Suriye'de Tarihi Mutabakat: Toprak Bütünlüğü ve İstikrar Yolunda Kritik Adım
Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında dün varılan tarihi mutabakat, ülkenin toprak bütünlüğü ve istikrarı açısından son derece önemli bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Bu kapsamlı anlaşma, Şam yönetimi ile terör örgütü YPG arasında ateşkes ve kademeli entegrasyonu öngörüyor, böylece Suriye'nin hiçbir bölgesi artık merkezi hükümetin kontrolü dışında kalmayacak.
Mutabakatın Ana Hatları ve Uygulama Süreci
Suriye devlet televizyonu tarafından duyurulan mutabakata göre, temas hatlarından askeri güçlerin çekilmesi ve istikrarın güçlendirilmesi amacıyla İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçlerinin, Haseke ve Kamışlı şehir merkezlerine girmesi konusunda anlaşmaya varıldı. Ayrıca, bölgedeki güvenlik güçlerinin entegrasyon süreci başlatılacak ve YPG'ye bağlı üç tugayı içeren bir askeri tümen oluşturulacak. Bu adımlar, Suriye'nin kuzeydoğusu dahil tüm topraklarının merkezi yönetime bağlanmasını sağlayacak.
Haritadaki Değişim ve Enerji Kaynaklarının Yönetimi
Suriye haritasındaki sarı bölge olarak bilinen SDG kontrolündeki alanlar fiilen ortadan kalkıyor. Enerji kaynakları, sınır kapıları ve güvenlik yapıları artık tek elden Şam'dan yönetilecek. Bu durum, ülkenin ekonomik ve stratejik kaynaklarının daha etkin bir şekilde kullanılmasına olanak tanıyacak.
Türkiye'nin Rolü ve Bölgesel Etkiler
Suriye'de yaşanan bu olumlu gelişmeler, PKK/YPG'nin Suriye'deki varlığının sona ermesi anlamına geliyor. Bu da Türkiye'nin sınır güvenliği ve terörle mücadele kapasitesini önemli ölçüde güçlendirecek, aynı zamanda bölgesel barışa katkı sağlayacak. Uygulamada karşılaşılabilecek sorunların çözümü için Türkiye, sahada aktif rol üstlenmeye devam edecek.
Askeri ve İdari Entegrasyonun Detayları
Suriye Enformasyon Bakanı Hamza el-Mustafa, mutabakat sonrası yaptığı açıklamada, ülkedeki tüm bölgelerin hükümetin kontrolünde olacağını belirtti. Anlaşmanın ana maddeleri şunları içeriyor:
- Ateşkesin kalıcı olarak sağlanması ve askeri güçlerin temas hatlarından çekilmesi,
- Enerji kaynakları, sınır kapıları ve güvenlik yapılarının Şam yönetimi tarafından tek elden yönetilmesi,
- Bölgedeki güvenlik güçlerinin entegrasyon sürecinin başlatılması,
- SDG unsurlarının Suriye Savunma Bakanlığı'na bireysel katılımı ve askeri entegrasyonun başlatılması,
- Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde Kobani tugayı oluşturulması,
- Özerk yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu ve mevcut sivil personelin kadroya alınması,
- Kürt halkının sivil, medeni ve eğitim haklarının düzenlenmesi ve garanti altına alınması.
Bölgesel İstikrar ve Geri Dönüşler
Bu mutabakat, bölgesel istikrarı güçlendirecek ve terör örgütlerinin hareket alanını ortadan kaldıracak. Ayrıca, Suriyeli olmayan unsurların ülkeden çıkarılması planlanıyor. Suriye'nin yeniden inşası, mültecilerin geri dönüşü ve bölgesel barış için tarihi bir fırsat niteliğindeki bu anlaşma, yerinden edilenlerin güvenli dönüşünü de sağlayacak.
Uluslararası Tepkiler ve Gelecek Perspektifi
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, anlaşmayı "Suriye'nin ulusal uzlaşma, birlik ve kalıcı istikrara doğru yolculuğunda derin ve tarihi bir dönüm noktası" olarak tanımladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sıklıkla vurguladığı "terörsüz bölge" hedefi için bu mutabakat, kritik bir adım olarak görülüyor ve terörsüz Türkiye sürecine doğrudan olumlu yansıyacaktır.