Antarktika Alarm Veriyor: Türk Bilim İnsanları Küresel Tehditleri Ortaya Koydu
Antarktika'da Küresel Tehdit: Türk Araştırmacılar Uyarıyor

Antarktika'da Küresel Tehditler: Türk Araştırmacılar Alarm Veriyor

Türk bilim insanlarının Antarktika'da yürüttüğü kapsamlı çalışmalar, dünyanın en izole kıtasının sanıldığı kadar korunaklı olmadığını ortaya koydu. Göçmen kuşlar aracılığıyla taşınan hastalık etkenlerinden, Güney Okyanusu üzerinden kıyılara sürüklenen plastik atıklara kadar uzanan geniş bir tehdit ağı, bölgedeki hassas ekosistemin küresel risklerle doğrudan karşı karşıya olduğunu gözler önüne serdi.

10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'nden Kritik Bulgular

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda devam eden 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi, 3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü kapsamında önemli değerlendirmeler paylaştı. Sefer ekibindeki bilim insanları, Türkiye'nin "Dünya Ortak Evimiz" anlayışı ve Sıfır Atık politikası doğrultusunda yürütülen temizlik ve biyogüvenlik çalışmalarının, çevresel sorumluluğun yerel değil, küresel ölçekte ele alınması gerektiğini vurguladı.

Antarktika'nın insan yerleşimi bulunmayan bir kıta olmasına rağmen, küresel kirlilik ve iklim değişikliğinden bağımsız olmadığını belirten uzmanlar, kutup ekosisteminin yalnızca doğal süreçlerle değil, insan faaliyetlerinin küresel baskısıyla da şekillendiğine dikkat çekti. Bilim insanlarına göre, Antarktika'da kaydedilen her değişim, yalnızca bu kıtayı değil, dünyanın ortak geleceğini doğrudan ilgilendiriyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Mikroplastikler ve İklim Krizi: Buzullar Erirken Tatlı Su Kaybı

10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy, yaptığı açıklamada, Antarktika'nın etrafında yaklaşık 14 milyon kilometrekarelik bir deniz buzu alanı oluştuğunu belirtti. Özsoy, "Antarktika'da hiçbir insanoğlu yaşamıyor ama biz seferlerimizde buraya ulaşan kirliliklerle karşılaşıyoruz. En riskli problemlerden biri mikro atıklar. Özellikle balıkları ve ekosistemi etkileyen bu atıklar, dünyanın diğer bölgelerinden akıntılarla buraya ulaşıyor." ifadelerini kullandı.

Atıkların buzul bölgeleri etkilediğini ve iklim değişikliğiyle birleşerek buzul erimelerine neden olduğunu vurgulayan Özsoy, eriyen buzulların dünya iklim sistemini olumsuz etkilediğini kaydetti. Özsoy, "Dünyanın yüzde 70 tatlı su rezervi, Antarktika buzullarının içinde. Kaybettiğimiz buzullar, tatlı suyun kaybı demek. Bu nedenle ekosistemin, buzulların ve tatlı suyun korunması hayati önem taşıyor." şeklinde konuştu.

COP 31'in Türkiye'de Olmasının Önemi

Prof. Dr. Burcu Özsoy, özellikle kutup bölgelerinin iklim değişikliğinden en çok etkilenen alanlar olduğunu belirterek, "Bu anlamda karbon ayak izini sıfırlayacak sistemler Paris İklim Anlaşması'na imzacı ülkelerce üstlenmiş durumda. Bu sene COP 31 ülkemizde olacak. Dünya ülkeleri iklim değişikliğiyle ilgili taahhütlerini değerlendirecek. COP 31'in Türkiye'de olması çok kıymetli, çünkü tüm dünya iklim krizini konuşmak için buraya gelecek." dedi.

Kuş Gribi Tehdidi ve Biyogüvenlik Önlemleri

10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar, Antarktika'nın dünyanın uzak bir noktası olmasına rağmen her türlü kirlilik ve hastalığın kısa sürede buraya ulaşabildiğine işaret etti. Başar, özellikle kuş gribinin göçmen kuşlar vasıtasıyla bölgeye taşındığını belirterek, "Biz de bu nedenle kuş gribine karşı sürekli önlem aldık. Dismal Adası ve Horseshoe Adası'ndaki tüm çalışmalarımızda ilk önce bu kontroller yapıldı. Risk belirlemesinden sonra bilim insanları sahada çalışmaya başladı." açıklamasını yaptı.

Başar, sefer doktorunun özel kıyafet ve ekipmanlarla ön çalışma yaparak bilim insanlarının güvenli ortamda çalışmasını sağladığını, ölü kuş veya canlı görüldüğünde gerekli kontrollerin yapıldığını ifade etti.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Sahada Gözlemlenen Olumsuz Görüntüler

10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Doktoru Yusuf Eminnevabi, sahada yürüttükleri çalışmalara ilişkin olarak, "Antarktika'da son zamanlarda yaygınlaşan bir sorun da kuş gribinin buraya ulaşması ve hızla artması. Bunu sahada yaptığımız gözlemlerle sıklıkla gördük. Ayrıca Sıfır Atık kapsamında ekip arkadaşlarımızla sahada görev yaptık. Çevrede gördüğümüz insan kaynaklı plastik atıkları topladık ve olumsuz görüntülerle karşılaştık. Bu sadece bizim için değil, gelecek kuşaklar için de büyük bir tehlike." değerlendirmesinde bulundu.

Kambur Balinaların İzlenmesi ve Bilimsel Katkı

Sefer sırasında, daha önce Ekvador ve Peru açıklarında fotoğraflanmış olan bazı kambur balinalar, Antarktika sularında yeniden görüntülendi. Uzun yıllara yayılan fotoğraf eşleşmeleri, Güney Yarımküre'deki göç rotalarının izlenmesine önemli katkı sağladı. Bilim ekibi, Anadolu Ajansı tarafından kayıt altına alınan görüntülerin uluslararası balina izleme veri tabanlarıyla karşılaştırıldığını ve bilimsel çalışmalara destek sunduğunu bildirdi. Bilim insanları, yaklaşık 10 yıla yayılan bu izleme sürecinin, okyanuslar arası bağlantının anlaşılması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.