Bakır Fiyatları Rekorlara Koşuyor: Arz Kısıtları ve Risk İştahıyla 12.800 Doları Aştı
Bakır fiyatları arz kısıtlarıyla rekorlara yaklaştı

Yeni yılın ilk işlem günlerinde bakır fiyatları, küresel piyasalarda yaşanan gelişmelerin etkisiyle sert bir yükseliş kaydetti. Arz tarafındaki kısıtlamalar ve yatırımcılardaki risk iştahının artması, bakırın değerini hızla yukarı taşıdı.

Londra Metal Borsası'nda Rekorlara Yakın Seviyeler

Londra Metal Borsası'nda (LME) işlem gören üç ay vadeli bakır kontratları, yaklaşık %3'lük bir artışla ton başına 12.800 dolar eşiğinin üzerine çıktı. Erken işlemlerde 12.878 dolara kadar yükselen kontratlar, gün içinde kazanımlarını koruyarak 12.805 dolar seviyelerinde dengelendi. Bu performans, bakır fiyatlarının tarihi zirvelere olan yakınlığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Arz Tarafındaki Sıkıntılar Fiyatları Nasıl Etkiliyor?

Piyasalardaki bu güçlü yükselişin arkasında iki temel faktör öne çıkıyor. İlki, ABD'nin olası yeni gümrük tarifelerine yönelik beklentiler. Bu durum, tüccarların olası ek maliyetlerden kaçınmak için ABD'ye yönelik sevkiyatları hızlandırmasına ve diğer bölgelerde arzın daralmasına yol açıyor.

İkinci ve belki de daha kritik olan faktör ise doğrudan üretimden kaynaklanıyor. Dünyanın en büyük bakır üreticilerinden Şili'deki Mantoverde madeninde devam eden grev, piyasalarda ciddi bir arz kesintisi endişesi yaratıyor. Bu tür operasyonel aksaklıklar, küresel bakır arz zincirini doğrudan tehdit ediyor.

Analistlerden 2026 Uyarısı: 100 Bin Tonu Aşan Arz Açığı Bekleniyor

China Securities Co. analistlerinin öngörüleri, endişeleri daha da derinleştiriyor. Analistler, 2026 yılında küresel bakır piyasasında 100 bin tonu aşabilecek bir arz açığı yaşanabileceğini ifade ediyor. Genel arz yetersizlikleri ile ABD tarifelerinin neden olduğu bölgesel dengesizliklerin birleşmesi, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı sürdürüyor.

Sonuç olarak, 5 Ocak 2026 itibarıyla bakır piyasaları, hem temel hem de teknik faktörlerin desteklediği bir ralliyi işaret ediyor. Yatırımcılar, önümüzdeki dönemde arz tarafındaki gelişmelere ve küresel risk algısındaki değişimlere odaklanacak.