Savaşın 40. Gününde Kritik Ateşkes Anlaşması
ABD ve İran arasında süren savaşın 40. gününde, iki haftalık geçici bir ateşkes sağlandı. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ı 'yok etme' tehditlerinin ve verilen sürenin dolmasına saatler kala varılan bu uzlaşı, bölgedeki gerilimi bir nebze olsun azaltmayı hedefliyor. Trump, İran genelinde saldırıları tırmandırma planlarını askıya aldığını açıklarken, Tahran'dan "uygulanabilir" bir ateşkes önerisi aldığını belirtti.
İran'ın Sunduğu 10 Maddelik Barış Planının İçeriği
İran devlet medyasına göre, Tahran yönetimi savaşın sona ermesi için Beyaz Saray'a Pakistanlı arabulucular aracılığıyla iletilen 10 maddelik bir barış planı sundu. Bu planın detayları netleşirse çatışmaların biteceği ifade edildi. Plan, ABD'nin daha önce reddettiği bazı önemli talepleri içeriyor:
- İran'a yönelik tüm birincil ve ikincil yaptırımların kaldırılması
- Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün İran'da kalması
- ABD askerlerinin Orta Doğu'dan çekilmesi
- İran ve müttefiklerine yönelik saldırıların sona ermesi
- Dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması
- Herhangi bir anlaşmayı bağlayıcı kılacak bir BMGK kararı
Farsça versiyonda İran'ın nükleer programı için "zenginleştirmenin kabulü" ifadesi yer alırken, İngilizce metinlerde bu ifade bulunmuyor. İsrail de ateşkese onay verdi ancak Lübnan'ın ateşkes kapsamında olmadığını savundu.
Hürmüz Boğazı'nın Geleceği ve Ekonomik Boyut
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişin İran ordusunun yönetimi altında sağlanacağını açıkladı. Ancak İran'ın kontrolünü ne ölçüde gevşeteceği belirsizliğini koruyor. Bölgesel bir yetkiliye göre plan, İran ve Umman'ın boğazdan geçen gemilerden ücret almasına izin veriyor. İran'ın bu gelirleri savaş sonrası yeniden yapılanma için kullanması öngörülüyor. Barış görüşmeleri başarısız olursa Tahran'ın boğazı yeniden kapatabileceği belirtiliyor. İlk değerlendirmelere göre İran, gemilerden yaklaşık 2 milyon dolar ücret almayı planlıyor.
Müzakerelerin Önündeki Engeller ve Uluslararası Tepkiler
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İran ve ABD heyetlerini cuma günü İslamabad'da görüşmeye davet etti. Tahran katılacağını açıklarken, ABD'nin katılımına dair resmi bir açıklama henüz yapılmadı. Trump yönetimi ile İran arasındaki nükleer program müzakerelerinde tarafların talepleri arasındaki büyük fark, kalıcı bir anlaşmanın önündeki en büyük engel olarak görülüyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın İran kontrolüne bırakılması talebi büyük endişe yaratıyor.
Demokrat Senatör Chris Murphy, CNN'e yaptığı açıklamada, "Eğer bu anlaşma İran'a boğazı kontrol etme hakkı veriyorsa bu dünya için felaket olur" dedi. Uzmanlar ise İran'ın bu "maksimalist" taleplerinin ABD tarafından doğrudan kabul edilme ihtimalinin düşük olduğunu, ancak müzakereler için bir başlangıç noktası oluşturduğunu vurguluyor.
Diplomatik Süreçte Çin ve Pakistan'ın Rolü
Pakistan Başbakanı Şerif, Trump'tan diplomasiye zaman tanımak için süreyi iki hafta uzatmasını istedi ve İran'dan Hürmüz Boğazı'nı bu süre boyunca açık tutmasını talep etti. İki yetkiliye göre Çin de görüşmeler sırasında İran'ı ateşkese yönlendirdi. Trump, Çin'in İran'ı müzakere masasına getirmede rol oynadığını düşündüğünü ifade etti. Öte yandan ABD'de ara seçim kampanyalarının hız kazanmasıyla Trump'ın kamuoyu desteği en düşük seviyesine geriledi. Anketler, Amerikalıların büyük çoğunluğunun savaşa karşı olduğunu ve artan yakıt fiyatlarından rahatsızlık duyduğunu gösteriyor.



