İran'ın Çalkantılı Tarihi: Beş Bin Yıllık Medeniyetten Bugüne
İran'ın Çalkantılı Tarihi: Medeniyetten Bugüne

İran: Beş Bin Yıllık Medeniyetin Kesişim Noktası

Beş bin yıllık bir medeniyet, Asya, Orta Doğu ve Anadolu arasında hayati bir köprü, çalkantılı siyasi yapısıyla ve zengin enerji yataklarıyla dünyanın en çok konuşulan ülkelerinden biri: İran. 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in ortak saldırılarının hedefi olan ve 15 Haziran'da anlaşma sağlanana dek çatışmanın merkezinde kalan İran'ın dünü, bugünü ve yarını mercek altında.

İran, yaklaşık 93.1 milyon nüfusuyla dünyanın en kalabalık 17. ülkesi. Nüfus artış hızı yüzde 0.81 civarında ve son yıllarda doğum oranları ciddi bir düşüş içinde. Ekonomisi, devasa petrol ve doğal gaz rezervlerine rağmen uluslararası yaptırımlar ve yüksek enflasyonun baskısı altında. Gayrisafi yurtiçi hasıla 400-450 milyar dolar bandında, enflasyon oranı yüzde 35 seviyesinde. Dünya Bankası ve yerel kaynaklara göre, nüfusun yüzde 36'sından fazlası günlük 8 doların altında yaşıyor; bazı yerel iktisatçılar halkın yüzde 50'ye yakınının yoksulluk sınırında olduğunu belirtiyor.

Enerji Zengini Ama Yoksul Halk

Ülkenin ham petrol rezervi yaklaşık 208.6 milyar varil; bu hacimle İran, Venezuela ve Suudi Arabistan'ın ardından dünyanın en büyük 3. kanıtlanmış petrol rezervine sahip. OPEC toplam rezervlerinin yaklaşık yüzde 17'sine denk geliyor. Doğalgaz rezervi ise yaklaşık 34 trilyon metreküp ile Rusya'nın ardından dünyada 2. sırada. Tüm bu zenginlik halka yansımıyor; bunun nedeni İran'ın iç ve dış krizlerle dolu tarihi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

İran'ın etnik yapısı Farslar, Türkler, Azerbaycan Türkleri, Kaşkaylar, Kürtler, Beluçlar ve Lurlar gibi gruplardan oluşuyor. Bu kozmopolit yapı, tarih boyunca birçok imparatorluğa ev sahipliği yapmış.

Aryanlardan İslamiyet'e: İlk Dönemler

Dilbilimsel olarak İran, Hint-Avrupalıların doğu kolu olan Aryanların ülkesi anlamına gelir. MÖ 2000 civarında Orta Asya'dan İran platosuna göç eden Aryanlar, modern İranlıların atalarıdır. Tarihte Med İmparatorluğu, Pers İmparatorluğu, Part İmparatorluğu ve Sasani'ler gibi büyük güçler kurdular. İslamiyet'in doğuşuyla 633-651 yılları arasında Sasani İmparatorluğu, Arap İslam Devleti tarafından ele geçirildi. Bu fetih, İran halklarının kademeli olarak İslamlaşmasına yol açtı, ancak Pers kimliği ve gelenekleri İslam dünyasında etkili olmaya devam etti.

Türk Hanedanlar Dönemi: Selçuklu ve Moğol Etkisi

11. yüzyılda Selçuklu İmparatorluğu İran'a hakim oldu. Oğuz Türklerinin Kınık kolundan gelen Selçuklular, İran'da edebiyat, sanat ve mimariye büyük önem verdi. Ardından Moğol hükümdar Cengiz Han, Selçuklular dahil hiçbir imparatorluğa direnemedi. Moğollar, İpek Yolu boyunca güvenli ticaret sağlayan Pax Mongolica'yı kurdu; bu, barut, kağıt para ve tıp bilgisi gibi mal ve fikirlerin büyük çaplı alışverişine yol açtı.

Moğolların ardından Timur, Fars kültürüne sahip bir Türk-Moğol imparatorluğu kurdu. Timur dönemi, Ortaçağ İslam sanatının en görkemli dönemlerinden biriydi.

