Yönetmen Kaouther Ben Hania, Hind Rajab'ın Sesi Filmi İçin Berlin'deki Ödülü Reddetti
Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen Cinema for Peace (Barış için Sinema) galasında, İsrail ordusu tarafından öldürülen Filistinli çocuk Hind Rajab'ın hikayesini konu alan Hind Rajab'ın Sesi filmi, gecenin 'En Değerli Film' ödülüne layık görüldü. Ancak filmin Tunuslu yönetmeni Kaouther Ben Hania, bu ödülü kabul etmeyeceğini açıklayarak, adalet ve hesap verilebilirlik talebini vurguladı.
Adalet Olmadan Barış Olmaz
Hania, ödül töreninde yaptığı konuşmada, minnettarlıktan çok sorumluluk hissettiğini belirterek, "Hind Rajab'ın Sesi yalnızca bir çocuk hakkında değil, onun öldürülmesine yol açan sistemle ilgili" dedi. Yönetmen, Hind Rajab'a olanların bir istisna olmadığını, bunun bir soykırımın parçası olduğunu ifade etti.
Berlin'de, toplu sivil ölümlerini 'meşru müdafaa' diye tanımlayarak ve protesto edenleri küçümseyerek soykırıma siyasi kılıf sağlayan kişilerin de bulunduğunu vurgulayan Hania, "Eğer barıştan bahsediyorsak, adaletten de bahsetmeliyiz. Adalet, hesap verilebilirlik demektir. Hesap verilebilirlik olmadan, barış da olmaz" şeklinde konuştu.
Ödül Reddinin Nedenleri
Hania, "Onların ölümünün, barış hakkında nazik bir konuşmanın arka planı olmasına izin vermeyeceğim" ifadelerini kullanarak, ödülü reddetme kararının arkasındaki nedenleri açıkladı. İsrail'in Hind Rajab'ı, ailesini ve onları kurtarmaya gelen 2 sağlık personelini öldürdüğünün altını çizen yönetmen, "Buna dünyanın en güçlü hükümetleri ve kurumları da suç ortağı oldu" dedi.
Hania, bu sebeplerle ödülü kabul etmeyeceğini söyleyerek, şunları dile getirdi: "Barış, soykırımdan sorumlu tutulmanın temel alındığı yasal ve ahlaki bir yükümlülük olarak görüldüğünde, o zaman geri dönüp ödülü memnuniyetle kabul edeceğim."
Filmin Başarıları ve Hikayesi
ABD, Fransa ve Tunus ortak yapımı Hind Rajab'ın Sesi filmi, dünyanın birçok yerinde festivallerden ödülle döndü. Yönetmenliğini Kaouther Ben Hania'nın üstlendiği film, Venedik Film Festivali'nde jüri büyük ödülü Gümüş Aslan da dahil olmak üzere 9 ödüle layık görüldü. Film, ayrıca Golden Globe En İyi Film ve Oscar En İyi Yabancı Film adayı oldu.
Film, İsrail'in Gazze Şeridi'ni işgali sırasında İsrail ordusu tarafından öldürülen Filistinli Hind Rajab'ın hikayesini izleyiciyle buluşturuyor. Gazze'nin Tel el-Heva Mahallesi'nde 29 Ocak 2024'te seyir halindeyken hedef alınan araçta Hind Rajab ile 5 akrabası İsrail ateşi altında hayatını kaybetmişti.
Saldırının Detayları
Saldırının ilk anlarında araçtaki 4 kişi vefat etmişti. Hind Rajab ile sağ kalan Leyan Hamade adlı 15 yaşındaki kız çocuğu, Filistin Kızılayı'nı arayarak yardım istemişti. Filistin Kızılayı, 30 Ocak 2024'te Leyan Hamade'nin saldırıya uğradığı bilgisini paylaşarak, Hamade'nin yardım istediği ses kaydını yayımlamıştı. Hamade de arabadaki tüm aile fertleri gibi telefon görüşmesinin ardından hayatını kaybetmişti.
Saldırıdan sonra yapılan incelemede Hind Rajab ve ailesinin öldürüldüğü araca 335 merminin isabet ettiği belirlenmişti. Bu trajik olay, filmin yönetmeni Hania'nın ödül reddinde vurguladığı adalet arayışının temelini oluşturuyor.