Eski ABD Subayından Şok İtiraf: İran'daki Okul Katliamı Kasıtlıydı
Eski ABD istihbarat subayı Josephine Guilbeau, Washington yönetiminin İran'da gerçekleştirdiği sivil katliamına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Guilbeau, İran'ın Minab kentindeki Şeceretül Tayyibe İlkokulu'na yönelik saldırının uydu görüntüleriyle doğrulandığını belirterek, 165 masum kız çocuğunun hayatını kaybettiği operasyonun bilerek yapıldığını vurguladı.
"Asıl Terörist Biziz" İfadesiyle Washington'a Tepki
Guilbeau, "Bu olaydan sorumlu kimse hesap vermedi. Asıl terörist bizleriz." sözleriyle Washington yönetimine sert tepki gösterdi. Saldırıda kullanılan Tomahawk füzelerinin hedef görüntülerini anlık ileten kameralarla donatıldığına dikkat çeken eski subay, okulun yanlışlıkla vurulmasının teknik olarak imkânsız olduğunu ifade etti.
Guilbeau, saldırıyı gerçekleştiren USS Spruance gemisi komutanlarının hiçbir soruşturma geçirmediğini ve mühimmat tazeleyerek katliama devam ettiklerini belirtti. Bu açıklamalar, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Okulun İki Kez Vurulduğu Doğrulandı
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırılarda, ABD'nin İran'ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretül Tayyibe İlkokulu'nu füzelerle hedef aldığı biliniyor. Yaklaşık 40 dakika arayla iki kez vurulduğu açıklanan ilkokulda, 168'i öğrenci olmak üzere 180'den fazla kişi yaşamını yitirmişti.
Saldırı, olayın ardından geçen birkaç gün sonra uluslararası medyada geniş şekilde eleştiri konusu olmuştu. Ancak Guilbeau'nun itirafları, olayın boyutlarını daha da derinleştirdi.
ABD İçinden Gelen Diğer Eleştiriler
Öte yandan, ABD Savunma Bakanlığı'nın eski Ortadoğu Danışmanı Jasmine El-Gamal da Başkan Donald Trump'ın saldırgan söylemlerinin, "çatışmayı sona erdirme konusundaki çaresizliğini gösterdiğini" bildirdi. Bu açıklama, ABD'nin bölgedeki politikalarına yönelik içeriden gelen eleştirilerin arttığını işaret ediyor.
ABD Senatosu'nda geçen yıl yaşanan farklı bir olayda da Guilbeau ve emekli yeşil bereli Yarbay Anthony Aguilar, komite üyelerini "soykırıma ortak olmakla" suçlamıştı. İkili, bu açıklamalarının ardından gözaltına alınmıştı.
Guilbeau'nun itirafları, uluslararası hukuk ve insan hakları bağlamında ciddi soruları gündeme getiriyor. Olayın aydınlatılması için bağımsız bir soruşturma talepleri artarken, Washington yönetiminin bu konuda nasıl bir adım atacağı merakla bekleniyor.



