Tarih kitaplarında gördüğümüz ve zihnimize kazınan bazı imgeler, gerçeği tam olarak yansıtmayabilir. Özellikle de Osmanlı İmparatorluğu'nun en önemli hükümdarlarından biri olan Fatih Sultan Mehmet söz konusu olduğunda. Yeni ortaya çıkan bir çalışma, yüzyıllardır bildiğimiz portrelerin aslında padişahın gerçek görünümünü tam olarak temsil etmediğini gözler önüne seriyor.
Üç Yıllık Titiz Araştırma: İşte Yeni Portre
İranlı ressam Reza Hemma-Tirad, yaklaşık üç yıl süren kapsamlı bir araştırma ve çalışmanın ardından, Fatih Sultan Mehmet'in bugüne kadar bilinenden çok daha farklı bir portresini çizdi. Ressam, gizli arşivlerde yer alan tarihi belgeleri, dönemin tasvirlerini ve fiziksel betimlemeleri derinlemesine inceleyerek bu eseri ortaya koydu. Çalışma, padişahın bilinen yüz hatlarından farklı özellikler taşıdığını iddia ediyor.
Hemma-Tirad'ın çalışması, tarihçiler ve sanatseverler arasında büyük bir tartışma başlattı. Eser, geleneksel olarak Batılı ressamlar tarafından yapılan ve belli bir kalıba sokulan portrelerden ayrılıyor. Yeni portre, daha çok dönemin Doğulu kaynaklarındaki anlatımlarla örtüşüyor.
Genç Osman'ın Trajik Kaderi ve Beddua
Haberde ayrıca, Osmanlı tarihinin en trajik olaylarından birine de değiniliyor. 14 yaşında tahta çıkan Genç Osman olarak bilinen İkinci Osman, reform yapma çabaları sırasında hayatını kaybetmişti. Olay, 20 Mayıs 1622 tarihinde yaşanmış ve asırlar boyunca hafızalardan silinmemişti.
Genç Osman'ın talihsiz kaderinde, kardeşi Şehzade Mehmed'in etkisi olduğu rivayet edilir. Padişah, Polonya seferine çıkarken kardeşinin idamını emretmişti. İdam edilmeden önce Şehzade Mehmed'in, "Osman, Allah'tan dilerim ki ömrün berbad olsun! Beni hayatımdan mahrum ettin, inşaallah sen de saltanat süremeyesin" şeklinde bir beddua ettiği tarihi kayıtlarda yer alıyor. Bu olay, altı asırlık Osmanlı tarihinin en acı sayfalarından biri olarak nitelendiriliyor.
Tarihi Yeniden Okumak
Fatih Sultan Mehmet'in yeni portresi, bize tarihi imgeleri ve bilgileri sorgulama fırsatı veriyor. Tarih yazımının ve tasvirlerin dönemin siyasi ve kültürel bakış açılarından etkilenebileceği gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor. Reza Hemma-Tirad'ın bu çalışması, sadece bir portreden ibaret değil, aynı zamanda tarihe farklı bir pencereden bakma çabası olarak değerlendiriliyor.
Bu gelişme, önümüzdeki dönemde hem akademik çevrelerde hem de kamuoyunda, Osmanlı padişahlarının görsel temsilleri üzerine yeni tartışmaların başlamasına neden olabilir. Tarih, arşivlerin derinliklerinde saklı kalmış detaylarla bizleri şaşırtmaya devam ediyor.