Kültürel Mirasın Korunmasında Tarihi Adım: Melek Heykeli Sahiplerine Teslim Edildi
Kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar, İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde düzenlenen özel bir programda masaya yatırıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 22 yıl önce çalınan Melek heykelinin Fener Rum Patrikhanesi'ne bağlı Ortodoks cemaatine resmi törenle teslim edildiği etkinlikte, Türkiye'nin kültür varlıklarının iadesi konusundaki kararlı mücadelesini ve yürütülen projeleri tüm detaylarıyla kamuoyuna açıkladı.
"Daha Adil Bir Dünya" İdeali ve Barış Vurgusu
Bakan Ersoy, törendeki konuşmasına uluslararası hukuku ve insani değerleri hiçe sayan savaş ve soykırımların son bulması temennisini dile getirerek başladı. Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde izlediği dış politika sayesinde, barış ve uzlaşma denildiğinde adres olarak gösterildiğini ifade eden Ersoy, farklılıkları ayrıştırma unsuru haline getiren anlayışlara karşı bu toprakların hoşgörü ve birlikte yaşama kültürünün örnek teşkil ettiğini vurguladı.
"Küresel bir yangının ortasında huzurun ve umudun limanı haline gelmiş olan Türkiye, yanmadan ve yakmadan barışa ve insanlığa hizmet etmektedir" diyen Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ortaya koyduğu "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" idealine inandıklarını ve bu doğrultuda kararlılıkla çalıştıklarını dile getirdi.
60 Milyar Lirayı Aşan Kültürel Yatırım Hamlesi
Bakanlığın yürüttüğü restorasyon çalışmalarına da değinen Ersoy, Kız Kulesi, Galata Kulesi, Rami Kütüphanesi, Defter-i Hakaniyye, İzmir Tekel Binaları ve CSO Tarihî Salon gibi önemli yapıların bilimsel esaslarla restore edildiğini açıkladı. Çalışmaların titiz bir projelendirme ve uygulama anlayışıyla sürdürüldüğünün altını çizen Bakan, 2018 yılından bu yana restorasyon, müze inşası ve çevre düzenleme çalışmalarına 60 milyar lirayı aşan yatırım yapıldığını vurguladı.
Müzecilikte Rekor Ziyaretçi Sayısı: 33 Milyonu Aştı
Türkiye'nin köklü müzecilik geçmişine sahip olduğunu belirten Ersoy, İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin bu alandaki başlangıç noktası olduğunu ifade etti. Müze ve ören yerlerinde yapılan çalışmaların sadece koruma ile sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bu mirası daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedeflediğini söyleyen Bakan, 2025 yılı itibarıyla 219 müze ve 147 ören yerinde 33 milyonu aşkın ziyaretçiye ulaşıldığını kaydetti. Bu artışın kültürel mirasa olan ilginin ve sahiplenmenin her geçen gün daha da güçlendiğini gösterdiğini vurguladı.
13 Bin 451 Eser Türkiye'ye Geri Kazandırıldı
Kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede önemli mesafe kat edildiğine işaret eden Ersoy, 2002'den bu yana 13 bin 451 eserin Türkiye'ye iadesinin sağlandığını açıkladı. Marcus Aurelius heykelinin ABD'den iadesini bu sürecin en önemli örneklerinden biri olarak gösteren Bakan, 2020-2025 yılları arasında 1 milyon 300 bini aşkın eserin ele geçirilerek müzelere kazandırıldığını ifade etti.
"Geleceğe Miras" Projesi ile Arkeolojide Altın Çağ
Bakan Ersoy, 2023 yılında başlatılan "Geleceğe Miras" projesi ile Türk arkeolojisinin altın çağını başlattıklarını belirterek 65 ilde 255 kazı çalışması yürütüldüğünü, 2025 yılında ise toplam 776 noktada arkeolojik faaliyet gerçekleştirildiğini söyledi. 2026 yılında Türkiye genelinde toplam arkeolojik faaliyet sayısının 800'e ulaşacağını öngördüklerini dile getiren Ersoy, bu çalışmalar kapsamında 15 binin üzerinde eserin müzelere kazandırıldığını ve projenin toplam destek tutarının 7,5 milyar liraya ulaştığını kaydetti.
Gece müzeciliği uygulamasıyla 27 müze ve ören yerinde yaklaşık 600 bin ziyaretçiye ulaşıldığını sözlerine ekleyen Bakan, "Önümüzdeki dönemde bu uygulamayı daha da yaygınlaştırmayı hedefliyoruz" dedi.
