İsrail, İranlı Üst Düzey Yetkili Ali Laricani'nin Öldürüldüğünü İddia Etti
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların 18. gününde, İsrail ordusu önemli bir iddiada bulundu. İsrail, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin düzenlenen operasyonlarda öldürüldüğünü açıkladı. İran tarafı ise bu iddialara karşılık olarak Laricani'ye ait el yazısı bir notu kamuoyuyla paylaştı.
Laricani'nin İran'daki Rolü ve Önemi
Ali Laricani, İran'ın siyasi ve güvenlik yapısında uzun yıllardır etkili bir isim olarak biliniyor. Dini lider Ali Hamaney'in ölümünün ardından oğlu Mücteba Hamaney'in yeni dini lider seçilmesiyle birlikte, Laricani Tahran'ın güvenlik yapılanmasında yeniden merkezi bir rol üstlendi. Laricani, yargı erki başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf gibi isimlerle birlikte yeni liderin yakın çevresinin önemli bir parçası olarak görülüyor.
Laricani'nin Kariyeri ve Gücünün Kaynağı
67 yaşındaki Ali Laricani, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri olarak görev yapıyor. Devrim Muhafızları'nda eski bir komutan olan Laricani, İran-Irak Savaşı sırasında bu yapının genelkurmay başkanlığını yürüttü. Son dönemde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan yerine Hamaney adına Rusya, Çin ve Körfez Arap ülkeleriyle ilişkileri yönetme görevini üstlendi. Ayrıca, Hizbullah ve diğer Şii vekil güçlerin İsrail'i caydırmada başarısız olması üzerine, Lübnan ve Yemen ile ilişkileri yönetme sorumluluğu da Laricani'ye verildi.
ABD ile Gerilim ve Yaptırımlar
Laricani, Tahran ile Washington arasında tırmanan gerilimde de merkezi bir figür haline geldi. ABD eski Başkanı Donald Trump, Laricani'nin tehditlerini küçümseyerek onun kim olduğunu bilmediğini söylemişti. Laricani ise daha önce ABD-İsrail saldırıları nedeniyle Trump'ın "bedel ödemesi gerektiğini" ifade etmiş ve Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından İran'ın ABD başkanını "rahat bırakmayacağı" uyarısında bulunmuştu. İran'da 2025 sonunda başlayan protestolardaki rolü nedeniyle Laricani, Trump yönetimi tarafından yaptırım listesine alındı.
Geçmiş Görevleri ve Aile Geçmişi
Ali Laricani, 2005-2007 yılları arasında Mahmud Ahmedinejad döneminde Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri olarak görev yaptı ve İran'ın nükleer dosyasını yönetti. Ahmedinejad ile yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle görevden ayrıldı, ancak 5 Ağustos 2025'te yeniden bu göreve döndü. 2008-2020 yılları arasında 12 yıl boyunca İran Meclis Başkanı olarak çalışan Laricani, dünya güçleriyle yürütülen nükleer müzakerelerde kilit rol oynadı ve 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın (JCPOA) önemli aktörlerinden biri oldu.
Laricani, köklü bir dini aileden geliyor. Babası üst düzey bir din adamıydı, kayınpederi Morteza Mutahhari ise devrim teorisyenlerinden biri ve Ayetullah Humeyni'ye yakın bir isimdi. Kardeşi Sadık Laricani de 10 yıl boyunca yargı erkinin başında bulundu. Laricani'nin felsefe alanında doktora derecesi bulunuyor ve çalışmaları Immanuel Kant üzerine yoğunlaşıyor. Ailesinin birçok üyesi Batı'da yaşıyor, bunlar arasında İngiltere'de üniversite profesörü olan bir yeğeni ve ABD'de ders vermiş bir kızı da yer alıyor.
Son Gelişmeler ve İran'ın Tepkisi
İsrail'in Laricani'nin öldürüldüğü iddiasına karşılık İran, Laricani'ye ait el yazısı bir not paylaşarak duruma ilişkin resmi bir açıklama yapmaktan kaçındı. Bu notun içeriği henüz tam olarak açıklanmazken, İran medyası Laricani'nin aktif görevde olduğuna dair dolaylı mesajlar veriyor. ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaların 18. gününde yaşanan bu gelişme, bölgedeki gerilimi daha da artırabilecek bir potansiyele sahip.
Laricani, 2025 Haziran ayında bir televizyon röportajında İsrail ile yaşanan 12 günlük çatışmaya atıfta bulunarak, "İsrailliler savaş sırasında beni aradı ve ülkeyi terk etmem için 12 saat süre verdi, aksi halde öldürüleceğimi söylediler" ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklama, onun İsrail ile olan gerilimli ilişkisini bir kez daha gözler önüne sermişti.
