GÖKBEY İçin Tarihi Adım: Türkiye İlk Yerli Sivil Sertifikasyonunu Alıyor
GÖKBEY İçin Tarihi Adım: İlk Yerli Sivil Sertifikasyon

Türkiye Havacılık Tarihinde Çığır Açan Gelişme: GÖKBEY Sivil Sertifikasyon Alıyor

Türkiye, havacılık tarihinde kritik bir eşiği daha aşarak, tamamen yerli imkanlarla geliştirilen genel maksat helikopteri GÖKBEY için ilk sivil sertifikasyonunu almak üzere. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından yürütülen bu süreç, savunma sanayisindeki teknolojik birikimin sivil havacılığa aktarılmasında bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçiyor.

Tarihi Açıklama: "Bu Ayın Sonunda Sertifikasyon Alınacak"

TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Hacettepe Üniversitesi'nde düzenlenen "Kamp'üss" etkinliğinde yaptığı konuşmada, "GÖKBEY, başlangıçta sivil olarak tasarlandı ve sivil sertifikasyonu, bu ay içerisinde tamamladık. Bu ayın sonunda Türkiye, ilk defa kendi yaptığı bir helikopterine kendi bünyesinde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından sivil sertifikasyon alacak" dedi.

Demiroğlu, GÖKBEY'in sivil versiyonu hakkında şu önemli bilgileri paylaştı:

  • Sertifikasyon sürecinin bu ay içinde tamamlandığını teyit etti.
  • Sertifikasyonun ardından 3-4 ay içinde hava ambulans helikopteri için sertifikasyon alınacağını açıkladı.
  • Bu yıl sonunda 3 adet GÖKBEY helikopterinin Sağlık Bakanlığı'na ambulans olarak teslim edileceğini duyurdu.

Bağımsızlık Yolculuğunun Somut Nişanesi

Demiroğlu, Türkiye'nin havacılık tarihinin 1911 yılına dayanan köklü bir geçmişi olduğunu hatırlatarak, 1930 ve 1940'lı yıllarda Türkiye'nin havacılık seviyesinin İngiltere ve ABD ile rekabet edebilir düzeyde olduğunu vurguladı. Ancak İkinci Dünya Savaşı sonrası Marshall Yardımları ile bu sürecin sekteye uğratıldığını ifade etti.

"Bize o dönemde 'Siz uçak yapmayı bırakın, traktör yapın, uçak ihtiyacınızı biz karşılarız' dediler. Maalesef o dönemki yöneticilerimiz de bu durumu kabul etti" diyen Demiroğlu, 1964 Kıbrıs olayları ve 1974 ambargosunun "Kendi uçağımızı kendimiz yapamazsak, bağımsız olamayız" gerçeğini gösterdiğini belirtti.

TUSAŞ'ın Büyüme Hikayesi ve Küresel Projeler

Demiroğlu, TUSAŞ'ın 1973 yılında iki küçük kulübede başlayan yolculuğunun bugün 4 milyon metrekarelik devasa bir tesise ulaştığını kaydetti. Kurumun bugün KAAN, HÜRJET, ANKA, AKSUNGUR ve ATAK-2 gibi dünya çapında projeler ürettiğini vurguladı.

Yerli platformların gördüğü ilgiye de değinen Demiroğlu, "Bugün Ankara'da Anıtkabir'den sonra en çok ziyaret edilen yer TUSAŞ'tır. Gelen yabancı heyetler, bu kadar farklı platformun aynı çatı altında bizim insanımız ve imkanlarımızla yapıldığını görünce hayranlıklarını gizleyemiyorlar" ifadelerini kullandı.

Yangın Söndürme Helikopteri ve İspanya İhracatı

Demiroğlu, Orman Genel Müdürlüğü için geliştirilen ve 4 ton su taşıma kapasitesine sahip 10 tonluk yangın söndürme helikopterinin 2028 yılında teslimatlarının başlayacağını duyurdu.

İspanya ile yürütülen HÜRJET görüşmelerine de değinen Demiroğlu, "İspanya'ya satılacak 30 uçak ama 45'e çıkma potansiyeli var. Büyük başarı" dedi. Motor teknolojilerinin savunma sanayisindeki en zorlu alan olduğunu belirten Demiroğlu, kendi motorlarını geliştirme çalışmalarının yoğun bir şekilde sürdüğünü ifade etti.

Dördüncü Nesil Üniversite Modeli ve Yetkin Mühendisler

Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran ise üniversitelerin toplumsal kalkınmada dönüştürücü rolü olduğunu belirterek, "dördüncü nesil" üniversite modelinden bahsetti. Bu modelin daha proaktif ve lider bir pozisyonda olduğunu dile getiren Güran, tüm çalışmaların toplumun ve coğrafyanın sorunlarını çözmek üzere inşa edildiğini söyledi.

Güran, teknolojik dönüşümün en önemli dinamiklerinden birinin savunma sanayisi olduğunu kaydederek, TUSAŞ'ın yürüttüğü çalışmaların ilham verici olduğunu ifade etti. Hedeflerinin TUSAŞ gibi stratejik kurumlarda görev alabilecek yetkinlikte mühendisler yetiştirmek olduğunu vurguladı.

2021 yılından itibaren TEKNOFEST'in kurumsal paydaşı olduklarını hatırlatan Güran, öğrencilerin bireysel çabalarını kurumsal bir destek mekanizmasına dönüştürdüklerini belirtti. Öğrencilerin inisiyatifiyle kurulan "Hacettepe TEKNOFEST Öğrenci Topluluğu"nun süreci daha sistematik hale getireceğine inandığını ifade etti.