Melek Heykeli'nin Yolculuğu ve Tarihi Teslim
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuşmasının devamında Ortodoks cemaatine ait bir melek heykelinin 2004 yılında Denizli'de gerçekleştirilen bir operasyonla ele geçirildiğini, yapılan incelemeler sonucunda heykelin Heybeliada'daki Aya Yorgi Manastırı'ndan çalındığının tespit edildiğini aktardı. Eserin, hukuki süreçlerin tamamlanmasının ardından ve Fener Rum Patrikhanesi ile yapılan yapıcı diyalog sayesinde ait olduğu yere teslim edildiğini söyleyen Ersoy, "Bu teslim bir eserin yerine dönmesi, kültürel bir hafızanın tamamlanması olduğu kadar hukukun, saygının ve ortak değerlerimizin de somut bir tezahürüdür" ifadelerini kullandı.
Bakan Ersoy konuşmasında, 2021 yılında, Çanakkale Gökçeada'daki kiliselerden çalınan 12 ikonanın Troya Müzesi'nde düzenlenen törenle Patrik Bartholomeos'a teslim edildiğini de hatırlatarak sürecin bu husustaki yaklaşımlarının önemli bir örneği olduğunu dile getirdi.
Taş Tepeler Projesi İnsanlık Tarihini Aydınlatıyor
Arkeoloji alanındaki çalışmalara da ayrıntılı olarak değinen Bakan Ersoy, Taş Tepeler projesinin Türk arkeolojisinin en kapsamlı girişimlerinden birisi olduğunu söyledi. Şanlıurfa merkezli yürütülen bu projenin, Neolitik Dönem'e ilişkin kabulleri yeniden değerlendirmeyi sağladığını kaydeden Ersoy, 36 akademik kurumun katılımıyla yürütülen çalışmaların uluslararası bilimsel iş birliği ağına dönüştüğünü dile getirdi. Ersoy, projenin koruma, restorasyon, tanıtım ve sürdürülebilir miras yönetimini kapsadığını sözlerine ekledi.
UNESCO'da Güçlenen Türkiye: Listedeki Varlık Sayısı 22'ye Yükseldi
Türkiye'nin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki temsiliyetini artırmayı öncelikli bir hedef olarak gördüklerine vurgu yapan Ersoy, 2025 yılında Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri'nin de listeye kaydedilmesiyle birlikte varlık sayısının 22'ye yükseldiğini açıkladı. Dünya Mirası Geçici Listesi'nde ise varlık sayısının 79 olduğunu belirtti.
Türkiye'nin Dört Bir Yanında Restorasyon Çalışmaları
Bakan Ersoy, deprem bölgelerinde gerçekleştirilen çalışmalarla kültür varlıklarının yeniden ayağa kaldırıldığını belirterek yürütülen çalışmaların ayrıntılarını paylaştı. Haydarpaşa ve Sirkeci Gar sahalarında kapsamlı bir dönüşüm gerçekleştirdiklerini de anlatan Ersoy, Hatay Müzesi, Mardin Aziz Sancar Evi, Diyarbakır Cezaevi'nin kültür kompleksi olarak yeniden işlevlendirilmesi ve Antalya Müzesi'nin çağdaş bir anlayışla yeniden hizmete açılmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü ifade etti.
Ersoy, Selimiye Camii'nden Sümela Manastırı'na, Ayasofya Kebir Camii'nden Aziz Nikolaos Kilisesi'ne, Habib-i Neccar Camii'nden Aziz George Kilisesi'ne, Sultanahmet, Nuruosmaniye ve Kariye camilerinden Aya Nikola Anıt Kilisesi'ne kadar Türkiye'nin her bölgesinde bütün kültür varlıklarının geleceğe taşınması için mücadele verdiklerini söyledi.
Yapay Zekâ Destekli Sistemlerle Etkin Mücadele
Bakan Ersoy, yapay zekâ destekli sistemlerle yalnızca sahada değil, dijital ortamda da etkin mücadele yürütüldüğünün altını çizdi. TraceArt sistemi ile küresel ölçekte takip yapıldığını; 2023 yılında başlattıkları Tarihî Eserlerin Güvenliği İçin Kimliklendirme Projesi kapsamında, Bakanlık envanterinde bulunan 600 binden fazla eserin kimliklendirme yöntemiyle güvence altına alındığını belirtti.
Yapay zekâ algoritmalarıyla oluşturulmuş, DNA benzeri izler içeren, kopyalanamayan ve gözle görülemeyen özel bir teknoloji kullandıklarını belirten Ersoy, "Bu sayede güvenlik ve sahtecilikle mücadelede önemli bir eşik aşılmıştır" dedi.
Ortak Emanet Vurgusu: Kültürel Miras Geleceği Aydınlatıyor
Konuşmasının sonunda kültürel mirasın ayrım gözetmeksizin korunmasının önemine dikkat çeken Ersoy, bu mirasın insanların kimliği, hafızası ve birbirleriyle kurduğu bağın en güçlü taşıyıcısı olduğunu ifade etti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kültürel mirasın korunmasının yalnızca geçmişe değil, geleceğe de ışık tuttuğunu vurgulayarak konuşmasını tamamladı.



