Niğde'deki 1000 Yıllık Murtaza Kalesi Zamana Meydan Okuyor
Niğde'nin Çiftlik ilçesine bağlı Murtaza köyünde, yaklaşık 1830 metre rakımda yer alan ve bir kaya kütlesi üzerine inşa edilen Murtaza Kalesi, bin yıllık geçmişiyle zamana direniyor. Doğu Roma döneminde yapıldığı bilinen bu tarihi yapı, savunma ve askeri amaçlarla kullanılmış önemli bir stratejik nokta olarak öne çıkıyor.
Tarihi Yapının Mimari Özellikleri
Murtaza Kalesi, giriş kapısı, 6 burç ve beden duvarları gibi önemli mimari unsurları günümüze kadar korumayı başarmıştır. Arkeolog Mustafa Eryaman'ın verdiği bilgilere göre, kale 60 metre yüksekliğindeki doğal bir kaya üzerine kurulmuştur. Batı yönde eğim veren toplam 6 burçtan oluşan bir duvar sistemiyle iç kale oluşturulmuştur.
Kalenin duvarları batı, güney ve kuzey cephelerinde şekillendirilmiş olup, dışarıdan ortalama 20 metre yüksekliğe sahiptir. Güneybatıda yer alan oldukça yüksek ve anıtsal giriş kapısı günümüze ulaşan önemli detaylardan biridir. Burçların savunma amaçlı tasarlandığı ve olası saldırılara karşı koymak için kullanıldığı belirtiliyor.
Stratejik Konumu ve Tarihi Kullanımı
Murtaza Kalesi, Melendiz Ovası'na yol veren bir geçitte, bölgeye hakimiyet sağlayan bir konumda bulunuyor. Arkeolog Eryaman, Orta Çağ'da bu tür kaya kütlelerinin doğal kale vasfı taşıdığını vurguluyor. Kalenin hem Doğu Roma döneminde hem de Anadolu Selçuklu döneminde aktif olarak kullanıldığı biliniyor.
Melendiz Dağları'nın su kaynakları ve tarım alanlarını koruma amacıyla kullanılan vadi, stratejik önemini yüzyıllar boyunca korumuştur. Eryaman'ın açıklamalarına göre, kalenin 700-800 yıl boyunca farklı amaçlarla kullanıldığı değerlendiriliyor. Hatta yapının mevcut haliyle 19. yüzyıl sonlarına veya 20. yüzyıl başlarına kadar aktif şekilde kullanıldığına dair bilgiler bulunuyor.
Koruma Durumu ve Turizm Potansiyeli
Murtaza Kalesi, 2009 yılında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından yapılan yüzey araştırmaları sonucunda Niğde Kültür Envanteri'ne alınmıştır. Kale içerisinde çökmüş birimler bulunsa da, beden duvarlarının büyük oranda sağlam kaldığı gözlemleniyor.
Arkeolog Eryaman, kalenin restorasyonla turizme kazandırılmasının düşünülebileceğini ifade ediyor. Yapıda su sarnıçları bulunması ve beden duvarlarında harç tekniğinin kullanılması, dönemin inşaat teknolojisi hakkında önemli bilgiler sunuyor. Doğu cephesinin sarp olması nedeniyle bu bölgede herhangi bir taş veya duvar uygulamasına gidilmemiş olması, Orta Çağ mimarisinde doğal imkanların ekonomik şekilde kullanıldığını gösteriyor.
Beden duvarlarında bulunan ve "mazgal" olarak adlandırılan küçük gözetleme pencereleri, hem gözlem hem de savunma amaçlı kullanılmıştır. Bu pencereler, olası saldırılarda içerideki askerlerin ok atması için özel olarak tasarlanmıştır.
Bölgedeki Diğer Kalelerle İlişkisi
Arkeolog Mustafa Eryaman, Melendiz Ovası'nın geniş bir bölge olduğunu ve Murtaza Kalesi gibi yapıların diğer geçitlerde de görülebildiğini belirtiyor. Altunhisar'da bulunan Keçi Kalesi'nin benzer bir işleve sahip olduğunu ifade eden Eryaman, bölgedeki diğer küçük çaplı geçişlerde de garnizon tarzı kule veya kalelerin bulunabileceğini kaydediyor.
Murtaza Kalesi, Anadolu'nun zengin tarihi mirasının önemli bir parçası olarak, hem arkeolojik hem de turistik açıdan büyük potansiyel taşıyor. Bilimsel kazı ve restorasyon çalışmalarının başlatılması, bu tarihi yapının gelecek nesillere aktarılması açısından kritik önem taşıyor.