Mersin, Türkiye Kültür Yolu Festivali ile Küresel Kültür Destinasyonu Olma Yolunda
Mersin Kültür Yolu Festivali ile Küresel Vitrinde

Türkiye Kültür Yolu Festivali, bu yıl rotasına eklenen Mersin ile birlikte Akdeniz'in önemli liman kentini küresel bir kültür destinasyonuna dönüştürmek için büyük bir adım attı. Festival, kentin binlerce yıllık mirasını ve tescilli lezzetlerini 87 ülkede vitrine çıkarıyor.

Festivalin Kapsamı ve Etkisi

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali, 25 Nisan'da Şanlıurfa'da başlayıp 15 Kasım'da Adana'da sona erecek. Festivalin düzenlendiği 26 ilin toplam alanı 360.076 km² olup Türkiye yüzölçümünün yüzde 46'sına denk geliyor. Bu illerde yaşayan 59.826.303 kişi ise Türkiye nüfusunun yüzde 70'ini oluşturuyor. Dünyanın en büyük festivali olarak nitelendirilen etkinlik, sergilerden gastronomiye kadar birçok alanda düzenleniyor. Bu yıl festivale yeni iller eklendi ve önümüzdeki yıl eklenenlerle birlikte festivalin düzenleneceği il sayısı 32'ye çıkarılacak.

Mersin'in Festival Rotasına Dahil Olması

Bu yıl eklenen illerden biri olan Mersin'deki festivalin açılışı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından yapıldı. Mersin, Anamur'dan Tarsus'a uzanan çok katmanlı tarihi mirasıyla Akdeniz'in en önemli kültür hazinelerinden biri olarak öne çıkıyor. Festival sayesinde şehir, hem ulusal hem de uluslararası vitrinde güçlü bir şekilde temsil edilme fırsatı buldu. Bakan Ersoy, Kiremithane Gastronomi Noktası'nda Mersin'in yerel lezzetlerini tattı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Mersin'e Kazandırdıkları

Mersin, genellikle yaz aylarına sıkışan deniz-kum-güneş turizmi profilinden sıyrılarak kültür turizmi destinasyonu haline geliyor. Festival, kentin kültürel noktalarını tek bir rota üzerinde birleştiriyor ve turizm algısını kökten değiştiriyor. Festival hazırlıkları kapsamında kentin turizm altyapısına ve restorasyon çalışmalarına ayrılan kaynaklar, Mersin'e kalıcı kentsel değerler kazandırdı.

Ekonomik Canlanma

Festival süresince Mersin'e gelen Türk ve yabancı turistler, yerel ekonomiye can suyu oluyor. İlk iki günde konaklama, ulaştırma ve yeme-içme sektörlerinde doluluk oranları zirve yaptı. Esnaf ve yerel üreticilerin gelirlerinde gözle görülür bir artış yaşandı. Hizmet ve organizasyon sektöründe hem geçici hem de kalıcı yeni istihdam alanları oluştu.

Gastronomi Vitrini

Mersin'in zengin mutfağı, festival kapsamında ilk kez hayata geçirilen özel konseptlerle profesyonel bir sunuma kavuştu. Şehir genelinde belirlenen 46 restoran, lezzet noktası olarak konumlandırıldı. Michelin yıldızlı şeflerin katılımıyla düzenlenen programlarda tantuni, kerebiç, cezerye, humus ve batırık gibi coğrafi işaretli ve geleneksel tatlar tüm dünyaya tanıtılıyor. Mersin'in gastronomi potansiyeli, tamamlayıcı bir unsur olmaktan çıkıp doğrudan bir seyahat motivasyonuna dönüşüyor.

Tarihi ve Doğal Mirasın Tanıtımı

Alahan Manastırı, Mamure Kalesi, Kızkalesi, Adam Kayalar, Kanlı Divane, Soli Pompeiopolis ve Yumuktepe gibi binlerce yıllık miras alanları ile Cennet-Cehennem obrukları gibi doğal oluşumlar, festival etkinlikleriyle ilişkilendirilerek uluslararası kültür destinasyonları olarak tescilleniyor.

Geleneksel Zanaatların Yaşatılması

'Yaşayan Miras Mersin' gibi sergiler sayesinde iğne oyası, cam sanatı, çini, dokumacılık gibi geleneksel zanaatlar yeni nesillerle buluşuyor. Çocuk atölyeleri, kentin kültürel hafızasını geleceğe taşıyor.

Küresel Görünürlük

KKTC'nin tanıtımına katkı sunan 'Ada Kıbrıs' fotoğraf sergisi ve geleneksel motifleri barındıran sergiler, Mersin'in Akdeniz havzasındaki köprü rolünü pekiştiriyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı çalışmaları kapsamında Mersin'in tanıtımları 87 ülkede yaklaşık 88 milyon gösterime ulaştı. Deniz, yayla ve tarih turizmini bir arada barındıran şehir, festivalin sağladığı küresel görünürlük potansiyeliyle büyük heyecan yarattı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Festival Etkinlikleri

Şehir, 16 farklı noktada gerçekleştirilen 159 etkinlikle tarihinin en yoğun kültür-sanat dönemlerinden birini yaşıyor. Mersinliler; konserler, tiyatrolar, 'Carmina Burana' ve 'Giselle' gibi dev opera yapımlarını izleme şansı bulurken, 'Hâne' ve 'Osmanlı'nın Mukaddes Emanetleri' gibi özel sergilere ücretsiz erişim sağlıyor. Trafik Parkı ve Mersin Arkeoloji Müzesi gibi alanlarda kurulan atölyelerle hem çocuklar hem de yetişkinler, kentin geleneksel zanaatlarını deneyimleme ve gelecek kuşaklara aktarma fırsatı buluyor.

Bakan Ersoy'un Açıklamaları

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin açılışında yaptığı konuşmada, "Akdeniz'in mavisiyle Torosların heybetinin buluştuğu bu eşsiz şehirde, Mersin Kültür Yolu Festivali'nin açılışı vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Kadim tarihi, eşsiz doğal güzellikleri, çalışkan insanları ve bereketli topraklarıyla Akdeniz'in incisi Mersin'imizin bu güzel organizasyona ev sahipliği yapması bizler için ayrıca kıymetlidir. 2021'de İstanbul'da Beyoğlu Kültür Yolu ile başlattığımız bu büyük kültür ve sanat yolculuğunun başarılı olacağına emindik. Çok şükür ki emeklerimizin karşılığını aldık ve kültür yolu festivallerimiz bugün 7 bölgede 26 şehre ulaşarak dünyanın en kapsamlı ve en uzun soluklu kültür sanat organizasyonlarından biri haline gelmiştir. Bu başarı aynı zamanda Türkiye'nin kültüre, sanata ve ortak kültürel mirasa verdiği önemin de en güçlü göstergesidir. Yüzyıllar boyunca Bereketli Hilal'in önemli bir parçası olan bu kadim liman kenti, bugün de geçmişle geleceği buluşturan güçlü bir köprü vazifesi görmektedir. 321 kilometrelik sahil şeridi, berrak denizi, mavi bayraklı plajları, yayla kültürü ve bereketli topraklarından doğan zengin mutfağıyla Mersin, yalnızca bir turizm destinasyonu değil, aynı zamanda yaşayan bir kültür hazinesidir. Mersin Kültür Yolu Festivalimiz, 16 farklı noktada, 57 başlık altında gerçekleştirilecek ve toplamda 159 etkinlikle şehrimiz adeta bir kültür ve sanat sahnesine dönüşecek" dedi.