Fransız Çimento Devi Lafarge Terör Finansmanından Mahkum Edildi
Fransa'nın başkenti Paris'teki Ceza Mahkemesi, tarihi bir karara imza attı. Fransız çimento devi Lafarge, aralarında DEAŞ'ın da bulunduğu terör örgütlerine ödeme yaparak terörün finansmanını sağlamaktan suçlu bulundu. Bu karar, Fransa'da bir şirketin ilk kez "terör finansmanı" suçlamasıyla mahkum edilmesi anlamına geliyor.
Suriye'deki Faaliyetler ve Ödemeler
Dava, Lafarge'ın Suriye'deki iç savaşın en şiddetli dönemi olan 2013-2014 yıllarında, Celabiye'deki çimento fabrikasını çalışır durumda tutmak için yaptığı ödemeleri konu alıyor. Mahkeme, şirketin DEAŞ ve El Kaide bağlantılı gruplara toplamda 5,59 milyon euro ödeme yaptığını tespit etti. Bu ödemelerle, çalışanların ve malların güvenli geçişi sağlanırken, örgütlerin kontrolündeki bölgelerden hammadde temin edildiği belirtildi.
Hakim Isabelle Prevost-Desprez, karar açıklamasında çarpıcı ifadeler kullandı. Prevost-Desprez, "Terör örgütünün finanse edilmesindeki tek amaç, fabrikanın ekonomik nedenlerle çalışmasını sürdürmekti" dedi ve şirketin DEAŞ ile "gerçek bir ticari ortaklık" kurduğunu vurguladı. Mahkeme, Lafarge'ın savaş ortamında Suriye'de kalmayı bilinçli bir şekilde tercih ettiğine kanaat getirdi.
Ağır Hapis ve Para Cezaları
Mahkeme, şirket yöneticileri için ağır hapis cezalarına hükmetti. Eski CEO Bruno Lafont 6 yıl, eski Genel Müdür Yardımcısı Christian Herrault 5 yıl hapis cezası aldı. Diğer eski yöneticiler ise 18 ay ile 7 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. Lafarge şirketine ise 1 milyar 125 milyon euro para cezası verildi. Ayrıca, şirketin dört eski yöneticiyle birlikte 4,57 milyon euroluk gümrük cezasını müştereken ödemesi kararlaştırıldı.
Savunma ve İtiraz Kararı
Savunma tarafı, ödemelerin terör örgütlerine destek amacı taşımadığını, çalışanların güvenliği ve bölgedeki kaotik şartlar nedeniyle bu yola başvurulduğunu savundu. Christian Herrault duruşmada, "Ellerimizi yıkayıp çıkabilirdik ama o zaman fabrikanın çalışanları ne olacaktı? İki kötü seçenek arasında, en kötüsü ile daha az kötü olanı arasında seçim yapmak zorunda kaldık" ifadelerini kullandı.
Bruno Lafont'un avukatları ise karara itiraz edeceklerini açıkladı. Şirketin Suriye iştirakini bir dönem yöneten Bruno Pescheux, "Savaşın uzun sürmeyeceğine dair bir inanç vardı. Bunu anlamadan bazı kararları anlamak mümkün değil. Bu kriz bir tüneldi. Herkes bunun kısa süreceğini, ışığın görüneceğini söylüyordu. Ama ışık hiç gelmedi" diyerek dönemin zorlu koşullarına dikkat çekti.
Lafarge Davasının Arka Planı
Lafarge'ın Suriye'nin kuzeyindeki Celabiye'de 2010'da üretime başlayan fabrikası, 2013 ile Eylül 2014 arasında iç savaşa rağmen faaliyetlerini sürdürdü. Fabrika, DEAŞ'ın ilerleyişi karşısında 18 Eylül 2014'te tahliye edildi ve ertesi gün DEAŞ'ın eline geçti. Şirket hakkında hem ABD hem de Fransa'da davalar açıldı.
Lafarge, 18 Eylül 2022'de ABD'nin New York şehrindeki Brooklyn Federal Mahkemesi'nde görülen davada, Suriye'deki fabrikasını çalışır halde tutmak için DEAŞ'a ödeme yaptığı suçunu kabul etmiş ve 777,8 milyon dolar para cezası ödeyeceğini açıklamıştı. Bu, bir şirketin ABD'de bir terör örgütüne maddi destek sağlama suçlamalarını ilk kez kabul etmesi anlamına geliyordu.
Fransa'daki dava ise bir şirketin ülkede terörün finansmanı suçlamasıyla yargılanıp mahkum edildiği ilk dava olarak kayıtlara geçti. Davaya, 13 Kasım 2015'teki Paris terör saldırılarının bazı mağdurları da müdahil oldu. Mağdurlar, Lafarge'ın Fransa'yı hedef alan terör saldırılarına giden zincirin halkalarından biri olduğunu savundu. Ayrıca, DEAŞ'ın düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden ABD'li 3 askerin ailesi de Lafarge'a dava açmıştı.



