Donald Trump'ın ikinci kez ABD Başkanı seçilmesinin ardından Çin ile yaşanan ticaret gerilimi, 2025 yılına damgasını vurdu. İki dev arasındaki ekonomik rekabet, tarife artışları ve teknoloji kısıtlamalarıyla derinleşirken, yıl sonunda Tayvan'a yapılan büyük silah satışı jeopolitik gerilimi yeniden alevlendirdi. Uzmanlar, 2026'da da Pekin-Washington hattındaki gelişmelerin uluslararası siyasetin merkezinde olacağını öngörüyor.
Ekonomik Savaşın Genişleyen Cephesi
2025 yılı, dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında genişleyen bir anlaşmazlıklar yumağına sahne oldu. Washington yönetimi, çip sektörüne yönelik kısıtlamaları sıkılaştırırken ve çeşitli ürünlere ek gümrük tarifeleri getirirken, Çin de kritik bir hamleyle karşılık verdi. Küresel tedarik zincirinde hayati öneme sahip nadir toprak elementleri ve bazı kritik minerallerin ihracatına kontroller getirdi. Bu hamle, Pekin'in elindeki önemli bir kozu devreye sokması anlamına geliyordu.
Taraflar, yıl boyunca süren müzakerelerin ardından, 30 Ekim 2025'te Güney Kore'nin Busan kentinde bir araya gelen Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping geçici bir uzlaşmaya vardıklarını açıkladı. Ancak bu uzlaşma, temel ticari ve ekonomik anlaşmazlıkları çözmekten ziyade, çözümü daha ileri bir tarihe ertelemekten ibaretti.
Tayvan: Jeopolitik Gerilimin Tetikleyicisi
İlişkiler ağırlıklı olarak ekonomi odaklı tartışmalarla ilerlerken, yılın sonunda yaşanan bir gelişme siyasi gerilimi yeniden üst sıralara taşıdı. ABD'nin, Çin'in egemenlik iddiasında bulunduğu Tayvan'a yaklaşık 11 milyar dolar değerinde silah satışını onaylaması, Pekin'den sert bir tepki gördü. Çin ordusu, bu hamleye cevaben Tayvan'ı çevreleyen kapsamlı bir askeri tatbikat düzenledi ve bölgedeki askeri varlığını gözler önüne serdi.
Trump yönetimi, Tayvan sorununu Amerikan çıkarları için öncelikli görmediğini vurgulasa da, bu büyük silah satışı ve Aralık ayında yayınlanan yeni Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi'nde yer alan ifadeler, Washington'ın Ada'yı Çin'e karşı stratejik bir koz olarak görmeye devam ettiğini ortaya koydu. Belgede, 'Tayvan'daki bir çatışmayı, ideal olarak askeri üstünlüğü koruyarak engellemenin öncelik olduğu' ifadesine yer verildi.
2026'ya Bakış: Rekabet ve Diyalog İkilemi
Önümüzdeki 2026 yılı, ABD-Çin ilişkileri için yine hareketli geçeceğe benziyor. Trump'ın Nisan ayında Çin'e yapmayı planladığı ziyaret, Şi Cinping'in olası iade ziyareti ve iki ülkenin ev sahipliği yapacağı G20 ile APEC zirveleri, liderler düzeyinde diplomasiye sahne olacak.
Ancak, 2025'te çözüme kavuşturulamayan tarife artışları, teknoloji kısıtlamaları ve ihracat kontrolleri gibi kritik meseleler, 2026 gündemini de meşgul edecek. İki ülke, rekabeti yönetme ve diyaloğu sürdürme iradesini gösterirken, Tayvan sorunu gibi temel jeopolitik ihtilaflar, ilişkilerdeki kırılgan dengenin her an bozulabileceğini hatırlatıyor. Büyük güç rekabetinin çatışmacı doğası değişmeden sürüyor.