ABD ve İsrail'in İran Politikası: Petrol ve Kaos Hedefleri Netleşiyor
ABD-İsrail İran Politikası: Petrol Hedefi Netleşti

ABD ve İsrail'in İran Stratejisi: Petrol ve Kaosun Merkezinde

Siyonist İsrail rejimi, 'vaat edilmiş topraklar' hezeyanıyla İran'ın altyapı tesislerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. Lübnan'da işgali derinleştirmeyi hedefleyen İsrail'in ortağı ABD ise savaşta asıl amacının petrol olduğunu açıkça itiraf etti. ABD Başkanı Donald Trump, "En çok istediğim şey İran'daki petrolü almak" ifadesini kullanarak, bölgedeki çıkarlarını netleştirdi.

İsrail'in Altyapı Saldırıları ve Sivil Hedefler

İsrail ordusu, İran'ın üç ayrı bölgesine düzenlediği hava saldırılarında askeri altyapı ve tesisleri hedef aldı. 50'den fazla İsrail savaş uçağı, İran'ın çeşitli bölgelerine bomba yağdırdı. Basra Körfezi'ndeki Buşehr Nükleer Enerji Santrali yakınındaki bir yüksek gerilim hattının vurulması, İran'da kısmi elektrik kesintilerine yol açtı. Tahran'daki Mihrabad Havalimanı ve Tebriz'deki bir petrokimya tesisi de saldırıların hedefi oldu.

İsrail, 28 Şubat'tan bu yana özellikle okul ve hastane gibi sivil yapıları vurmaya devam ediyor. İmam Hüseyin Üniversitesi'nin bombalanması, bu saldırıların boyutunu gözler önüne serdi. İranlı yetkililer, ABD-İsrail saldırılarında aralarında 600 okulun bulunduğu 93 bin 233 sivil yerleşim alanının bombalandığını kaydetti. Ayrıca, 40 silah üretim ve araştırma tesisinin hedef alındığı bildirildi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Trump'ın Sert Tehditleri ve Petrol Vurgusu

ABD Başkanı Donald Trump, Financial Times'a verdiği röportajda İran petrolünü alma isteğini dile getirdi. Truth Social platformundan yaptığı paylaşımda ise Tahran yönetimine yönelik sert tehditler savurdu. Trump, "Hürmüz Boğazı hemen açılmazsa, İran'daki tüm elektrik üretim santrallerini, petrol kuyularını ve Hark Adası'nı havaya uçurarak yok edeceğiz" dedi. Bu ifadeler, ABD'nin bölgedeki agresif politikasını gözler önüne serdi.

Uranyum Operasyonu ve Bölgesel Gerilim

İran-ABD-İsrail savaşında, 3 bin 500 ABD askerini taşıyan USS Tripoli'nin bölgeye ulaşmasıyla 'uranyum çıkarma' operasyonu gündeme geldi. Wall Street Journal'in haberine göre, ABD Başkanı Trump, 450 kilogramlık nükleer malzemeyi müzakere veya askeri güçle ele geçirmeyi değerlendiriyor. Bu operasyon, Amerikan güçlerini günlerce ülke içine sokacak karmaşık ve riskli bir görev olarak tanımlandı. İran'ın uranyumu müzakere masasında vermemesi durumunda, zorla ele geçirilmesi planlanıyor.

Özetle, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik politikaları, petrol kaynaklarına erişim ve bölgesel kaos hedefleri üzerine şekilleniyor. Sivil hedeflere yönelik saldırılar ve nükleer malzeme operasyonları, gerilimi daha da tırmandırıyor. Bu gelişmeler, Ortadoğu'da yeni bir dönemin habercisi olabilir.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması