Emine Erdoğan: 'Teknolojiyi İnsani Dokunuşla Genişleten Yaklaşım Gelecek İçin Vazgeçilmez'
Emine Erdoğan Tıp ve Kültür-Sanat Sempozyumu'nda Konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, 13 Ocak 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde gerçekleştirilen 'Tıp ve Kültür-Sanat Sempozyumu'na katılarak önemli bir konuşma yaptı. Programda ayrıca 'Kadın Eliyle Taşa İşlenen Şifa-Darüşşifaların Banileri ve Çiçeklerin Dili' başlıklı sergiyi gezerek eserler hakkında bilgi alan Erdoğan, tıp ilminin geleceğine dair çarpıcı mesajlar verdi.

Geçmişin Şifa Medeniyetinden İlham Almak

Emine Erdoğan konuşmasına, sempozyumu düzenleyen Sağlık Bakanlığı'na, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu'na ve tüm emeği geçenlere teşekkür ederek başladı. Bu tür platformların, bilimin ilerleyişi ile kadim hikmet mirası arasında yeni köprüler kurduğuna inandığını belirtti. Sağlık çalışanlarının fedakarlıklarına özellikle vurgu yapan Erdoğan, "Bu toprakların hekimleri, tıp ilmini yalnızca teknik bir alan değil; bir sanat, irfan ve ahlak meselesi olarak gördüler" dedi.

Anadolu'daki darüşşifaların, şefkat geleneğinin abidevi eserleri olduğunu ifade eden Erdoğan, bu merkezlerde tedavinin sanat ve maneviyatla nasıl iç içe geçtiğini anlattı. "Orada hastaya ilaç diye musiki reçete ediliyordu" diyerek, geçmişte müzik, koku, su ve maneviyatla terapinin kişiye özel şifa reçetelerine dahil edildiğini aktardı. Fiziksel mekanların başlı başına bir afiyet atmosferine dönüştürüldüğünü söyledi.

Dijital Çağda İnsani Dokunuşun Önemi

Emine Erdoğan, konuşmasının devamında modern dünyanın getirdiği zorluklara değindi. Teknolojik ilerleme ve dijital dönüşümün hayatın her alanını kökten değiştirdiğini kabul ederken, insan hikayelerinin rakamlar ve istatistikler arasında kaybolma riski taşıdığı uyarısında bulundu. Tıp ilminin küresel ölçekte mekanikleştiğini ve standartlara hapsedildiğini gözlemlediklerini belirtti.

Bu noktada hekimlerin rolünün altını çizen Erdoğan, "Hekimlik, hikmet kozasından doğmuş bir bilgelik mesleğidir" ifadelerini kullandı. Hekim ile hastanın buluştuğu yerin muayene odasından ibaret olmadığını, bilakis bir mana ikliminde buluştuklarını vurguladı. "Dolayısıyla teknolojinin sunduğu imkanları, insani bir dokunuşla genişletecek her yaklaşım, hem tıbbın hem de insanlığın geleceği için vazgeçilmezdir" şeklinde konuştu.

Disiplinler Arası İş Birliği Çağrısı

Emine Erdoğan, modern dünyada pozitif bilimler ile sanat arasında derin uçurumlar açıldığına dikkat çekti. Bilginin parçalara bölündüğünü ve bütünlüğün zayıfladığını ifade ederek, bu uçurumu kapatmanın tek yolunun disiplinler arası çalışmalara ağırlık vermek olduğunu savundu. Tıp eğitiminde beşeri bilimlere daha fazla yer verilmesi gerektiğini dile getirdi.

"İnanıyorum ki tıp ilmi, insani bilimlerden, sanattan, edebiyattan, felsefeden beslendikçe yalnızca hastalıkları değil, insanı bir bütün olarak iyileştiren özünü koruyacaktır" diyen Erdoğan, sempozyumun tüm insanlığa şifa getirecek yeni bir yolculuğun başlangıcı olmasını temenni etti.

Programa Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkanvekili İskender Pala ile çok sayıda akademisyen, sanatçı ve medya temsilcisi katıldı. Prof. Dr. Hanefi Özbek, Prof. Dr. Volkan Gidiş ve Öğretim Görevlisi Şaban Gölge tarafından gerçekleştirilen müzik dinletisinin ardından program, aile fotoğrafı çekimi ile sona erdi.