Trump'tan İran'a abluka kararı
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik ablukanın uzatılması talimatı verdiği iddia edildi. The Wall Street Journal'ın ABD'li yetkililere dayandırdığı habere göre Trump, son toplantılarda İran limanlarına giden ve buralardan çıkan nakliyatı engelleyerek ülkenin ekonomisini ve petrol ihracatını baskı altında tutmaya devam etme kararı aldı. Yetkililer, Trump'ın bombardımanı yeniden başlatma ya da çatışmadan çekilme seçeneklerini ablukayı sürdürmekten daha riskli bulduğunu belirtti.
Trump: İran kendini toparlamıyor
Trump sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İran kendini toparlayamıyor. Nükleer olmayan bir anlaşmayı nasıl imzalayacaklarını bilmiyorlar. Yakında daha akıllı davranmaları gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Körfez ülkelerinde hazırlık
Körfez ülkeleri de güvenlik önlemlerini artırıyor. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), üye ülkeler arasındaki askeri entegrasyonu güçlendirme kararı alırken, balistik füze ve insansız hava araçlarına karşı erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesine hız verildi. Bölgedeki askeri hareketlilik ise karşılıklı misillemelerle devam ediyor. ABD ordusu, 13 Nisan'dan bu yana Umman Körfezi'nde İran bağlantılı en az 39 geminin rotasını değiştirdiğini ve Hint Okyanusu'nda iki petrol tankerine el koyduğunu duyurdu. Tahran yönetimi ise bu adımlara Hürmüz Boğazı'nı tüm gemilere kapattığını ilan ederek ve iki yabancı ticari gemiyi ele geçirerek yanıt verdi.
Ateşkese rağmen boğaz kapalı
Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine kapanması, uluslararası piyasalarda ciddi yankılar uyandırıyor. Birleşmiş Milletler küresel bir gıda krizinin tetiklenebileceği ve milyonlarca insanın açlık ile yoksulluk tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceği konusunda uyarıda bulunurken, Uluslararası Denizcilik Örgütü verilerine göre şu an Körfez sularında yaklaşık iki bin gemi ve yirmi bin civarında denizci mahsur kalmış durumda.
Diplomatik çabalar sonuçsuz
Diplomatik çabalar da sonuçsuz kalmaya devam ediyor. 8 Nisan'da ABD ve İran arasında sağlanan ateşkes anlaşmasına rağmen Tahran, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını gerekçe göstererek boğazı kapalı tutmayı sürdürdü. 13 Nisan'da Pakistan'da gerçekleştirilen barış görüşmelerinde anlaşma sağlanamazken, ABD kendi ablukasını devreye sokarak İran limanlarına giriş ve çıkış yapan tüm gemileri hedef almaya başladı. Sürecin başlarına dönüldüğünde ise, ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü harekatın ilk günlerinde, 4 Mart tarihinde İran Devrim Muhafızları Ordusu boğazın tam kontrolünü ele geçirdiğini duyurmuştu. Kritik su yolunun dünyaya açık ancak düşmanlarına kapalı olduğunu ilan eden İran, fiilen bir "geçiş gişesi" oluşturulduğu, gemilerin izin alması ve bazı durumlarda Çin yuanı cinsinden ücret ödemesi gerektiği ifade edildi.



