Berlin Film Festivali Politik Tavırlarıyla Yine Gündemde
Berlin Film Festivali Politik Tavırlarıyla Gündemde

Berlin Film Festivali Politik Çizgisiyle Yeniden Tartışmaların Odağında

Dünyanın en prestijli film festivallerinden biri olan Berlin Film Festivali, bu yıl da politik tartışmalarla başladı. Festivalin açılışında düzenlenen basın toplantısında Jüri Başkanı Wim Wenders, Filistin ile ilgili sorulara verdiği "İnsanların hikâyesini yapmalıyız, politikacıların değil" cevabıyla dikkat çekti. Bu açıklama, festivalin 7 Ekim 2023'ten bu yana sergilediği ve sergilemediği tavırlar nedeniyle eleştirilmesine yol açtı.

Festivallerin Politik Doğası ve İkiyüzlü Yaklaşımlar

Kimsenin inkar edemeyeceği bir gerçek var: festivaller politiktir. Bağımsız sinema, ana akım sinemanın kapitalist yapısından ayrılmak amacıyla ortaya çıkmış ve politik bir tavır olarak doğmuştur. Hatta Avrupa'nın film fonu Euroimage'ın kuruluş bildirgesinde bile "Amerikan kültür emperyalizmine karşı Avrupa değerlerini korumak" gibi bir yaklaşım yer alır. Politik olmayan şey insan hayatıdır, çocukların yaşamasıdır, soykırım olmamasıdır. Ancak Filistin konusunda "politikacıların işine karışmayalım" derken, Suriye, Ukrayna veya İran'a gelince özgürlük naraları atmak açık bir ikiyüzlülük örneği olarak görülüyor.

7 Ekim Sonrası Berlin Film Festivali'nin Değişen Dengesi

Berlin Film Festivali'nde yaşananlar oldukça önemli, çünkü şu anda sinemanın kalbi orada atıyor. Almanya'da yaşanan gelişmelerin Cannes ve Venedik başta olmak üzere diğer festivallere de yansıması bekleniyor. Festival yönetimi, 7 Ekim 2023'ten sonra başlayan ve birkaç ay öncesindeki sözde ateşkese kadar süren çelişkili tavrı nedeniyle eleştirilere maruz kaldı. İlk olarak 2023'teki ödül töreninde tepkilerin odağı oldu.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Festival yönetimi, savaş karşıtı açıklama ve protestolarla ilgili yaptığı açıklamada, antisemitist olarak değerlendirdiği paylaşımların yayılması sonucu ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu. Oysa İsrail'in eylemlerine karşı net bir tutum sergilememiş, İsrail'in eleştirilmesini ise antisemitist olarak nitelendirmişti. 2024'te de festival öncesi boykot çağrılarına kulak tıkayan festival, Filistin yanlısı söylemleri engellememekle yetindi. Birçok sinemacı festivali boykot etti. Festivalde onur ödülü alan ABD'li oyuncu Tilda Swinton ise uzun bir konuşma yaparak İsrail'i eleştirdi.

Alman Bakanlardan Skandal Açıklamalar ve Komik Durumlar

Daha ilginç bir gelişme ise 2023'te en iyi belgesel ödülü alan "Başka Ülke Yok" filmiyle yaşandı. Filmin yönetmeni Filistinli, ortağı ise İsrailli idi. Ödül konuşmalarında İsrail'i eleştirdiler. Salonda hem alkışlar hem de yuhalamalar duyuldu. Elbette bu açıklamalar antisemitist olarak nitelendirildi. Adalet Bakanı Marco Buschmann, Berlinale'nin ödül törenindeki söylemleri "antisemitik" bularak kovuşturma tehdidinde bulundu. Kültürden Sorumlu Devlet Bakanı Claudia Roth ise "Şok edici derecede tek taraflı ve derin bir İsrail nefreti" olarak yorumladı.

Roth'un sorumluluğundaki bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Bakan'ın filmin İsrailli yönetmeni Yuval Abraham'ı alkışladığı, Filistinli yönetmen yardımcısı Basel Adra'yı alkışlamadığı ima edilerek komik bir duruma imza atıldı.

Ukrayna ve İran'a Tepkisiz Kalınmaması İle Çelişkiler

Wim Wenders'in "politik olmama" yaklaşımı Berlin'e pek de uygun değil. Zira aynı festival, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırdığı zaman net bir tavır takınmıştı. Aynı şekilde İran'da yasaklı olan sinemacılar el üstünde tutuldu, filmleri ödüllere boğuldu. Bu da festivalin ne kadar politik olduğunu açıkça gösteriyor. Zaten Berlin Film Festivali, dünyanın en politik yapılarından biri olarak kabul ediliyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Berlin Film Festivali'nin Nazi Zihniyeti ile Kuruluşu

Berlin Film Festivali'nin kuruluşu 1951'de Nazi zihniyeti ile gerçekleşti. Festivalin ilk yirmi beş yılında direktörlük yapan Alfred Bauer, Nazi rejiminin sıkı bir işbirlikçisiydi ve savaş yıllarında sinema endüstrisinde kimin film setine, kimin cepheye gönderileceğine karar veriyordu. Bu gerçek anlaşıldığında, 2020'de bu isme verilen ödül iptal edildi. Elbette festival şu an Nazi zihniyetinde değil, ancak kuruluşundan beri politikanın göbeğinde olması, şu anki antipolitik tavrını komik bir duruma getiriyor.