Orta Doğu'da Savaş Rüzgarları: ABD Ürdün'ü Ana Üs Olarak Belirledi
Orta Doğu bölgesi, ABD ve İran arasında giderek daralan diplomatik çemberin içinde yıkıcı bir savaşın eşiğine sürükleniyor. Sahadaki askeri hareketlilik, sürecin artık yalnızca karşılıklı tehditlerden ibaret olmadığını, Washington'ın fiili bir çatışma için kapsamlı hazırlıklar yaptığını gözler önüne seriyor.
Yunan Basınından Kritik İfşa: Komuta Uçağı Ürdün'de
Özellikle ABD'nin bölgedeki stratejik hamleleri ve basına sızan sevkiyat raporları, Ürdün'ün İran'a yönelik olası bir harekatta "kilit fırlatma noktası" olarak belirlendiğini ortaya koydu. Bölgedeki "sessiz hazırlığı" ifşa eden detaylar Yunan basınından geldi.
Banking News gazetesi, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'na (CENTCOM) ait özel donanımlı bir komuta ve kontrol uçağının Ürdün'e konuşlandırıldığını yazdı. Gazete, bu hamlenin sahadaki diğer tüm sevkiyatlardan farklı olarak, yaklaşan çatışmanın "en kritik göstergesi" olduğunu iddia etti.
İngiliz Financial Times gazetesi de bu istihbaratı doğrulayarak, söz konusu uçağın varlığının sembolik bir gövde gösterisi olmadığını vurguladı. Bu tip komuta uçaklarının, yalnızca hava, kara ve füze operasyonlarının gerçek zamanlı yönetilmesini gerektiren "aktif savaş senaryolarında" devreye sokulduğu belirtildi.
Wall Street Journal: F-15 Filosu Mafrak Üssü'nde Konuşlandı
ABD basınından Wall Street Journal (WSJ) ise hazırlığın boyutlarını gözler önüne serdi. WSJ'nin haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a karşı "kararlı askeri operasyonlar" ve olası bir "rejim değişikliği" hedefi doğrultusunda düğmeye basıldı.
Bu kapsamda ABD Hava Kuvvetleri'ne ait F-15E savaş uçakları filolar halinde Ürdün'deki Mafrak El Khadim Hava Üssü'ne yerleştirildi. C-17 kargo uçaklarıyla üsse yapılan yoğun lojistik ve mühimmat sevkiyatı, buranın İran operasyonları için ana merkez olacağı yorumlarına neden oldu.
Ürdün'ün Stratejik Önemi: 900 Kilometre Mesafe Detayı
Uzmanlar, Ürdün'ün seçilmesinin arkasındaki stratejik aklı "mesafe" faktörü ile açıklıyor. Mafrak Üssü, İran sınırına yaklaşık 850-900 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Bu mesafe, üssü İran'ın elindeki kısa menzilli balistik ve taktik füzelerin vuruş menzili dışında bırakıyor.
Tahran'ın bu noktayı vurabilmesi için orta menzilli füzelerini devreye sokması gerekiyor ki bu durum, savaşın maliyetini ve şiddetini İran açısından yönetilemez boyutlara taşıyabilir. BBC'ye konuşan bir muhabir, Ürdün'ün artık bölgede sadece bir "istikrar unsuru" değil, İran savaşında ABD'nin "ana askeri üssü" haline geleceğini öngördü.
Trump'tan Tehditkar Açıklamalar
Askeri yığınak sürerken ABD Başkanı Donald Trump'tan gelen açıklamalar tansiyonu daha da yükseltti. Davos dönüşü Air Force One uçağında gazetecilere konuşan Trump, İran konusunda tüm seçeneklerin masada olduğunu belirterek şu ifadeyi kullandı:
"ABD Ordusu'nun büyük gücü Tahran'a doğru ilerliyor."
Daha önce "İran'ın yeryüzünden silinmesi" talimatını verdiğini açıklayan Trump, Güney Çin Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisine de taarruz grubuyla birlikte Orta Doğu'ya intikal emri verdi.
İran'dan Sert Yanıt: "Elini ve Parmağını Keseceğiz"
ABD'nin bu hamlelerine Tahran cephesinden yanıt gecikmedi. İran Devrim Muhafızları'nın kıdemli isimlerinden Mohsen Rezai, Trump'ın tehditlerine sert bir dille karşılık verdi.
Rezai, "Trump parmağının tetikte olduğunu söylüyor. Biz onun elini ve parmağını keseceğiz" diyerek, olası bir saldırı durumunda hiçbir ateşkes teklifini kabul etmeyeceklerini vurguladı: "İlerlersek artık ateşkes görüşmesi olmaz."
İsrail Alarm Durumunda
Savaş ihtimalinin belirmesiyle İsrail ordusu da alarm seviyesini yükseltti. İsrail merkezli Kanal 14, Trump'ın saldırı kararını vermiş olabileceği ihtimali üzerine Tel Aviv yönetiminin orduda hazırlıkları en üst seviyeye çıkardığını bildirdi.
Haberde, Yemen ve Lübnan'dan gelebilecek misillemelere karşı hava savunma sistemlerinin tahkim edildiği ve Washington'dan resmi bir açıklama gelmese de saldırının "günler içinde" gerçekleşebileceği bilgisinin değerlendirildiği kaydedildi.
İran'daki Protestolarda Bilanço Ağır
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısının 4 bin 902'ye ulaştığını duyurdu. İran basınına yansıyan verilere göre ise olaylarda 300'den fazla kamu binası, 400'e yakın banka ve yüzlerce araç ateşe verildi. Trump ise göstericilere yönelik infazların, kendi uyarısı sayesinde durdurulduğunu iddia etti.