Safevi İmparatorluğu ve Şii Kimliği

1501 yılında Safevi İmparatorluğu, Şii inancını devletin resmi dini ilan ederek İran'ı dönüştürdü. Safevilerden önce İran nüfusunun büyük çoğunluğu Sünni (Şafii ve Hanefi) mezheplerine mensuptu. Şah İsmail, Tebriz'de tahta çıktığında On İki İmam Şiiliğini resmi din ilan etti ve kitlesel din değiştirme süreci başlattı. Bugün İran İslam Cumhuriyeti anayasasında yer alan "On İki İmam Şiiliği" maddesinin temeli Safevilere dayanır. Safeviler, Lübnan, Necef, Kerbela ve Bahreyn'den Şii alimleri ülkeye davet ederek bugünkü "Molla/Ayetullah" hiyerarşisinin temelini attı.

Bugünkü İran'ın "Şii Hilali" politikası, Safevilerin çizdiği ideolojik sınırların modern bir devamıdır. Safevi sultanı Şah Abbas döneminde ulema sınıfı, şahların "Kayıp İmam (Mehdi) adına hükmettiği" fikrini meşrulaştırdı; bu, 1979'da Humeyni'nin kurduğu Velayet-i Fakih teorisinin tarihsel zeminini oluşturdu.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Kaçar Hanedanı ve Pehlevi Dönemi

18. yüzyılda Safeviler çöktü, yerini Afşar Hanedanlığı aldı. 1796'da Kaçar Hanedanı, Muhammed Han liderliğinde iktidarı ele geçirdi ve yaklaşık 150 yıl boyunca İran'ı yönetti. Kaçarlar, başkenti Tahran'a taşıdı. 1925'te Rıza Pehlevi, Kaçar Hanedanı'nı devirerek Pehlevi dönemini başlattı. Böylece tam bin yıl süren Türk hanedanlar dönemi sona erdi.

Rıza Şah, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ten etkilenerek modernleşme reformları başlattı. Ancak Safevilerin çok etnikli yapıyı Şiilik potasında eritme planını reddetti; "Antik Pers Geçmişine" ve seküler Fars milliyetçiliğine dayalı homojen bir ulus-devlet kurmaya çalıştı. Türk, Kürt ve Kaşkay dilleri kamusal alanda yasaklandı, eğitim dili Farsçalaştırıldı. Ulema sınıfına karşı sert önlemler aldı: şeriat mahkemelerini kapattı, dini vakıfların gelirlerine el koydu, kadınlara peçe yasağı getirdi. Reformlara karşı ayaklanmalar kanlı bastırıldı.

Petrol ve Dış Müdahaleler

II. Dünya Savaşı'nda Rıza Şah'ın Nazi Almanyası ile ittifakı, 1941'de İngiliz ve Sovyet birliklerinin İran'ı işgaline yol açtı. Rıza Şah tahttan çekildi, yerine oğlu Muhammed Rıza Pehlevi geçti. Petrol kaynakları İngiliz-Amerikan şirketlerinin kontrolüne geçti. 1951'de Başbakan Muhammed Musaddık, İran petrolünü millileştirdi. İngiltere'nin boykotuyla ekonomi çöktü. 1953'te CIA ve MI6 ortaklığıyla "Ajax Operasyonu" düzenlendi; Musaddık devrildi, Şah yeniden tahta çıktı. Şah, SAVAK adlı gizli servisi kurarak muhalefeti bastırdı. İran, ABD'nin Orta Doğu'daki jandarması haline geldi.

1963'te Şah, "Ak Devrim" reform paketini başlattı: toprak ağalarının gücü kırıldı, kadınlara seçme seçilme hakkı verildi. Ancak ulema sınıfı ve muhafazakarlar ayaklandı. Bu dönemde Kum'da genç bir din alimi olan Humeyni, Şah ve ABD karşıtı vaazlarıyla öne çıktı. 1964'te Bursa'ya sürgüne gönderildi, ardından Irak'a geçti.

İslam Devrimi ve Humeyni Dönemi

1979'a gelindiğinde grevler ve eylemler yönetilemez hale geldi. Ocak 1979'da Şah Fransa'ya kaçtı, Şubat'ta Humeyni Tahran'a dönerek yeni bir devlet kurdu. 1 Nisan 1979'da referandumla İran İslam Cumhuriyeti ilan edildi. Humeyni, "Demokratik terimini kullanmayın, bu Batı tarzıdır" diyerek yeni rejimin şeklini belirledi. Sol gruplar ve muhalifler tasfiye edildi; binlerce kişi idam edildi.

