Yapay Zeka Eğitimde Devrim mi Risk mi? Öğrenme Süreçleri Derinden Etkileniyor
ABD merkezli teknoloji şirketlerinin öncülüğünde, yapay zekanın eğitim sistemlerine entegrasyonu hız kazanıyor. Bu dönüşüm, öğrenme süreçleri ile öğrencilerin dikkat, düşünme ve sosyalleşme becerilerine etkileri konusunda yoğun tartışmaları beraberinde getiriyor. Dünya genelinde atılan adımlar, eğitimde yapay zeka kullanımının yaygınlaştığını gösterirken, uzmanlar kontrolsüz uygulamaların risklerine dikkat çekiyor.
Küresel Çapta Yapay Zeka Hamleleri Hız Kesmiyor
2025 Kasım başlarında Microsoft, Birleşik Arap Emirlikleri'nde 200 binden fazla öğrenci ve eğitimciye yapay zeka araçları ve eğitim desteği sağlayacağını duyurdu. Bu açıklamadan kısa süre sonra Kazakistan'da bir finans şirketi, OpenAI ile anlaşarak 165 bin eğitimciye yönelik ChatGPT Edu hizmetini devreye alacağını açıkladı.
ABD'nin Florida eyaletinde ise Miami-Dade County Devlet Okulları, Google'ın Gemini sohbet botunu 100 binden fazla lise öğrencisi için kullanıma açarken, Broward County Devlet Okulları da Microsoft'un Copilot aracını binlerce öğretmen ve idari personelin hizmetine sundu.
ABD Dışındaki Ülkelerde de Benzer Adımlar Atılıyor
ABD'li milyarder Elon Musk'ın sahibi olduğu xAI şirketi, El Salvador'daki binlerce okulda bir milyondan fazla öğrenci için Grok tabanlı yapay zeka öğretmen sistemini geliştireceğini duyurdu. Microsoft, Tayland Eğitim Bakanlığı ile işbirliği yaparak yüz binlerce öğrenciye ücretsiz yapay zeka dersleri sunarken, 150 bin öğretmene de yapay zeka eğitimi vereceğini açıkladı.
OpenAI da Hindistan'daki devlet okullarında görev yapan öğretmenlere ChatGPT'ye erişim sağlamayı taahhüt etti. Teknoloji şirketleri ve bazı eğitim yöneticileri, yapay zeka sohbet botlarının öğretmenlerin iş yükünü azaltabileceğini, ders içeriklerini kişiselleştirebileceğini ve öğrencileri yapay zeka odaklı ekonomiye hazırlayabileceğini savunuyor.
Araştırma: Yapay Zeka Botları Eleştirel Düşünceyi Zayıflatabilir
Buna karşın, yapay zekanın kontrolsüz kullanımının öğrencilerin gelişimi açısından riskler barındırdığına dair uyarılar da artıyor. Microsoft ve Carnegie Mellon Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmaya ilişkin 2025 Nisan'da yayımlanan sonuç belgesine göre, yaygın kullanılan yapay zeka sohbet botlarının eleştirel düşünme becerilerini zayıflatabileceği sonucuna ulaşıldı.
Araştırmaya göre, yapay zeka araçlarına duyulan güven arttıkça kullanıcıların problem çözme, analiz ve değerlendirme gibi üst düzey bilişsel süreçlere daha az başvurdukları gözlendi. Katılımcıların önemli bölümünün, yapay zeka destekli görevlerde zihinsel çabayı azalttığını ifade etmesi, öğrenme sürecinde "bilişsel tembellik" riskini gündeme getirdi.
Çalışmada ayrıca, yapay zekanın özellikle rutin ve düşük riskli görevlerde sorgulama ihtiyacını zayıflattığı, bunun da uzun vadede öğrencilerin bağımsız düşünme ve karar verme becerilerini olumsuz etkileyebileceği uyarısına yer verildi.
Geçmiş Uygulamaların Etkisizliği ve Öğretmenlerin Rolü
New York Times'ın 2 Ocak'ta yayımlanan haberinde uzmanlar, geçmişte teknoloji odaklı eğitim projelerinin beklenen sonuçları vermediğine dikkati çekiyor. "One Laptop per Child" (Her Çocuğa Bir Bilgisayar) programı kapsamında Peru'daki yüzlerce okulda yapılan akademik çalışmalarda, bilgisayar erişiminin öğrencilerin bilişsel becerileri ve akademik başarıları üzerinde anlamlı iyileşme sağlamadığı tespit edildi.
UNICEF Dijital Politika Uzmanı Steven Vosloo, NYT'ye konuyla ilgili değerlendirmesinde, "One Laptop per Child girişiminde kaynak israfı ve zayıf öğrenme çıktıları yaşandı. Rehbersiz yapay zeka kullanımı da öğrencileri ve öğretmenleri beceri kaybına sürükleyebilir." uyarısında bulundu.
ABD'nin New Jersey eyaletinin Jersey City şehrinde bulunan St. Peter's Üniversitesinin İngilizce Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Stephen Cicirelli, sınıflarda tablet, dizüstü bilgisayar ve yapay zeka destekli uygulamaların kullanımının, eğitimde beklenen faydayı sağlamadığını söyledi.
Cicirelli, "Öğretmenler, öğrencilere sadece ders anlatmaz. Yüz ifadelerini okumayı, ses tonundan neyin önemli olduğunu anlamayı, sosyal etkileşimi öğretir. Bunlar ekran üzerinden öğrenilemez." diyerek, özellikle küçük yaş gruplarında yüz yüze eğitimin vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
Asıl Eşitsizlik Yapay Zekaya Erişimde Değil
Cicirelli, eğitimde yapay zeka kullanımının eşitsizlik yaratıp yaratmayacağına ilişkin değerlendirmede bulunarak, yaygın kanının aksine asıl eşitsizliğin teknolojiye erişimi olmayanların aleyhine değil lehine olacağını savundu. ABD'de birçok teknoloji yöneticisinin çocuklarını teknolojisiz okullara gönderdiğini anlatan Cicirelli, "Yapay zeka ve ekran temelli eğitim, imkanı kısıtlı okullara sunulacak. Ayrıcalıklı kesimler ise internetten kopuk, öğretmen merkezli bir eğitim alacak." dedi.
Cicirelli, "Öğrenme, yavaş bir süreçtir, yapay zeka ise her şeyi hızlandırmak için tasarlandı." değerlendirmesinde bulunarak, yapay zekanın eğitimde zincir testeresine benzetilebileceğini belirtti. "Bir zincir testereyle ağaç kesebilirsiniz ama onunla hassas bir iş yapamazsınız. Yapay zekayı eğitime zorla uyarlamaya çalışıyoruz ama sonuçlar iyi olmayacak." ifadelerini kullandı.
Esas çözümün yapay zekayı daha iyi hale getirip öğrencilere nasıl yardımcı olunacağının araştırılması olduğunu ifade eden Cicirelli, "Belki de sorun aracın kendisindedir. Belki de araç, onların eğitim alamamasının nedenidir." görüşünü paylaştı.