MSÜ Rektörü Afyoncu, Kırgızistan'da Türk Tarihinin Dönüm Noktalarını Anlattı
Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi (KTMÜ) tarafından düzenlenen Rektörlük Konferansları kapsamında, Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, öğrenciler ve akademisyenlerle bir araya geldi. Afyoncu, Türklerin Orta Asya'dan günümüze uzanan tarihsel gelişimini devlet geleneği, askeri örgütlenme, medeniyet tasavvuru ve kurumsal süreklilik ekseninde detaylı bir şekilde değerlendirdi.
Malazgirt Zaferi: Anadolu'nun Vatanlaşmasında Kritik Dönüm Noktası
Prof. Dr. Erhan Afyoncu, konuşmasında Anadolu'nun Türk yurdu haline geliş sürecine özel bir vurgu yaparak, Malazgirt Zaferi'ni bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Afyoncu, bu zaferin sadece askeri bir başarı olmadığını, aynı zamanda Anadolu'da uzun soluklu yerleşme, nüfus hareketliliği ve devletleşme sürecinin önünü açtığını belirtti. Anadolu Selçuklu Devleti ile birlikte Türklerin, bozkır kökenli siyasal birikimlerini yerleşik devlet tecrübesiyle bütünleştirdiğini ifade eden Afyoncu, bu dönemin Anadolu'nun hem coğrafi hem de kültürel anlamda kalıcı biçimde Türk yurdu haline gelmesinde belirleyici rol oynadığını vurguladı.
Türk Tarihi: Yeniden Yapılanmalar ve Süreklilikler Tarihi
Afyoncu, Türk tarihinin yalnızca fetihler ve savaşlarla açıklanamayacağını belirterek, Türklerin tarih sahnesindeki asıl belirleyici gücünün devlet kurma kabiliyeti, siyasi örgütlenme kapasitesi ve tarihsel devamlılık üretme yeteneği olduğunu söyledi. Türk tarihinin kopuşlar tarihinden çok, yeniden yapılanmalar ve süreklilikler tarihi olarak okunması gerektiğini dile getirdi. Orta Asya bozkırlarının Türk topluluklarının siyasal karakterini, savaş kapasitesini ve yaşam biçimini belirleyen temel coğrafi zemin olduğunu ifade eden Afyoncu, bu şartların Türklerde yüksek hareket kabiliyeti, dayanıklılık, disiplin ve hızlı karar alma becerisi geliştirdiğini anlattı.
Askeri Güç ve Devlet Aklı: Türk Yükselişinin İki Temel Dinamiği
Prof. Dr. Afyoncu, Türklerin tarih boyunca geniş coğrafyalarda etkili olmasında atlı savaş tekniklerinin belirleyici rol oynadığını vurguladı. Özellikle at üzerinde süratli hareket etme, ani baskın düzenleme, geri çekilme ve yeniden toparlanma gibi taktiklerin Türk topluluklarına savaş alanında büyük üstünlük sağladığını belirtti. Ancak, Türklerin yükselişinde askeri güç kadar devlet aklının da belirleyici olduğunu ifade eden Afyoncu, bu askeri yeteneğin farklı boy ve toplulukları ortak bir siyasal yapı altında birleştirme kapasitesini de beslediğini kaydetti.
İslamiyet'in Kabulü ve Türklerin Kurucu Rolü
Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak İslamiyet'in kabul sürecine dikkat çeken Afyoncu, bu gelişmenin Türk toplulukları açısından kapsamlı bir medeniyet dönüşümünü beraberinde getirdiğini söyledi. Karahanlılar, Gazneliler ve Büyük Selçuklular üzerinden Türklerin İslam dünyasındaki tarihsel rolünü değerlendiren Afyoncu, bu dönemde Türklerin artık sınır boylarında savaşan topluluklar olmanın ötesine geçerek, büyük siyasi merkezler inşa eden, geniş corafyalarda düzen kuran ve İslam dünyasının güvenliğini üstlenen başlıca aktörlerden biri haline geldiğini ifade etti.
Osmanlı'nın Büyümesinde Devlet Aklı ve Kurumsal İşleyiş
Osmanlı Devleti'nin tarihsel rolüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Afyoncu, Osmanlı'nın büyümesini fetihlerle sınırlı bir çerçevede ele almanın eksik bir okuma olacağını belirterek, imparatorluğun merkezi otoriteyi güçlendiren bürokratik yapı, düzenli mali sistem ve disiplinli askeri teşkilat üzerine kurulduğunu vurguladı. İmparatorluğun uzun süreli gücünün, sistemli idare anlayışı, kayıt kültürü ve mali denetim mekanizmaları sayesinde sürdürüldüğünü dile getirdi.
Türk Devletleri Arasındaki Dayanışma: Tarihsel Bir Zorunluluk
Türk devletleri arasındaki yakınlaşmanın tarihsel bir zorunluluk olduğuna işaret eden Afyoncu, ortak geçmişe sahip ülkelerin bugünü daha güçlü kurabilmesi için Türkiye, Kırgızistan, Kazakistan ve diğer Türk cumhuriyetleri arasındaki ilişkilerin kurumsal, kültürel ve akademik düzeyde daha ileri bir noktaya taşınması gerektiğini ifade etti. Türk dünyasının bugün 7 bağımsız devlet ve yaklaşık 250 milyonluk nüfusuyla geniş bir coğrafyada ortak tarih, kültür ve medeniyet bağları etrafında yeniden güç kazandığını vurgulayan Afyoncu, bu büyük potansiyelin geleceği şekillendirecek stratejik bir imkân sunduğunu söyledi.
KTMÜ Rektörü Ceylan: Tarih, Milletlerin Hafızasıdır
Rektörlük Konferansları kapsamında Prof. Dr. Erhan Afyoncu'yu öğrenciler ve akademisyenlerle buluşturan KTMÜ Rektörü Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, Türk tarihine yönelik ilginin ve tarih bilincinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Ziya Paşa'nın "Tarih en büyük siyaset muallimidir" sözünü hatırlatan Ceylan, Türk tarih yazımında yerli bakış açısının güçlenmesinin, ortak hafızanın yeniden inşası bakımından büyük önem taşıdığını belirtti.
Rektör Vekili İbrayev: Ziyaret, Akademik Bir Kazanım
Konferansın açılışında konuşan KTMÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Almaz İbrayev ise, Afyoncu'nun bilgi birikimi ve tarih alanındaki birikiminin Türk dünyasının ortak hafızasını anlamak açısından önemli bir katkı sunduğunu vurgulayarak bu ziyaretin KTMÜ açısından akademik ve kurumsal bakımdan değerli bir buluşma niteliği taşıdığını ifade etti.



