Küresel finans piyasalarında adeta bir "metal fırtınası" yaşanıyor. ABD'de açıklanan ve beklentilerin altında kalan enflasyon verileri, artan jeopolitik gerilimler ve Çin ekonomisinden gelen toparlanma sinyalleri bir araya gelerek değerli metalleri tarihi seviyelere taşıdı. Bu sıra dışı yükselişten en çok altın, gümüş ve kalay etkilendi.
Altın Zirve Yolunda: 5 Bin Dolar Hedefte
Güvenli liman yatırımlarının en gözde adresi olan altın, tüm zamanların en yüksek seviyesinin sadece 15 dolar altında işlem görüyor. Spot piyasada ons başına fiyat 4.630 dolara kadar yükseldi. Bu rakam, sarı metalin geçtiğimiz yıl yaklaşık yüzde 115 değer kazandığını gösteriyor. Piyasa analistleri, mevcut koşulların devam etmesi halinde altının önümüzdeki 3 ay içinde 5 bin dolar seviyesini test edebileceği ve güçlü performansını sürdürebileceği görüşünde.
Gümüş Tarih Yazdı: 90 Dolar Barajı Aşıldı
"Beyaz metal" olarak anılan gümüş ise dünkü işlemlerde tarihi bir rekor kırdı. Türkiye Gazetesi'nin aktardığı habere göre, gümüş fiyatları yüzde 3,6'ya varan bir yükselişle ilk kez 90 doların üzerine çıkarak yeni bir zirveye imza attı. Gümüşü bu kadar sert bir ralliye taşıyan temel etken, sanayi talebi ile güvenli liman arayışındaki yatırımcıların alımlarının birleşmesi oldu. Geçen yıl yaklaşık yüzde 145 değer kazanan gümüşün, önümüzdeki üç aylık dönemde 100 dolar seviyesine çıkması bekleniyor.
Piyasaları Ateşleyen Faktörler
Metallerin bu olağanüstü performansının arkasında birkaç önemli küresel gelişme yatıyor. İlk olarak, ABD'de enflasyonun beklentilerin altında kalması, Federal Rezerv'in (Fed) faiz indirimlerine daha erken başlayabileceği beklentisini güçlendirdi. Bu durum, faizsiz bir yatırım aracı olan altın ve diğer metallere olan ilgiyi artırıyor. İkinci önemli faktör, dünyanın çeşitli bölgelerinde jeopolitik risklerin tırmanması. Belirsizlik ortamı, yatırımcıları geleneksel güvenli liman varlıklara yönlendiriyor. Son olarak, dünyanın en büyük emtia tüketicilerinden Çin ekonomisinden gelen toparlanma beklentileri, sanayi metallerine olan talebin artacağı öngörüsünü besliyor.
Sonuç olarak, küresel ekonomik ve siyasi konjonktür, değerli metaller piyasasını adeta bir fırtınanın göbeğine yerleştirmiş durumda. Yatırımcılar, hem korunma hem de yüksek getiri arayışıyla altın ve gümüşe yöneliyor. Önümüzdeki dönemde, merkez bankalarının politikaları ve jeopolitik gelişmeler, metallerin bu tarihi yolculuğunun yönünü belirlemeye devam edecek.