Müslüman'ın Temel Vasıfları: Allah Korkusu ve Tevbe
Müslüman, her şeyden önce Allah'tan korkar. Bu korku, O'nun emirlerini titizlikle yerine getirme, davranışlarda dikkatli ve tutarlı olma şeklinde tezahür eder. Bu konuda en üstün örnek, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed'dir. Nitekim bir hadis-i şerifte, "And olsun ki, Allah'ı en iyi bileniniz ve O'ndan en çok korkanınız benim!" buyurmuştur.
Âlimlerin Allah Korkusu ve Hakikat Bilgisi
Peygamber Efendimiz'den sonra da âlimler, hak ve hakikati idrak edenler, Rabb'ini bilen ve sevenlerdir. Kur'an-ı Kerim'de, "Kulları içinde Allah'tan ancak âlimler korkar..." ayeti bu gerçeği vurgular. Müslüman, Allah'ın emirlerini çiğnemekten, gazabından, şeytana meyletmekten, nefsin tuzaklarına düşmekten ve kötü işler yapmaktan sakınır.
Tevbe: Hatalardan Dönüş ve İnsanî Bir Özellik
Müslüman, sürekli olarak Allah'a tevbe eder. Rabb'ine karşı saygısızlıktan, insanların hakkına girmekten, işlediği günahlardan, hata ve kusurlardan pişmanlık duyar. Ayrıca, anne babasına, çocuğuna, kardeşlerine, yakınlarına, milletine, devletine, ümmetine ve insanlığa karşı gerçekleştirdiği sorumsuzluklardan sonra tevbe etmesi gerektiğini bilir.
Hata etmek insana özgüdür. Bir hadiste, "Her insan hata yapabilir. Fakat hata yapanların en hayırlısı çokça tevbe edendir." denilmiştir. Müslüman, atası Âdem'in yolunu seçer; yanılıp bir yanlış yaptığında hemen Rabb'ine sığınır, hatasında ısrar etmez.
Takva Üzere Yaşamak ve Allah Yolunda Fedakârlık
Takva üzere bir hayat süren, bunun için gayret eden, temiz düşünen ve temiz yaşayan müminler için Rabb'imizin müjdesi açıktır. Kur'an'da, iman edip salih amel işleyenlerin halkın en hayırlısı olduğu ve onlara cennet vaat edildiği belirtilir.
Şehadet: Allah Yolunda Canını Vermek
Allah sevgisinin benliğini sardığı, o muhabbetle koşturan ve şehadete ulaşan yiğitler, kıyamete kadar bizlere örnektir. Bu yiğitler, Allah'ın dininin hayata hâkimiyeti için, din, akıl, nesil, can ve mal emniyeti için, Allah Resulü'nün sünneti için canlarını feda ederler.
Onlar, cennette cemalullaha ermek, iyi salih kulların arasına girmek için benliklerinden vazgeçerler. Kur'an'da, "Allah mü'minlerden, mallarını ve canlarını, kendilerine cennet karşılığında satın almıştır..." buyrulur. Ayrıca, Allah yolunda öldürülmenin veya ölmenin Allah'ın mağfiret ve rahmetiyle sonuçlanacağı vurgulanır.
Sözünde Durmanın ve Samimiyetin Önemi
Bu yiğitler, sözlerinde duran insanlardır; lafta Müslüman değillerdir. Kimin için, ne için yaşadıklarının bilincindedirler. Kimileri şehit olmuş, kimileri de şehit olmayı beklemektedir. Kur'an'da, "Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sâdık kaldılar." ayeti bu gerçeği ifade eder.
Sevgimizin sahici, mücadelemizin samimi, şehadetimizin hasbi olması temennisiyle... Hallac-ı Mansur'un, Allah sevgisinin başının yanmak, sonunun ise O'nun yolunda canını vermek olduğu sözü, bu yoldaki samimiyetin en güzel ifadesidir.
