Çanakkale'nin Unutulmaz Kahramanı: 'Bırakın, Düşman Gemilerinin Batışını İzleyeyim'
Çanakkale Kahramanı: Düşman Gemilerinin Batışını İzleyeyim

Çanakkale'nin Unutulmaz Kahramanı: 'Bırakın, Düşman Gemilerinin Batışını İzleyeyim'

Çanakkale Zaferi'nin 111'inci yıl dönümü yaklaşırken, savaşın derinliklerinden yeni bir kahramanlık hikayesi daha gün yüzüne çıkıyor. İstanbul Teknik Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü'nden Öğr. Gör. Dr. Yusuf Ziya Altıntaş, Çanakkale Deniz Savaşları'nda yaşanan olağanüstü bir anın, Osmanlı hizmetindeki Alman bahriye subayı Hermann Lorey'in eserinde kayıtlı olduğunu açıkladı.

Alman Subayın Gözünden Tarihi An

Dr. Altıntaş, Lorey'in bu bilgiyi cephedeki gözlemleriyle tanınan Ağır Topçu Komutanı Yarbay Heinrich Wehrle'nin raporuna dayandırdığını belirtti. Lorey, 1'inci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Donanması'nda görev yapmış ve savaş sonrasında hazırladığı kapsamlı eserlerle Çanakkale deniz muharebelerini Alman perspektifinden tarihe not düşmüştür.

Wehrle ise Çanakkale'de 8’inci Ağır Sahra Obüs Alayı'nın komutanı olarak görev yapmış, komutasındaki seyyar obüs bataryaları düşman donanmasının boğaz içindeki manevralarını kısıtlayarak savunmanın en etkili unsurlarından biri olmuştur.

Bouvet'nin Batışı ve Tabyalardaki Coşku

Lorey'in aktardığına göre; Yarbay Wehrle, Fransız zırhlısı Bouvet'nin saat 13.50 sularında isabet alarak sadece 3 dakika içerisinde Çanakkale'nin sularına gömülmesini tabyalardaki askerlerin gözünden şöyle rapor etmiştir: 'Bataryalardan neşeler yükseldi, Allah Allah nidaları ve zafer teraneleri göklere çıkıyordu. Topçular şarkı söylüyor ve oynuyorlardı.'

Dr. Altıntaş, savaşın en dehşetli anlarında yaşanan bu büyük sevincin, tabyalardaki vatanperverlik duygusunu zirveye taşıdığını vurguladı.

Ağır Yaralı Anadolu Çocuğunun Tarihi Sözleri

Wehrle'nin raporuna yansıyan en dikkat çekici sahne ise, ağır yaralı halde sedyede yatan bir Anadolu çocuğunun, 'Bırakın, düşman gemilerinin batışını izleyeyim' demesi oldu. Bu sözler, savaşın acımasız koşullarında bile vatan sevgisinin nasıl bir direnç kaynağı olduğunu gözler önüne seriyor.

18 Mart Zaferi'nin Kazanılması

18 Mart Deniz Zaferi sadece topçuların isabetli atışlarıyla değil, aynı zamanda Nusret Mayın Gemisi'nin 7-8 Mart gecesi Erenköy Koyu'na gizlice bıraktığı 26 mayının etkisiyle kazanıldı. Bouvet'nin hızlı batışı tabyalarda büyük bir cesaret uyandırırken, ardından gelen Irresistible ve Ocean zırhlılarının da batarak saf dışı kalması İtilaf donanması için tam bir bozgunla sonuçlanmıştır.

Dr. Altıntaş, bölgede görev yapan Alman subayların, tabyalardaki Türk topçusunun ve mayın hatlarının bu başarısını bizzat müşahede ederek raporlarına yansıttığını, yaşanan bu tarihi direnişi dünya askeri tarihine birer gözlemci olarak kaydettiklerini ifade etti.

18 Mart akşamı tabya ve bataryalarda yankılanan 'Allah Allah' nidaları, kazanılan bu zaferin ve sarsılmaz savunma azminin bir nişanesi olarak tarihteki yerini almıştır. Bu hikaye, Çanakkale ruhunun nesilden nesile aktarılması gereken bir miras olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.