Adana'da önemli bir kültürel koruma kararı alındı. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun aldığı karar, 12 Ocak 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Karara göre, Seyhan Baraj Gölü'nün belirli bölümleri artık en üst koruma statüsüne sahip.
Seyhan Baraj Gölü'ne En Üst Seviye Koruma
Sarıçam ilçesi sınırları içerisinde yer alan Seyhan Baraj Gölü Rezervuar Alanı ile Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'ndaki baraj yeri alanı, kurul kararı doğrultusunda '1. derece arkeolojik sit alanı' statüsüne kavuştu. Söz konusu arazinin mülkiyeti Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü'ne ait. Bu kararla birlikte, alanda yapılacak her türlü faaliyet çok daha sıkı arkeolojik denetim ve izne tabi olacak.
Adana ve Mersin'den Diğer Sit Kararları
Kurul, sadece Seyhan Baraj Gölü ile ilgili karar almakla kalmadı. Adana'nın İmamoğlu ilçesine bağlı Saygeçit Mahallesi'nde tespit edilen arkeolojik buluntular da koruma altına alındı. Maliye Hazinesi'ne ve özel şahıslara ait arazilerde yapılan incelemelerde seramik parçaları ve mimari yapı kalıntılarına rastlanması üzerine, bu alan '3. derece arkeolojik sit alanı' olarak tescil edildi.
Kararlar Adana ile sınırlı değil. Mersin'in Tarsus ilçesi Kızılmurat Mahallesi'nde özel mülkiyete ait bir parselde yapılan sondaj çalışmaları sonucu önemli keşifler yapıldı. Müze yetkilileri, alanda antik dönem yapı kalıntısı, kuyu, yer döşemeleri, sütun başlığı ve kaideler buldu. Bu yeni bulgular ışığında, söz konusu alanın koruma derecesi yükseltilerek '1. derece arkeolojik sit alanı' olmasına karar verildi.
Toroslar ve Erdemli'de de Yeni Sit Alanları
Mersin'in diğer ilçelerinden de benzer koruma kararları geldi. Toroslar ilçesine bağlı Arpaçsakarlar ve Resulköy mahallelerindeki özel mülkiyete ait arazilerde, ayrıca Erdemli ilçesi Koyuncu Mahallesi'ndeki bir arkeolojik alanda sarnıç, mezar ve çeşitli yapı kalıntıları tespit edildi. Tüm bu alanlar da aynı şekilde '1. derece arkeolojik sit alanı' olarak kayıt altına alındı.
Bu kararlar, bölgenin zengin tarihi ve kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılması adına atılmış kritik adımlar olarak değerlendiriliyor. 1. derece sit alanı statüsü, bilimsel kazılar dışında her türlü yapılaşma ve müdahaleye izin verilmediği anlamına geliyor. Böylece, henüz tam olarak gün yüzüne çıkarılmamış olan tarihi değerler, daha sistematik araştırmalar yapılıncaya kadar korunmuş olacak.