Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte Marmara Denizi'nde müsilaj kâbusunun geri dönüp dönmeyeceği merak konusu oldu. Yıllardır müsilaj üzerine önemli çalışmalar yürüten ve Marmara'da bizzat dalışlar gerçekleştiren Prof. Dr. Mustafa Sarı, denizdeki son durumu değerlendirdi.
Prof. Sarı: Şimdilik müsilaj değil
Prof. Dr. Mustafa Sarı, 10 Nisan'dan itibaren Tekirdağ kıyıları başta olmak üzere Marmara'nın farklı bölgelerinde suda renklenmeler görüldüğünü belirtti. Kıyıda pas renginde, koyu yeşil veya sarımtırak, bazen de yüzeyde kremsi formda ortaya çıkan oluşumların şimdilik müsilaj olmadığını ifade etti.
Sarı, kış boyunca kirlilik ve doğal süreçlerle biriken azot ve fosforun, deniz suyu sıcaklıklarının artmasıyla bazı alg gruplarının aşırı çoğalmasına neden olduğunu söyledi. Bugünlerde Marmara kıyılarında karşılaşılan durumun birinci nedeninin redtide veya kızıl gelgit olarak adlandırılan bu olay olduğunu vurguladı.
Polen birikmesi renk değişimine yol açıyor
İkinci nedenin ise yağışlar ve rüzgarla taşınan polenlerin kıyısal alanlarda birikmesi olduğunu belirten Sarı, polen birikmesinin daha çok turuncu renklerin hakim olduğu bir görüntüye yol açtığını aktardı. Nisan ayının ilk iki haftası boyunca tüm Marmara kıyısal alanında yapılan örnekleme, ölçüm ve dalışlarda şimdilik müsilaja rastlanmadığını ancak görüş mesafesinin çok düşük ve alg artışının çok yüksek olduğunu kaydetti.
Müsilaj riski devam ediyor
Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara'nın kirlilik yükü azalmadığı sürece müsilaj riskinin her zaman var olduğunun altını çizdi. Su sıcaklığı artışını takiben yeni bir müsilaj oluşumunun ortaya çıkabileceği uyarısında bulunan Sarı, "Lütfen Marmara Denizi'ni atık çukuru olarak kullanmaktan vazgeçelim" çağrısı yaptı.



