Türkiye'nin Gizli Hazinesi: Yeraltında 6.500 Ton, Yastık Altında 8.000 Ton Altın
Türkiye'nin Gizli Altın Serveti: 14.500 Ton

Türkiye'nin Gizli Hazinesi: Yeraltında ve Yastık Altında Dev Altın Rezervleri

Altın fiyatlarının son dönemdeki sert yükselişiyle yatırımcıların odak noktası haline gelen bu değerli maden, Türkiye için adeta gizli bir servet anlamına geliyor. Altın Madencileri Derneği Başkanı Hasan Yücel, ülkenin hem yeraltında hem de yastık altında devasa altın rezervlerine sahip olduğunu açıklayarak, bu potansiyelin ekonomik dengeleri değiştirebilecek stratejik bir güç olduğunu vurguladı.

Yastık Altında Kişi Başı 100 Gram Altın

Küresel riskler nedeniyle yatırımcıların "güvenli liman" olarak tercih ettiği altın, Türk halkının da en sevdiği yatırım araçları arasında yer alıyor. Hasan Yücel, yastık altında kişi başına ortalama 100 gram altın bulunduğunu tahmin ettiklerini belirterek şunları söyledi:

"Türkiye çok şanslı çünkü hem yeraltında hem de yastık altında altını var. Tahminlere göre yastık altında 6 bin ila 8 bin ton altın bulunuyor. Ben 8 bin ton tarafındayım. Bu, kişi başı yaklaşık 100 gram altın demektir."

2.3 Trilyon Dolarlık Ekonomik Değer

Yücel, yeraltında keşfi yapılmış 6 bin 500 ton, yastık altında ise tahmini 8 bin ton altın olduğunu ifade ederken, bu rezervlerin toplamda 2.3 trilyon dolarlık bir ekonomik değere sahip olduğunu kaydetti. Bu büyüklük, Türkiye ekonomisi için önemli bir potansiyel anlamına geliyor.

Ekonomiyi Sıçratacak Stratejik Kaldıraç

Altın Madencileri Derneği Başkanı, 1990'lı yıllardaki projeksiyonların Türkiye'nin 6 bin 500 ton altın potansiyeline işaret ettiğini, bu miktarın bugünkü fiyatlarla 1 trilyon doların üzerinde bir değere karşılık geldiğini açıkladı. Risk sermayesiyle yapılan çalışmalarla bu potansiyelin 1.500–2.000 tonluk bölümünün rezerve dönüştürüldüğünü belirten Yücel, mevcut jeolojik veriler ve saha tecrübelerinin Türkiye'nin yeraltındaki altın varlığının 10 bin ton, gelişen teknolojilerle ise 12 bin tona kadar çıkabileceğini gösterdiğini vurguladı.

Yücel şöyle devam etti: "Bu büyüklük, yalnızca bir maden potansiyeli değil; doğru politikalar ve üretimle Türkiye'nin ekonomik dengelerini değiştirebilecek stratejik bir güç anlamına geliyor. Bu güç, Türkiye'yi ekonomik olarak sıçratacak bir kaldıraçtır."

Devletin Altından Kazancı Artıyor

Yeraltındaki keşfi yapılan 6 bin 500 ton altının 350 köprü, 1300 baraj, 2600 hastane, 1045 havalimanı, 3480 üniversite değerinde olduğunu anlatan Yücel, altın fiyatları arttıkça devlet hakkı oranlarının da yükseldiğine dikkat çekti. 2025'te 3.431 dolar/ons seviyesinde yüzde 19 olan devlet hakkının, 2026'da 4.501–4.800 dolar/ons aralığında yüzde 23'e, 5.000 dolar/ons seviyesinde ise yaklaşık yüzde 25'e çıktığını belirtti.

"Böylece altın fiyatındaki her artış, ek düzenlemeye gerek kalmadan kamunun gelirini doğrudan artırır" diyen Yücel, bu durumun devlet bütçesi için önemli bir katkı sağladığını ifade etti.

Yıllık Üretim ve Paylaşım

Türkiye'nin yıllık altın üretiminin 2025 itibarıyla sadece 28 ton seviyesinde olduğunu anlatan Hasan Yücel, bu üretimin yaklaşık yüzde 60'ının yerli şirketler, yüzde 40'ının ise yabancı sermayeli şirketler tarafından gerçekleştirildiğini açıkladı. Bu veriler, altın sektöründeki yerli ve yabancı paylaşımını net bir şekilde ortaya koyuyor.

Sonuç olarak, Türkiye'nin hem yeraltında hem de yastık altında saklı duran dev altın rezervleri, ülke ekonomisi için büyük bir fırsat penceresi açıyor. Doğru stratejiler ve yatırımlarla bu potansiyelin harekete geçirilmesi, Türkiye'nin ekonomik geleceğine önemli katkılar sağlayabilir.