ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile yürütülen barış müzakerelerinin baş aktörü olarak öne çıkarken, Başkan Donald Trump'ın sert açıklamaları diplomatik süreci zorlaştırıyor. The New York Times'ın (NYT) haberine göre, Vance hafta sonu İranlı yetkililerle beş saati aşan görüşmeler yürütürken, Trump'ın İran'a yönelik tehditleri müzakerelerin seyrini karmaşık hale getirdi.
Trump'ın açıklamaları müzakereleri zorlaştırıyor
Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması halinde yeniden bombardıman seçeneğinin gündeme gelebileceğini söyleyerek, İranlı müzakerecilerin 'geri dönecek bir ülkeleri kalmayabileceğini' ifade etti. İran heyetinin Trump'ın açıklamalarını protesto etmek amacıyla görüşmenin yapıldığı binadan ayrıldığı ileri sürüldü. Vance ise pazartesi günü yaptığı açıklamada, ilk tur görüşmelerin barış için 'başarılı bir temel' oluşturduğunu söyledi. ABD Başkan Yardımcısı, Trump'ın açıklamalarını savunarak, 'İranlılar bizim kuşağın deyimiyle laf atmaya başladığında, ABD Başkanı'nın buna yanıt vermemesini bekleyemezsiniz' ifadelerini kullandı.
Anlaşma başarılı olursa krediyi Trump alır
Müzakerelerin siyasi boyutu Washington'da tartışılıyor. Trump geçen hafta yaptığı açıklamada, 'Eğer bu anlaşma başarılı olursa krediyi ben alacağım. Başarısız olursa suçu JD'ye atacağım' dedi. Vance ise ABD Başkanı'nın bu sözlerinin şaka olduğunu savundu. Ancak NYT, Trump'ın geçmişte başarısızlıkların sorumluluğunu yardımcılarına yüklemekten çekinmediğine dikkat çekti. Tarafların çatışmaları sona erdirmek amacıyla bir mutabakat zaptı imzaladığı ve 60 gün içinde kalıcı bir nükleer anlaşmaya ulaşmaya çalıştığı belirtiliyor.
Vance büyük bir risk alıyor
ABD merkezli düşünce kuruluşu Carnegie Endowment for International Peace'tan kıdemli uzman Karim Sadjadpour, Vance'ın siyasi açıdan son derece riskli bir pozisyonda bulunduğunu belirtti. Sadjadpour'a göre Vance, popüler olmayan bir savaşı sona erdiren isim olarak övgü alabileceği gibi, milyarlarca dolarlık tavizler veren ve 'Amerikan hezimetinin mimarı' olarak da görülebilir. Uzman ayrıca, İran Devrim Muhafızları'nın iş birliğine ihtiyaç duyulmasının da ABD'li bir siyasetçi açısından zorlu bir tablo oluşturduğunu ifade etti.
Müzakerelerde çelişkili açıklamalar dikkat çekiyor
Görüşmelerin ardından taraflar arasında bazı anlaşmazlıklar da ortaya çıktı. Vance, İran'ın Birleşmiş Milletler nükleer denetçilerini ülkeye davet etmeyi kabul ettiğini söylerken, İranlı yetkililer 'yeni bir taahhütte bulunmadıklarını' açıkladı. Benzer şekilde Vance, Katar'ın İran'a ait dondurulmuş varlıkları serbest bırakacağını ve bu kaynakların ABD'den soya, mısır ve buğday satın almak için kullanılacağını öne sürdü. Trump da daha sonra bu planı destekleyerek, İran halkına gönderilecek gıdanın 'yalnızca ABD'li çiftçilerden satın alınacağını' söyledi. Ancak İranlı yetkililer söz konusu fonların ülkenin altyapısının yeniden inşası için kullanılacağını belirterek bu öneriyi reddetti.
Trump, Vance ve Rubio'yu karşılaştırıyor
NYT'ye göre Trump, son aylarda yardımcılarına ve yakın çevresine sık sık Vance'ın başkanlık için gerekli özelliklere sahip olup olmadığını sordu. Trump'ın, Vance'ı sık sık Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile kıyasladığı ve bu hafta Rubio'nun Körfez ülkelerine yapacağı ziyaretin de iki isim arasındaki performans karşılaştırmasını yeniden gündeme getireceği belirtiliyor. Trump ise pazartesi günü yaptığı açıklamada hem Rubio'yu hem de Vance'ı övdü: 'Marco Rubio harika bir iş çıkarıyor. Belki de gelmiş geçmiş en iyi dışişleri bakanlarından biri olacak. Bu sabah JD Vance'ı da izledim, çok zekice ve harika bir iş çıkardı.'



