Sapanca Gölü'nde Su Seviyesi Kritik Eşikten Dönüşe Geçti
Marmara Bölgesi'nin en değerli su kaynaklarından biri olan Sapanca Gölü'nde, ocak ayında alarm veren su seviyesi, son dönemdeki yağışlar ve alınan önlemlerle birlikte sevindirici bir artış gösterdi. Sakarya ve Kocaeli illerinin içme suyu ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan gölde, su kotu 67 santimetrelik yükselişle 29,08 metre seviyesine ulaşarak kritik dönemden çıkışın sinyallerini verdi.
Kuraklık Tehlikesinden Toparlanma Süreci
Geçtiğimiz ocak ayında mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar, azalan yağışlar, bilinçsiz sulama ve kaçak su kullanımı gibi faktörlerin etkisiyle Sapanca Gölü'ndeki su seviyesi 28,41 metreye kadar gerilemişti. Bu seviye, gölün son yıllardaki en düşük kotlarından biri olarak kayıtlara geçmişti. Ancak şubat ve mart aylarında etkili olan yağışlar, altyapı yatırımları ve alternatif kaynakların devreye alınmasıyla birlikte gölde toparlanma süreci başladı.
Şubat ayında 28,71 metreye yükselen su kotu, mart ayı itibarıyla 29,08 metreye ulaşarak umut verici bir gelişme kaydetti. Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, yaptığı açıklamada, en son bu seviyeye 4 Ekim 2025'te ulaşıldığını belirterek, geçen haftaki yağışlarla 20 santimetrelik bir artış daha yaşandığını ve bunun Sakarya'nın bir aylık su ihtiyacını karşılayacak nitelikte olduğunu vurguladı.
Alternatif Kaynaklar ve Koruma Çalışmaları
Su seviyesindeki artışta, şubat ayında devreye alınan yeni bir projenin de önemli katkısı bulunuyor. İlçenin yüksek kesimlerindeki yağmur ve kar sularının Sarp Deresi aracılığıyla göle taşınmasını sağlayan bu sistem sayesinde, önümüzdeki 3 ayda Sapanca Gölü'ne minimum 3 milyon 240 bin metreküp su iletilecek. Bu alternatif kaynak, göldeki su kullanımı baskısını azaltmayı hedefliyor.
Sakallıoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar'ın talimatlarıyla gölün hassasiyetle korunması ve ilave kaynaklar oluşturularak gölden alınan suyun en aza indirilmesi yönünde çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Kentte kullanılan suyun yarısının Sapanca Gölü'nden, diğer yarısının ise baraj, yüzeysel su kaynakları ve sondajlardan temin edildiğini belirten Sakallıoğlu, yüzeysel kaynaklardan ve barajdan sağlanan suyla hem gölden alınan suyun azaltıldığını hem de fazla suyun göle aktarılarak seviye artışının hızlandırıldığını açıkladı.
Ekolojik dengeyi korumak adına göl çevresindeki kaçak yapılar, uygunsuz iskeleler ve zarar verici yapıların kaldırılması için de çalışmalar sürüyor. Birinci etap kapsamında 89 yapının ortadan kaldırıldığı, ikinci etap çalışmalarının ise başlayacağı bildirildi.
Göldeki İyileşmenin Gözle Görülür Etkileri
Su seviyesindeki artışın somut sonuçları da kendini göstermeye başladı. Gerileme döneminde kıyılarda oluşan geniş açık alanlar ile karaya oturan tekneler ve kayıkların bir kısmının çevresi yeniden sularla kaplandı. Bu durum, göl ekosistemindeki iyileşmenin yanı sıra bölge halkı ve ziyaretçiler için de olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Sakarya Nehri'ne akan diğer derelerin göle aktarılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Sakallıoğlu, ilçelerde ilave kaynaklar bularak ve yer altı sondajlarıyla bu kaynakları devreye alıp, Sapanca Gölü'nden alınan suyu daha da azaltmayı hedeflediklerini söyledi. Ayrıca şebekedeki su kayıplarının minimize edilmesiyle gölden alınan suyun en aza indirilmesi planlanıyor.
47 kilometrekare yüz ölçümüne ve 61 metre en derin noktaya sahip olan Sapanca Gölü, Karaçay, Kuruçay, Kurtköy, Mahmudiye, İstanbuldere, Karadere ve Kaymakçı derelerinden besleniyor. Sakarya'nın "göz bebeği" olarak nitelendirilen gölün su seviyesindeki bu olumlu gelişme, bölgenin su güvenliği açısından da önemli bir adım olarak görülüyor.



