Edirne'de Satın Alınan Arsada Tarihi Cami Kalıntıları Ortaya Çıktı
Edirne'nin Sarıcapaşa Mahallesi'nde, Remzi Pajo adlı vatandaşın 5 yıl önce satın aldığı arsada, 15. yüzyıldan kalma Mahmut Ağa Camisi'ne ait kalıntılar bulundu. Pajo, arsayı değerlendirmek için geçen yıl harekete geçtiğinde, bölgede tarihi bir caminin varlığı şüphesi üzerine Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu devreye girdi.
Kazı Çalışmaları Söylentileri Doğruladı
Edirne Müze Müdürlüğü yetkilileri, kurulun talimatıyla arsada kazı çalışması başlattı. Yapılan kazıda, Mahmut Ağa Camisi'nin temel kalıntılarına rastlandı. Remzi Pajo, "Burada kayıp bir caminin olduğu söyleniyordu. Arsamın içine kadar temellerin çıktığını gördüklerini söylediler. Kazı sonunda söylentiler doğru çıktı" ifadelerini kullandı.
Pajo, arsayı 160 bin lira karşılığında bir aile dostundan aldığını belirterek, şu anda arsada hiçbir işlem yapamadığını ve yetkililerden mağduriyetinin giderilmesini talep ettiğini vurguladı. Ayrıca, bölgede caminin yanı sıra bir mezarlık olduğu yönünde iddiaların da bulunduğunu, ancak bunun doğruluğunu bilmediğini ekledi.
Uzmanlardan Kritik Açıklamalar
Emekli sanat tarihçisi Prof. Dr. Engin Beksaç, Edirne'de benzer durumların sıkça yaşandığını belirtti. Beksaç, "Özellikle eski Osmanlı mahallelerinde bu tip binaların çıkması son derece doğal. Yıkılmış, terk edilmiş, arsası satılmış mescitler çok sayıda" dedi.
Prof. Dr. Beksaç, sorunun kökeninin 1930'lu ve 1940'lı yıllara dayandığını, o dönemde pek çok Osmanlı yapısının satılarak özel mülkiyete geçtiğini ve bunun Edirne için bir dizi problemi beraberinde getirdiğini açıkladı. Mahmut Ağa Camisi kalıntılarının bilinen bir konumda olduğunu ve çıkmasının beklenen bir durum olduğunu ifade etti.
Koruma Altına Alınması Gerekiyor
Prof. Dr. Engin Beksaç, bu tür tarihi kalıntılar için tek çözümün koruma altına alınması olduğunu vurguladı. "Bunun tek çözümü var; mülkiyet sahibinin malının resmileştirilmesi ve tapusunun devlet üzerine alınması, buraların koruma altına alınmasıdır. Bundan başka hiçbir çözümü yok" şeklinde konuştu.
Edirne gibi Osmanlı döneminden günümüze ulaşan tarihi kentlerde, benzer yapıların ortaya çıkmasının normal olduğunu kaydeden Beksaç, devletin bu tür durumlarda mülkiyet sorunlarını çözerek kültür varlıklarını koruması gerektiğinin altını çizdi.
