Kevser Suresi, Kur'an-ı Kerim'in yüz sekizinci suresi olup Mekke döneminde inmiştir. Medine döneminde indiğine dair rivayetler de bulunmaktadır. Sure, üç ayetten oluşmaktadır. "Kevser" kelimesi, çok hayır ve bereket anlamına gelir. Aynı zamanda cennette Peygamber Efendimize ait bir havuzun adıdır. Bu surede, Allah'ın Peygamber'e verdiği nimetler, ibadet emirleri ve düşmanlara karşı uyarılar yer alır.
Kevser Suresi Arapça Okunuşu
Bismillahirrahmanirrahim. İnna a'taynakel kevser. Fe salli li rabbike venhar. İnne şanieke hüvel'ebter.
Kevser Suresi Türkçe Anlamı
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Şüphesiz biz sana Kevser'i verdik. O halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Doğrusu sana buğzeden, soyu kesik olanın ta kendisidir.
Kevser Suresi Konusu
Surede, Hz. Peygamber'e dünya ve ahirette verilen nimetlerden bahsedilmekte, kendisine Allah'a kulluk etmesi ve kurban kesmesi emredilmektedir. Ayrıca ona düşmanlık edenler kınanmaktadır.
Kevser Suresi Nüzulü
Mushaftaki sıraya göre yüz sekizinci, iniş sırasına göre on beşinci suredir. Adiyat suresinden sonra, Tekasür suresinden önce Mekke'de inmiştir. Medine'de indiğine dair rivayetler de vardır.
Kevser Suresi Fazileti
Kevser Suresi'nin birçok fazileti bulunmaktadır. Dünyalık veya ahiret için her ne istenirse, bu sure okunabilir. Sabah namazına kalkmak isteyen, yatmadan önce üç defa okursa maksadına erişir. Çok uyuyan bir kişi erken kalkmak isterse bu sureyi okumalıdır. Kevser suresini yüz defa okuyan, salavat getirerek ve inanarak okuyan bir kimse, Hz. Muhammed'i rüyasında görür. Bir oturuşta bin kere okumak çok faziletlidir. Her türlü dünyalık hacet için, yağmur yağarken okunursa dileği kabul olur. Her gün okuyanın kalbi iyi hislerle dolar. Kalpteki kin, haset gibi kötü duygular silinir. Yerini, Allah'ın izniyle iyi ve sahih duygular alır. Her gün okumak hasımların kinini engeller. Çünkü bu sure, Hz. Muhammed'e haset eden, oğlu Kasım'ın vefatından sonra Peygamberimize "soyu kesik" demeleri üzerine nazil olmuştur. Bu yüzden düşmanın şerrinden emin olmak için de okunabilir.
Kevser Suresi Tefsiri
Kevser kelimesi, "çokluk" manasına gelen "kesret" kökünden türemiş olup çok değerli ve çok önemli şeyleri ifade eder. Tefsirlerde kevser, "çok hayır, Kur'an-ı Kerim, Kur'an'la ilgili ilimler ve mümine dini hayatında tanınan kolaylıklar, peygamberlik, makam-ı mahmud, cennetteki bir nehir veya havuz, Hz. Peygamber'in nesli, ashabının ve ümmetinin çokluğu, duasının kabul olması, şanının yüceliği, başkasını kendine tercih etme, kalbin nuru, şefaat, mucizeler, kelime-i tevhid, din konusundaki bilgi, beş vakit namaz, İslam dini" gibi çeşitli anlamlarda yorumlanmıştır. Ancak biz, bunlar içinde "çok hayır" anlamına uygun düşen "bitip tükenmez iyilik" şeklindeki kapsamlı anlamı tercih ettik. Razi, buradaki kevser kelimesiyle Duha suresinden buraya kadar doğrudan veya dolaylı ifadelerle Cenab-ı Hakk'ın, resulüne lutfettiği, her biri dünyalara değer nimetlerin, şan ve şeref sebeplerinin kastedildiğini belirterek dolaylı bir ifadeyle ona, "Sen de bu lütufkar rabbine ibadet etmek ve kullarını kendileri için en iyi olan yola çağırmakla meşgul ol" buyurulduğunu söyler. Aynı müfessire göre kevser kelimesi, Allah'ın, Resul-i Ekrem'i düşmanlarına karşı koruyup kendisine zaferler nasip edeceği, dünya ve ahirette bol nimetler bağışlayacağı yönünde müjdeler de içermektedir. Erkek çocuğu yaşamadığı için kendisine "sonu yok, nesli kesik" diyen müşriklerin sözlerinden dolayı üzülmüş olan Hz. Peygamber'e kevser, yani bitip tükenmez nimetler verildiği müjdelenerek üzüntüsü giderilmiş, müşriklerin bu konudaki dedikoduları reddedilmiş ve Hz. Peygamber'in şanının yüceliği gösterilmiştir. İkinci ayette, kendisine pek çok hayır lutfedilmiş