Bakır piyasasında geçen yıl yaşanan ralli havası bu yıla da taşındı. Orta Doğu'daki belirsizliklerin küresel ekonomik aktivite üzerinde risk oluşturmasıyla ABD/İsrail-İran Savaşı başladıktan sonra bakır fiyatlarında geri çekilmeler görülmesine karşın, bu ürünün tedarikine ilişkin sıkıntılar ve talebin devam etmesi fiyatların tekrar toparlanmasını sağladı.
Savaşın Etkisi ve Yenilenebilir Enerji Talebi
Savaşın başlaması sonrasında petrol tedarikine ilişkin aksamalar, yenilenebilir enerjiye ilginin artmasına yol açtı. Bu durum, yenilenebilir enerji kaynaklarının üretilmesinde kullanılan bakıra olan talebi artırdı. Özellikle güneş ve rüzgar enerjisi santrallerinde bakır yoğun olarak kullanılıyor.
Şili'de Üretim Düşüşü ve Arz Sıkıntıları
Dünyanın en büyük bakır üreticisi Şili'de üretimde yaşanan düşüş, arz-talep dengesini talep lehine bozarak fiyatları destekleyen önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Ayrıca, Hürmüz Boğazı kaynaklı sıkıntılardan dolayı kükürt tedarikinin de olumsuz etkilenmesi bakır fiyatlarının rekor kırmasında etkili oldu. Zambiya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki bakır üretim hatları, cevher ayrıştırma için gereken sülfürik asit üretiminde bu kükürde bağımlı durumda.
Çin'in Güçlü Talebi ve Freeport Sorunu
Çin'in bakır ithalatının güçlü seyretmesi de bakır talebinin güçlü kaldığını gösteriyor. ABD merkezli Freeport şirketinin Endonezya'daki Grasberg madeninde yaşanan ıslak cevher sorunu nedeniyle bakır üretiminin 2027 sonuna kadar tam kapasiteye ulaşamayacağına ilişkin haberler de arz endişelerini artırdı.
Fiyat Performansı ve Rekor Seviye
Orta Doğu'daki savaşın başlamasının ardından mart ayında yüzde 6 azalan bakırın libresi, bu gelişmelerle kayıplarını telafi etti. Nisan ayında yüzde 6 değer kazanan bakırın libresi, mayıs ayında da yükselişlerine devam etti. Mayıs ayının sonlarına doğru yüzde 5'e yakın değer kazanan bakırın libresi, 13 Mayıs'ta 6,67 dolarla rekor kırmıştı. Bakırın libresinin yılbaşından bu yana getirisine bakıldığında ise yatırımcısına yüzde 11 kazandırdığı görüldü.



