Kraliyet karşıtı eylemleriyle tanınan Republic grubu üyeleri, İngiltere'nin başkenti Londra'da Buckingham Sarayı önünde dikkat çekici bir protesto gerçekleştirdi. Grup, milyarder Jeffrey Epstein'le bağlantıları ortaya çıkan ve reşit olmayan kız çocuklarını istismar ettiği iddia edilen Prens Andrew Mountbatten-Windsor'a karşı Kraliyet Ailesi'nin sessiz kalmasını şiddetle eleştirdi.
Saray Önünde Sarı Bant ve Sert Sloganlar
Buckingham Sarayı'nın demir parmaklıklarına sarı renkli "Suç mahallidir girilmez" şeridi çeken grup üyeleri, aynı zamanda "Charles ne saklıyorsun?" yazılı pankart açtı. Eylemciler, Mountbatten-Windsor'un Epstein'le tüm ilişkilerinin tam olarak ortaya çıkarılmasını ve istismar edilenlerle ilgili iddiaların aydınlatılmasını talep etti.
Republic Başkanı'ndan Çarpıcı Açıklamalar
Republic Başkanı Graham Smith, yaptığı açıklamada Kraliyet Ailesi'nin tutumunu sert bir dille eleştirdi. Smith, "Kral Charles'ın, Galler Prensi William'ın ve diğer üst düzey görevlilerin Andrew'ün huylarını bilmediğini düşünmek hiç mantıklı değil. Kendilerini korumak için ihtiyaçları olan konularda mutlaka bilgilendirilmişlerdir" ifadelerini kullandı.
Avrupalı kraliyet ailesi üyeleri, iş insanları ve politikacıların Epstein ağının içinde yer aldığını vurgulayan Smith, "Diğer İngiliz Kraliyet Ailesi üyelerinin de onunla buluşmama ihtimali yok" değerlendirmesinde bulundu.
Gizlilik Kültürüne Sert Tepki
Smith konuşmasının devamında, tüm Kraliyet Ailesi üyelerinin Epstein bağlantılarının tamamen açıklanması gerektiğinin altını çizdi. "Gizlilik, Kraliyet Ailesi'nin normal pozisyonu. Halkın, onların yaptıklarıyla ilgili bilgi sahibi olması gerektiğine inanmıyorlar. Sırlarının gün yüzüne çıkmasını istemiyorlar. Artık gizliliği kabul edecek seviyede değiliz" şeklinde konuştu.
Prens Andrew'ün Düşüşü ve Ünvan Kaybı
Mountbatten-Windsor'un Epstein'le yakın ilişkisi, ABD Adalet Bakanlığı'nın yayımladığı belgelerde detaylı şekilde yer almıştı. Epstein mağduru Virginia Giuffre, henüz 17 yaşındayken o dönemde Prens olan Andrew'le ilişkiye girdiğini iddia etmişti.
İddiaları sürekli reddeden Mountbatten-Windsor, Kraliyet Ailesi'ne zarar vermemek adına York Dükü dahil tüm ünvanlarından feragat etmişti. Ancak geçen yılın son aylarında artan baskılar ve yeni açıklanan belgeler neticesinde Kral Charles tarafından "Prens" ünvanı da resmen elinden alınmıştı.
Royal Lodge Skandalı ve Parlamentoda Yankıları
Mountbatten-Windsor'un 2003'ten bu yana kaldığı Royal Lodge malikanesine cüzi bir yıllık kira ödemesi ve 75 yıllık kullanım hakkını 1 milyon sterline alması da bu dönemde gündeme gelmişti. Malikanenin kiralanması, Kraliyet gelirleri ve Mountbatten-Windsor'un masraflarının halk tarafından vergiler yoluyla karşılanmasına yönelik tepkilerin ardından konu parlamentoda da ele alınmıştı.
Liberal Demokratlar'ın lideri Ed Davey'nin konuya ilişkin sorusuna Başbakan Keir Starmer, "Kraliyet Mülkleri söz konusu olduğunda uygun bir inceleme yapılması önemlidir. Kesinlikle destekliyorum" yanıtını vermişti.
Yeni İkametgah ve Aile Bağlantıları
Art arda gelen baskıların üzerine dün Windsor Kalesi'ndeki evini boşaltan Mountbatten-Windsor, Kral Charles'ın şahsi mülkü olan Sandringham Sarayı arazisindeki bir çiftlik evine taşınmıştı.
Mountbatten-Windsor'un eski eşi Sarah Ferguson'un da Epstein'le arkadaşlığı ortaya çıkmış, Ferguson'un onursal başkanı olduğu pek çok vakıf, eski York Düşesi'yle ilişkisine son vermişti. Kendi kız çocuklarını Epstein adasına götürdüğü ortaya çıkan Ferguson'un adını taşıyan Sarah Vakfı ise kapanma kararı almıştı.
Republic grubunun bu protestosu, Kraliyet Ailesi'nin Epstein skandalındaki rolüne ve sessizliğine yönelik artan eleştirilerin yeni bir aşamasını temsil ediyor. Olay, hem İngiltere'de hem de uluslararası kamuoyunda Kraliyet kurumunun şeffaflığı ve hesap verebilirliği konusunda ciddi soruları gündeme getirmeye devam ediyor.