Şevki Efendi Mushafı 150 Yıl Sonra İlk Kez Yayınlandı
Şevki Efendi Mushafı İlk Kez Neşredildi

Türkiye'nin yazma eser hafızası için tarihi bir adım atıldı. Osmanlı hat sanatında sülüs ve nesih yazı stillerinin en büyük isimlerinden kabul edilen Şevki Efendi'ye ait el yazması bir Kuran-ı Kerim, yaklaşık 150 yıllık bir aradan sonra ilk defa yayınlandı.

Hat Sanatında Bir Zirve Eser

Şevki Efendi Mushafı, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK) çatısı altında oluşturulan Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığı'nın ilk yayını olma özelliğini taşıyor. Eser, Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen özel bir programla kamuoyuna tanıtıldı.

Programda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şevki Efendi'nin Osmanlı hat geleneğinde sadece bir üslup sahibi olmadığını, aynı zamanda bir ekol kurucu olduğunu vurguladı. Ersoy, "Günümüzde mushaf yazan tüm hattatların takip ettiği tek üslubun sahibi Şevki Efendi'dir. Kendisinin yazdığı 25 mushaf arasından, 1878 tarihli olanını seçerek yayınladık. Bu mushaf, alanın uzmanları tarafından mükemmel bir örnek olarak kabul edilmektedir" ifadelerini kullandı.

Her Detayında Özenli Bir Çalışma

Bakan Ersoy, Sultan Reşad'ın şehzadelik döneminde hocasına yazdırdığı bu mushafın tezhip işlemelerinin, dönemin önemli sanatkarlarından Hüseyin Hüsnü Efendi'ye ait olduğunu hatırlattı. Yapılan çalışmanın manevi sorumluluğuna dikkat çeken Ersoy, şunları söyledi:

"Kağıdından cildine, kutusundan rengine kadar en gelişmiş baskı teknikleri kullanıldı. İstenilen kaliteyi yakalamak için her sayfa defalarca basıldı. Bu mushaf, hat sanatı kadar tezhibi ve cildiyle de muhteşem bir sanat eseridir."

Yazma Eserler İçin Kurumsal Dönüşüm

Mehmet Nuri Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla 2010 yılında kurulan TÜYEK'in, yazma eserler tarihinde büyük bir kurumsal dönüşümün kapısını araladığını belirtti. Ersoy, "Yazma mushafların da doğal olarak TÜYEK çatısı altında toplanması gerekmektedir" diyerek, bu alandaki çalışmaların tek bir çatı altında sistemli bir şekilde yürütüleceğinin mesajını verdi.

Bu önemli yayın, Osmanlı hat sanatının en değerli örneklerinden birini gelecek nesillere aktarmanın yanı sıra, yazma eserlerin korunması ve tanıtılması konusunda Türkiye'deki kararlılığın da bir göstergesi oldu.