Yıllar önce ABD'deki akademik kariyerini bırakıp memleketi Burdur'a dönen Dr. Ece Aynur Onur, ata topraklarında susuz tarımı başlattı. On yıldır mücadele veren Onur, güzel haberi geçen hafta paylaştı. Kuruyan Karamanlı Baraj Gölü tekrar suya kavuştu. Dr. Onur, 'Geleceğin savunma hattı, suyu korumakla başlar' diyor.
Akademisyenlikten çiftçiliğe uzanan yol
Dünyaya albay kızı olarak gelen Onur, askeri ortamlarda büyüdü. ODTÜ'de Uluslararası İlişkiler ve Antropoloji okudu, yüksek lisansını yapmak için burs kazandı. ABD'de okuyup dünyadaki bir avuç askeri antropologdan biri ve aralarındaki tek kadın oldu. Dedesinin kaybı sonrası anavatına, Burdur'daki ata köyüne döndüğünde hayatını değiştirecek bir karar aldı. Birilerinin gitmek için 'green card' kovaladığı ABD'ye sırtını dönüp, gelecek vaat eden akademisyenlik hayatını bırakıp memleketine döndü. Traktör almak için arabasını ve evini sattı. Dedesinin tarlalarında kuru tarıma başladı.
Kuruyan gölün yeniden suya kavuşması
Dr. Aynur Onur'u birçok kişi tanıyor artık. Onu bu kez sayfalarımıza konuk etmemizin çok özel bir sebebi var. Yıllar önce Burdur'da kuruyan Karamanlı Baraj Gölü'nün susuz tarım ve yağışlarla tekrar suya kavuşması. Özetle susuz kalmayan, damlanın kıymetini bilmez.
'Mutluluk çığlıklarım gözyaşlarıma karıştı'
Yıllardır susuz tarımla uğraşan bir çiftçi olarak kuruyan Burdur'daki Karamanlı Baraj Gölü bu hafta geri döndü. İlk kimi aradınız, neler hissettiniz? sorusuna Onur şu yanıtı verdi: 'Bugün susuz tarım yaptığımız tarlamızın hemen karşısındaki baraj gölü, 2014-2015 yıllarından bu yana her geçen gün bizden biraz daha uzaklaşmış, aşama aşama çekilmişti. Geçtiğimiz hafta tarlayı kontrol etmeye gittiğimde, o boşluğun yeniden suyla dolduğunu görünce gözlerime inanamadım. Mutluluk çığlıklarım gözyaşlarıma karıştı; tarlanın içinde bir o yana bir bu yana koştum. İlk iş olarak, sekiz yıldır omuz omuza susuz tarım yaptığım Toprağın Melekleri Kadın Kolektifi'ndeki kız kardeşlerimi tek tek görüntülü aradım. Tarlayı onlara izletirken yaşadığımız ortak sevinç tarif edilemezdi.'
Büyüklerim hep anlatır; çocukken bu göle nazır tarlada bir çiftlik kuracağımı söyler dururmuşum. Kaderin cilvesi ki, 2015 yılında ABD'den memleketime ziyarete geldiğimde, gölün kilometrelerce çekildiğini görmek beni derinden sarsmıştı. İşte bu manzara, 2017 yılında ABD'deki düzenimi bırakıp ata toprağıma temelli dönerek susuz tarım başlatmamın asıl sebebidir. Doğaya verdiğimiz değerin karşılık bulduğunu görmek paha biçilemez. Tüm emeğimize değdi!
Susuz tarım eğitimleri ve dönüşüm
Susuz tarım eğitimleri nasıl gidiyor? Eğitimlere ilgi gösterenleri anlatabilir misiniz? Onur şöyle devam etti: 'Üç yıldır sürdürdüğümüz susuz tarım eğitimleri, sadece bir teknik bilgi aktarımı değil; aynı zamanda sosyolojik ve ekolojik bir dönüşümün somut yansıması. Bugüne kadar yetiştirdiğimiz 225 susuz tarım çiftçisi, Türkiye'nin tarım geleceğine dair alışılmış ezberleri bozan yeni bir profil çizmekte. Türkiye'de Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerine baktığımızda, ortalama çiftçi yaşı 58-59 civarında ve kadın çiftçilerin kayıtlı oranı yüzde 13 gibi düşük bir seviyede kalıyor.'



