toplamda 570 milyar doların üzerine çıktı. Bu, tek bir yılda yaklaşık yüzde 20'lik bir artış anlamına geliyor. Rutte, bu artışın kısmen Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesiyle tırmanan güvenlik kaygılarından, kısmen de Trump'ın ısrarcı ve baskıcı tutumundan kaynaklandığını ifade etti.
Zirve Öncesi Açıklanacak Anlaşmalar
Zirve öncesinde halkla ilişkiler etkisi yaratmak amacıyla bugün açıklanacak silah anlaşmalarının detayları gizli tutuluyor. Ancak Hollanda Savunma Bakanı Dilan Yeşilgöz-Zegerius, dün yaptığı açıklamada, ülkesinin Belçika ile hava savunması ve İngiltere ile savaş gemileri ortaklıklarını içeren, 3 milyar avronun (yaklaşık 3,43 milyar dolar) üzerinde değere sahip anlaşma ve planları duyuracağını bildirdi.
Kaynaklar, NATO'nun ayrıca ABD yapımı eskiyen AWACS erken uyarı uçak filosunu İsveçli Saab firmasının ürettiği 'GlobalEye' modeliyle değiştireceğini açıklamayı planladığını aktardı. Kanada ise pazartesi günü yaptığı açıklamada, yeni denizaltı filosunu inşa etmek üzere Alman Thyssenkrupp Marine Systems firmasını seçtiğini duyurdu.
İran Savaşı ve NATO'nun Geleceği
Trump, son aylarda NATO müttefiklerine yönelik eleştirilerini yeniden sertleştirerek, ülkeleri İran ile yaşanan savaşta ABD'ye yeterince destek vermemekle suçladı. ABD Başkanı, ittifaktan ayrılabileceğini veya karşılıklı savunma anlaşmasını görmezden gelebileceğini ima etti. Avrupalı yetkililer ise ekonomilerini sarsan ve Avrupa kamuoyunda destek görmeyen bu savaş konusunda kendilerine danışılmamış olmasına rağmen, ABD'nin kendi topraklarındaki üsleri ve hava sahasını kullanmasına izin vererek taahhütlerini büyük ölçüde yerine getirdiklerini savunuyor.
Buna karşın ABD, Avrupa'daki askerlerini geri çekeceğini açıkladı ve NATO'nun savunma planlarına tahsis ettiği uçak gemisi, tanker uçakları, savaş uçakları ile insansız hava araçları gibi askeri unsurlarda kesintiye gitti. Washington ayrıca, kıtadaki askeri varlığına ilişkin altı aylık bir inceleme süreci başlattı.
Ukrayna'ya Askeri Yardım Taahhüdü
Avrupalı ülkeler, kendi savunma sorumluluklarını artırmanın yanı sıra, Trump'ın ABD yardımlarını azaltmasıyla birlikte Ukrayna'ya verilen desteğin neredeyse tamamını üstlendi. Bugün liderler yemeğine katılacak olan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Avrupalı destekçilerinden Kiev'e 2026 ve 2027 yıllarında her yıl en az 70 milyar avro (yaklaşık 80 milyar dolar) askeri yardım sağlanacağına dair taahhüt alacak.
Ankara'da Trump ile de bir araya gelmesi planlanan Zelenski, Rusya'nın yaklaşık 30 kişinin ölümüne yol açan son hava saldırılarının ardından ittifaka, Ukrayna'nın hava savunmasını güçlendirmek üzere 'güçlü kararlar' alma çağrısında bulundu. Zelenski, zirve öncesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir telefon görüşmesi gerçekleştiren Trump'ı, Kiev'in savaşın gidişatını değiştirdiğine ve Moskova'yı ciddi barış müzakerelerine zorlamak için baskı yapması gerektiğine ikna etmeye çalışacak.
NATO 3.0: Daha Güçlü Bir Avrupa
Fransa ve İngiltere öncülüğündeki Avrupalı müttefikler, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenliğe yardımcı olmak üzere potansiyel bir deniz misyonu hazırladı ve bazı ülkeler gemilerini bölgeye yakınlaştırdı. Fakat durumun hassasiyetini koruması nedeniyle Avrupalı liderler, donanmalarını göndermeden önce ABD ile İran arasındaki kırılgan anlaşmanın nasıl sonuçlanacağını görmek istiyor.
Washington'ın, müttefiklerinin kıtanın konvansiyonel savunmasında öncü rolü üstlenmesini istediğini net bir şekilde ortaya koymasının ardından Avrupalı liderler, ABD'nin ittifaktan kademeli olarak çekilme gerçeğini kabul etmeye başladı. Rutte, bu durumu 'Tüm bunlar zihniyette gerçek bir değişimin kanıtıdır. Bu NATO 3.0'dır. Güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa'dır' sözleriyle değerlendirdi.



