BM Lideri İsrail'in Batı Şeria Politikasını Sert Dille Eleştirdi
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria'nın C Bölgesi'nde arazi kayıt işlemlerini yeniden başlatma kararını açıkça kınadı. BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, düzenlediği günlük basın toplantısında bu konudaki endişeleri dile getirerek, İsrail'in bölgedeki hak ihlallerine dikkat çekti.
"Yasa Dışı ve Hukuka Aykırı" İfadeleri Kullanıldı
Dujarric, "Genel Sekreter Guterres, İsrail hükümetinin 15 Şubat tarihinde işgal altındaki Batı Şeria'nın C Bölgesi'nde arazi kayıt işlemlerine yeniden başlama kararını kesin bir dille kınadığını belirtebilirim." dedi. Sözcü, bu kararın Filistinlilerin mülklerinden mahrum kalmasına yol açabileceği ve İsrail'in bölgedeki kontrolünü genişletme riski taşıdığı konusunda uyarılarda bulundu.
Dujarric, "İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki varlığının sürmesi de dahil olmak üzere bu tür önlemler, yalnızca bölgesel istikrarı bozmakla kalmaz, aynı zamanda Uluslararası Adalet Divanı tarafından da vurgulandığı gibi, yasa dışı ve hukuka aykırıdır." şeklinde konuştu. BM yetkilisi, İsrail hükümetini bu kararı derhal iptal etmeye çağırdı.
İki Devletli Çözüm Umutları Aşındırılıyor
Guterres'in "sahadaki mevcut gidişatın" iki devletli çözüm umutlarını ciddi şekilde aşındırdığı uyarısını tekrarlayan Dujarric, ayrıca Genel Sekreter'in Doğu Kudüs ve bağlantılı rejimler de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerinin "yasal geçerliliğinin bulunmadığı" yönündeki görüşlerini paylaştı.
İsrail ile Filistin yönetimi arasında imzalanan Oslo Anlaşmaları'na göre, C Bölgesi Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 61'ini kapsamaktadır. Tel Aviv yönetiminin aldığı son karar, bu bölgedeki toprakların "devlet mülkü" olarak kaydedilmesinin önünü açıyor, bu da uluslararası hukuk çerçevesinde tartışmalara neden oluyor.
BM'nin bu açıklamaları, bölgedeki gerilimlerin artması ve barış sürecinin zorluklarla karşı karşıya kalması nedeniyle küresel kamuoyunun dikkatini çekmeye devam ediyor. İsrail'in arazi kayıt politikaları, Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetleriyle birlikte değerlendirildiğinde, uluslararası toplumda geniş yankı uyandırıyor.