MEB, Almanca Eğitim Veren Okullarda Türk Müfredatını Güçlendiriyor
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Almanca eğitim veren köklü okullarda Türk müfredatını güçlendirmeyi ve yönetimde daha fazla Türk yetkiliyi bulundurmayı hedefliyor. Bu kapsamlı değişiklik planı, yabancı etkisi yüksek okullarda devlet denetimini ve ulusal müfredatın ağırlığını artırmayı amaçlıyor.
Değişiklik Planının Detayları
MEB'in hazırladığı plan, bir dizi önemli maddeyi içeriyor:
- Almanca hazırlık süresinin azaltılması,
- Müfredatın daha sıkı denetlenmesi,
- Yabancı eğitim sisteminden devşirme programların müfredattan ayıklanması,
- Okul yönetimlerinde yerli denetimin artırılması.
Bu adımlar, Ankara tarafından "milli eğitimde egemenliğin tahkimi" olarak değerlendiriliyor. Ancak, Almanya gibi bazı çevrelerde bu değişiklikler rahatsızlık yaratmaya başladı.
Alman Basınından Tepkiler
Bakanlık hazırlıklarını sürdürürken, Alman basınında yayınlanan bir yazı doğrudan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i hedef aldı. Yazıda, "Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin İstanbul Erkek Lisesi'nin (İEL) sahip olduğu değeri düşürmek istiyor" ifadeleri kullanıldı.
Tekin'in beyin göçünden rahatsızlık duyduğu belirtilen yazıda, "2024 yılında 155 mezundan 146'sı yurt dışına gitmiştir. Bu durum özellikle ülkenin en zeki öğrencilerinin kaybı anlamına geldiği için can sıkıyor" denildi. Ayrıca, milli ve manevi değer ağırlıklı müfredattan duyulan rahatsızlık da açıkça dile getirildi.
Denetim ve Yasaklar
Almanya, bakanlığın söz konusu okullar üzerindeki denetiminden memnun değil. Metinde, "Son iki yıldır Türkiye’deki üç Alman büyükelçilik okulu ile iki Fransız lisesinin Türk veya çifte vatandaş öğrencileri kabul etmesi yasaklandı. İstanbul Erkek Lisesi gibi yoğun yabancı dil eğitimi veren kurumlar, ders kitaplarını inceleme için bakanlığa sunmak zorunda" ifadeleri yer aldı.
Mütekabiliyet Talebi ve Almanya'nın Tepkisi
Öte yandan, Bakan Tekin'in mütekabiliyet talebi de Almanya'da rahatsızlığa neden oldu. Berlin yönetimi, ‘Biz Türkiye'de istediğimizi yapalım ancak sizin taleplerinizi burada kabul etmeyelim’ şeklinde bir yaklaşım sergiliyor.
Metinde bu durum, "Yabancı dilde eğitim veren okullara yönelik baskının bir diğer nedeni de Türk hükümetinin karşılıklılık ilkesine yaptığı vurgu olarak öne çıkmaktadır. Ankara, Frankfurt, Berlin ve Köln'de kendi yurt dışı okullarını açma isteğini gündeme getirmektedir. Bu konu uzun yıllardır tartışılmaktadır. Ancak Almanya'daki eyalet yönetimleri, 'Erdoğan'ın Almanya'ya uzanan kolu' yönündeki endişeler nedeniyle bu girişime mesafeli yaklaşmaktadır" ifadeleriyle aktarılıyor.
İstanbul Erkek Lisesi'ndeki Olay
İstanbul Erkek Lisesi’nde yaşanan taciz olayında bakanlığın müdahale ederek müfettiş görevlendirmesinden duyulan rahatsızlık da öne çıkarıldı. Bu durum, MEB'in okullar üzerindeki denetim ve müdahale yetkisinin Almanya tarafından nasıl algılandığını gösteriyor.
MEB'in bu adımları, Türk eğitim sisteminde milli değerlerin güçlendirilmesi hedefiyle atılıyor. Ancak, uluslararası ilişkilerde gerilimlere yol açabilecek bu değişikliklerin sonuçları merakla bekleniyor.



