AB ve Hindistan 19 Yıllık Müzakereleri ABD-Çin Baskısıyla Sonuçlandırdı
ABD'nin devamlı gümrük vergisi baskısı ve Çin'in küresel ticaretteki artan hakimiyeti, Avrupa Birliği (AB) ile Hindistan'ı yaklaşık 19 yıldır süren zorlu serbest ticaret anlaşması (STA) müzakerelerini sonuçlandırmaya itti. Yeni Delhi'de 27 Ocak 2026 tarihinde düzenlenen 16. Avrupa Birliği-Hindistan Zirvesi'nde duyurulan anlaşma, küresel ekonomik üretimin yaklaşık dörtte birini kapsıyor ve tarihi bir adım olarak nitelendiriliyor.
Korumacılığa Karşı Stratejik Bir Adım
Anlaşma, ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci döneminde uyguladığı yüksek tarifelere karşı stratejik bir hamle olarak değerlendirildi. Hindistan Başbakanı Narendra Modi, bu anlaşmanın ülkesinde ve Avrupa'da yaklaşık 2 milyar kişi için devasa fırsatlar sunacağını belirterek, "Bu sadece bir ticaret anlaşması değil, ortak refah için yeni bir yol haritasıdır." ifadesini kullandı.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise anlaşmanın kurallara dayalı işbirliğinin hala büyük sonuçlar verdiğine dair dünyaya güçlü bir mesaj olduğunu vurguladı. Von der Leyen, "AB ve Hindistan bugün tarihe geçerek dünyanın en büyük demokrasileri arasındaki ortaklığı derinleştiriyor. Her iki tarafın da ekonomik olarak kazanacağı 2 milyar kişilik bir serbest ticaret bölgesi oluşturuyoruz." dedi.
Kapsamlı Tarife İndirimleri ve Sektörel Detaylar
Anlaşma kapsamında AB menşeli malların yüzde 96,6'sında gümrük vergileri tamamen kaldırılacak veya sembolik seviyelere çekilecek. Bu düzenlemelerle ilgili önemli başlıklar şöyle:
- Otomotiv sektöründe Hindistan pazarındaki en büyük engel olan yüzde 110'luk gümrük vergisi kademeli olarak yüzde 10'a düşürülecek. Yerli üreticiyi korumak amacıyla yıllık 250 bin araçlık kota uygulanacak.
- Makine ve kimyasallarda mevcut yüzde 44'e varan vergiler büyük ölçüde kaldırılacak, kalan kısım 10 yıl içinde sıfırlanacak.
- Avrupa şaraplarında yüzde 150 olan vergi yüzde 20'ye, birada yüzde 50 olan vergi düşürülecek. Zeytinyağı vergisi ise 5 yıllık süreçte tamamen sıfırlanacak.
- Uçak ve uzay araçlarında vergiler 10 yıl içinde (çoğu kalemde 5 yılda) sıfıra indirilecek.
AB'nin tarım ve gıda ürünleri ihracatına uygulanan ortalama yüzde 36'nın üzerindeki gümrük vergileri de anlaşmayla birlikte kaldırılacak. Ancak hassas tarım sektörleri korunacak; sığır eti, tavuk eti, pirinç ve şeker gibi ürünler anlaşma dışında tutulacak.
Ekonomik ve Sosyal Etkiler
Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsünün (IfW) analizine göre anlaşmanın, her iki tarafın GSYH'sini yıllık bazda yüzde 0,13 artırması bekleniyor. 2024-2025 döneminde 136 milyar doları aşan ikili ticaret hacminin 2030'a kadar 200 milyar dolar barajını aşması hedefleniyor.
Anlaşmanın sosyal ayağını oluşturan "mobilite çerçeve anlaşması" ise Avrupa'daki iş gücü krizine çözüm sunmayı amaçlıyor. Başta Almanya olmak üzere iş gücü açığı yaşayan AB ülkelerine Hintli uzmanların göçünün kolaylaştırılması planlanıyor.
Jeopolitik Arka Plan ve Süreç
19 yıllık müzakerelerin sonuçlanmasında, ABD'nin Hindistan'a yönelik gümrük vergisi tehditleri ile Pekin'in tedarik zincirindeki baskın rolü belirleyici oldu. Analistler, Trump'ın ikinci döneminde uyguladığı yüzde 50'ye varan cezai tarifelerin süreci hızlandırdığını belirtiyor.
AB ile Hindistan arasındaki ticaret görüşmeleri ilk olarak 2007'de başlatılmış, tarafların aşırı iddialı hedefleri nedeniyle 2013'te durmuştu. 2022'de yeniden başlayan süreç, 2025 başlarında ABD'deki siyasi iklim değişikliğiyle ivme kazandı.
Avrupalı yetkililer, geçmişteki hatayı tekrarlamamak için tam piyasa liberalizasyonu taleplerinden feragat ederek sınırlı tarife indirimlerini kabul etti. Bu durum, "her şeye rağmen anlaşma sağlama" stratejisinin bir parçası olarak yorumlandı.
Ek Güvenlik ve Altyapı İşbirliği
Zirvede ayrıca AB ve Hindistan arasında yeni bir güvenlik ve savunma ortaklığı kurulması kararlaştırıldı. Bu işbirliğiyle AB'nin, Hindistan'ın Rusya ile geleneksel askeri ortaklığını gevşetmeyi hedeflediği ifade edildi.
Öte yandan, Çin'in "Kuşak ve Yol" girişimine alternatif olarak görülen altyapı projelerinin hızlandırılması konusunda da mutabık kalındığı duyuruldu.
Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için gelecek 5-6 ay içinde yasal incelemelerin tamamlanması ve Avrupa Parlamentosu'nun onayı gerekiyor. Tam kapasiteyle uygulanmaya 2026 yılı sonunda başlanması hedefleniyor.