4 Kasım 1979'da İranlı öğrenciler ABD büyükelçiliğini basarak 52 rehineyi 444 gün boyunca tuttu. Bu olay, ABD-İran düşmanlığını derinleştirdi ve Humeyni'nin prestijini güçlendirdi. Humeyni, ABD'den "Büyük Şeytan" olarak bahsetmeye başladı.

İran-Irak Savaşı ve Sonrası

22 Eylül 1980'de Irak lideri Saddam Hüseyin, İran'ı işgal ederek 8 yıl süren savaşı başlattı. ABD, Irak'a askeri istihbarat ve kredi sağladı. Savaş 1988'de ateşkesle sona erdi; Humeyni, "zehir kadehini içtiğini" söyledi. Savaş sonrası binlerce siyasi tutuklu idam edildi. Savaş, İran rejiminin kurumsallaşmasına alan açtı.

Humeyni, 1989'da ölüm döşeğinde Ali Hamaney'i Dini Lider olarak atadı. Hamaney, karizması eksik olsa da silahlı kuvvetler ve dini vakıflar içinde destek ağı geliştirdi. İran, "dini oligarşiye" dönüştü.

Devrim Muhafızları ve Direniş Ekseni

İran Devrim Muhafızları, 1979'da Humeyni'nin kararnamesiyle kuruldu. Rejimi iç muhaliflere karşı korumak amacıyla oluşturulan bu yapı, kendi kara, hava ve deniz kuvvetlerine sahip. Doğrudan Dini Lider'e bağlı olan Devrim Muhafızları, ülke ekonomisinin yaklaşık üçte birini kontrol ediyor. Bölgesel olarak Lübnan, Suriye, Irak ve Yemen'de "Direniş Ekseni" ağını yönetiyor.

İran, düzenli orduyla savaşmak yerine yerel Şii milis ağları kurma stratejisi izledi. Hizbullah ve Husiler bu şekilde desteklendi. Ancak 2023'ten itibaren İsrail, bu ağı çökertmeye başladı: Hamas liderliği öldürüldü, Hizbullah'ın lideri Nasrallah öldürüldü, Suriye'de Esad rejimi çöktü.

Nükleer Anlaşma ve Son Çatışmalar

14 Temmuz 2015'te İran ve P5+1 grubu (Çin, Fransa, Rusya, İngiltere, ABD, Almanya ve AB) Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nı (JCPOA) imzaladı. Anlaşma, yaptırımların hafifletilmesi karşılığında İran'ın nükleer programını sınırlandırdı. Mayıs 2018'de ABD Başkanı Donald Trump anlaşmadan çekildi ve yaptırımları yeniden uyguladı.

Trump yönetimi, İsrail'in baskısıyla İran'ın nükleer tesislerini bombaladı; bu, ABD-İran arasındaki ilk sıcak çatışmaydı. Saldırılarda İran'ın 37 yıllık lideri Ali Hamaney ve üst düzey isimler öldürüldü. Ancak İran, balistik füze sistemiyle Körfez ülkelerini vurarak misilleme yaptı. Hürmüz Boğazı'nı kapatarak enerji piyasasını etkiledi. Trump, barış masasına oturmak zorunda kaldı ve anlaşma sağlandı.

İran, yeni lider olarak Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'i seçti. Mücteba Hamaney, iki aydır kamuoyuna görünmedi; sadece yazılı açıklamalarla ülkeyi yönetiyor. Saldırılarda yüzünden ve bacağından yaralandığı belirtiliyor.

İran Halkının Bölünmüşlüğü

Modern tarihin hiçbir döneminde birliğini ve refahını sağlayamayan İranlılar, ekonomik ambargolar, siyasi krizler ve sıcak çatışmalar içinde savruldu. Bugün ABD ve İsrail saldırısını rejimin yıkılması için fırsat gören bir kesim olduğu gibi, dış müdahaleyi reddeden milyonlar da var. Dünyanın en eski medeniyetlerinden İran, son 100 yıldır karanlığa mahkum durumda.