İsrail'in İran'a Yönelik Dijital Savaşı: Algoritmik Diplomasinin Perde Arkası
Fransa'nın önde gelen gazetelerinden Le Figaro'nun son haberine göre, İsrail'in İran'a yönelik askeri gerilimin ötesinde sosyal medya üzerinden yürüttüğü geniş çaplı bir dijital etki kampanyası dikkat çekiyor. Bu kampanya, sahte hesap ağları, yapay zekâ destekli içerikler ve koordineli hashtag çalışmalarıyla İran yönetimi karşıtı anlatıları güçlendirmeyi hedefliyor.
Algoritmik Diplomasi: Yeni Hibrit Savaş Cephesi
Araştırmalara göre milyonlarca paylaşım ve milyarlarca etkileşim üreten bu kampanyalar, "algoritmik diplomasi" olarak tanımlanıyor. Uzmanlar, sosyal medyanın İran'daki siyasi dengeyi etkilemeye yönelik hibrit savaşın önemli bir cephesi haline geldiğini vurguluyor. Bazı hesapların İsrail bağlantılı ağlar ve özel şirketler aracılığıyla büyütüldüğü iddia ediliyor.
Le Figaro'ya göre, ABD'nin İran yönetimini istikrarsızlaştırmaya yönelik yeni saldırı tehditleri gündemdeyken, bir başka savaş da çevrim içi alanda sürüyor. Sosyal medya platformlarında yürütülen koordineli kampanyalarla İsrail'in, İran'da rejim değişikliği anlatısını şekillendirmeyi hedeflediği öne sürülüyor. Askeri cephede tempo düşmüş görünse de dijital propaganda ve etki operasyonları hız kesmeden devam ediyor.
Sahte Hesap Ağları ve Yapay Zekâ Kampanyaları
Son aylarda araştırmacılar ve dezenformasyon uzmanları, İran kamuoyunu hedef alan ve yurtdışından yürütülen koordineli sosyal medya kampanyalarında ciddi artış gözlemledi. Bu operasyonlarda şu unsurlar yoğun biçimde kullanılıyor:
- Sahte hesap ağları
- Manipüle edilmiş görseller
- Yapay zekâ üretimi içerikler
Bu faaliyetlerin protesto çağrılarını güçlendirmeyi ve yönetim karşıtı söylemleri yaymayı amaçladığı belirtiliyor. Özellikle 1979 devrimiyle iktidardan uzaklaştırılan İran Şahı'nın oğlu Rıza Pehlevi'nin bu kampanyalarda öne çıkarıldığı gözlemleniyor.
Uzman Görüşleri ve Analizler
Bağımsız analiz kuruluşu Social Forensics'in kurucusu Geoff Goldberg, Farsça dijital ortamda gözlenen manipülasyonların ölçeği ve karmaşıklığının bir devlet aktörünün müdahalesine işaret edebileceğini ifade ediyor. Fransa merkezli Le Figaro'ya göre İsrail, iç baskılar ve olası Amerikan müdahalesi tehdidi altında zayıfladığı değerlendirmesiyle İran'daki gelişmeleri yakından izliyor.
Haziran ayında İran hedeflerine yönelik saldırılar düzenleyen İsrail, sonrasında askeri açıdan daha temkinli bir sürece girse de sosyal medyada yürütülen faaliyetlerin sürdüğü belirtiliyor. Bu dijital operasyonlar, geleneksel diplomasi ve askeri stratejilerin yanında yeni bir mücadele alanı olarak öne çıkıyor.