Müminin Hayatında Allah'ı Anmanın Önemi ve Zikrin Her Hali
Müminin Hayatında Allah'ı Anmanın Önemi

Müminin Hayat Merkezinde Allah'ı Anmak

Ebubekir Şibli'nin ifade ettiği gibi, "Allah’ı hakkıyla seven bir kulun nazarında, O’nun anıldığı ıssız yerler ve köşeler mamur, O’nun anılmadığı cıvıl cıvıl saraylar ve evler harabedir." Bu söz, müminin yaşam felsefesini özetler niteliktedir.

Her Halükarda Zikir: Müminin Sürekli Farkındalığı

Mümin, Allah'tan asla gafil olmaz ve tüm benliğiyle O'na bağlanır. Bu bağlılık, her koşulda kendini gösterir:

  • Gece veya gündüz, aydınlık veya karanlık fark etmeksizin
  • Evin bir köşesinde tek başına veya şehrin kalabalık merkezinde
  • Hasta veya sağlıklı, ayakta veya otururken
  • Çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek ayrımı olmadan
  • İşçi, patron, okur veya yazar olarak

Aslında, zikreden sadece insan değildir. Tüm varlıklar, kendi lisanlarıyla Allah'ı anmaktadır.

Günlük Yaşamda Zikrin Pratik Tezahürleri

Müminler, günlük hayatlarında çeşitli şekillerde Allah'ı anarlar:

  1. Her işe başlarken "Bismillah" derler
  2. İş bitince "elhamdülillah" ifadesini kullanırlar
  3. Şaşkınlık veya düşünce anlarında "suphanallah" derler
  4. Beğendiklerinde "maşallah" ifadesini dile getirirler
  5. Bir işin olmasını dilerken "inşallah" derler
  6. Günah işlediklerinde "estağfirullah" ile tövbe ederler
  7. Güzel işlerde "barekallah, cezakellahu hayren kesira" ile bereket dilerler
  8. Allah'ın gücünü düşününce "Lâ havle velâ kuvvete illa billah" derler
  9. Yüceliği hissedince "Allâhu Ekber" ifadesini kullanırlar
  10. Tevhid coşkusuyla "Lâilâhe illallah" diye haykırırlar

Kur'an-ı Kerim ve Hadisler Işığında Zikrin Önemi

Bakara Suresi'nin 152. ayetinde Allah, "Yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin" buyurmuştur. Bu, zikrin karşılıklı bir ilişki olduğunu vurgular.

Peygamber Efendimiz, Allah sevgisinin nasıl olması gerektiğini bizzat yaşayarak göstermiştir. Ali İmran Suresi 191. ayette, akıl sahiplerinin her durumda Allah'ı zikrettiği ve tefekkür ettiği belirtilir.

Bir hadiste, Allah Resulü ashabına şöyle sorar: "Size işlerinizin en hayırlısını, Allah katında en makbulünü, dereceleriniz bakımından en yükseğini, altın ve gümüş dağıtmaktan daha üstününü, savaş alanlarında düşmanlarınızla karşılaşıp onları öldürmenizden daha hayırlı olanını haber vereyim mi?" Ashabın olumlu cevabı üzerine, "Allah'ı anmaktır!" buyurmuştur.

İhya'da geçen bir ifadeye göre, "Allah için mütevazı olanı Allah yüceltir. Allah büyüklük taslayanı alçaltır. Allah’ı çok zikredeni/ananı da Allah sever." Bu, zikrin Allah katındaki değerini açıkça ortaya koymaktadır.