olan Hz. Peygamber'in bu nimetlerin şükrünü eda etmek üzere sadece Allah'a yönelerek namaz kılması ve O'nun rızası için değerli mallarından kurban kesmesi emredilmiş; bu suretle putlar için kurban kesen müşriklerin çok tanrılı inancını silip tevhid inancını yerleştirmesi ve kesilen kurbanlar sayesinde sosyal yardımın sağlanması amaçlanmıştır. Namaz, azdan çoğa göre arttırılarak Mekke döneminde, yaygın kanaate göre hicretten üç yıl kadar önce gerçekleşen miraç olayı sırasında farz kılınmış; kurban ibadeti ise Hz. Peygamber tarafından hicretten iki yıl sonra uygulanmaya başlanmıştır. Bu ayette geçen namazın beş vakit namaz mı, bayram namazı mı olduğu konusunda farklı tespit ve değerlendirmeler vardır. Ayetteki kurbanın da vacip veya sünnet kurban mı yoksa nafile de dahil mutlak kurban mı olduğu tartışmalıdır. Bize göre ayette vurgulanan husus, belli bir namaz ve kurban olmayıp bütün namaz, kurban ibadetlerinin, yalnızca Allah'a, bütün nimetlerin sahibine özgü kılınması, yalnızca rabbe ibadet edilmesidir. "Kurban kes" diye çevirdiğimiz cümleye, "Namaz kılarken göğsün kıbleye dönük olsun, tekbirlerde ellerini göğüs hizasına kadar kaldır" manaları da verilmiştir. Araplar erkek çocuğu olmayan kimseyi "sonu yok, soyu kesik" gibi sıfatlarla niteler ve bu tür lakaplarla anarlardı. Tefsirlerde anlatıldığına göre Hz. Peygamber'in erkek çocukları ölünce müşrikler onu da ebter lakabıyla anmaya başlamışlar ve "Bırakın onu; o, sonu gelmeyecek, soyu kesik bir adamdır!" diyerek hakaret etmek istemişlerdir. İşte üçüncü ayet, onların bu davranışlarını kınamakta, her ne kadar erkek çocukları bulunsa da asıl soyu kesileceklerin kendileri olduğunu haber vermektedir. Çünkü onlar kıyamete kadar lanetle anılırken Hz. Peygamber rahmetle anılmakta, ismi dünyanın her tarafında günde beş vakit ezanda Allah'ın adıyla birlikte okunmaktadır. Mekke putperestleri, olayların sadece dış yüzüne baktıkları için Hz. Peygamber'i arkasız ve güçsüz, kendilerini kalabalık ve güçlü görür ve buna dayanarak Resul-i Ekrem'in davasının sonuçsuz kalacağından emin olduklarını söylerlerdi. Ama Razi'nin ifadesiyle, "Allah durumu onların aleyhine çevirdi; asıl güçlü olanın, Allah'ın destekledikleri ve güçsüz olanların da Allah'ın zillete uğrattıkları olduğunu bildirdi. Böylece kesret ve kevser (geniş topluluk ve bol nimet) Hz. Muhammed'in olurken ona düşman olanların payına da ebterlik, alçalış ve zillet düştü." Bu ifadeler, dolaylı olarak Hz. Peygamber'in yolunu izleyen, inanç ve kararlılığını devam ettiren müminler için de bir müjdedir.
Kevser Suresi Ölüler İçin Okunur mu?
Bu konu ile ilgili olarak net bir görüş bulunmasa da, Kevser suresi ölülere dua etmek maksadı ile okunabilmektedir. Bilindiği gibi, dua etmek gayesiyle ölülere Kur'an-ı Kerim'den sureler okunabilir.
Kevser Suresi Kaç Ayet?
Kevser Suresi 3 ayetten oluşmaktadır. Kevser Suresi, Kur'an-ı Kerim'de 602. sayfada başlayıp aynı sayfada biter ve 30. cüzde yer alır.
Kevser Suresi Abdestsiz Okunur Mu?
Vakıa suresi, 79. ayette "Temizlenmiş olanlardan başkası ona el süremez." şeklinde emredilir. Bu nedenle, cünüp olan ya da abdestsiz birisinin Kur'an-ı Kerim'e el süremeyeceği gibi herhangi bir ayeti de okuyamaz. Özetle, abdesti olmayan birisi, Kur'an-ı Kerim'e el dokundurmadan ezberinden bildiği ayet ve sureleri okuyabilir. Bu caizdir; ancak abdestsiz olan birisi Kur'an'a dokunarak Kevser suresini okuyamaz. Ayet el-Kürsi, Fatiha ve İhlas gibi ayet ve sureleri okumak isteyen kimse, bunları dua niyetiyle okursa caizdir. Keza, başörtüsü olmadan da Kevser suresi okunabilir; ancak Kur'an'a saygıdan dolayı başörtülü olunması tavsiye edilmektedir.
Kevser Suresi Adetliyken Okunur Mu?
Kevser suresinin adetliyken Kur'an-ı Kerim'den ya da ezberden okunması caiz olmamaktadır.



