Hürmüz Boğazı'nda Ateşkesin Emtia Piyasalarına Etkisi: Değerli Metaller Yükselişte
ABD ile İran arasında sağlanan geçici ateşkes anlaşması, küresel emtia piyasalarının yönünü belirleyen önemli bir faktör oldu. Hürmüz Boğazı'ndaki akışın normale dönme beklentileri, özellikle değerli metallerde pozitif bir görünüm oluşturdu. Tarım emtiaları da bu süreçten etkilenerek yakından takip edildi.
Değerli Metallerde Belirgin Yükseliş
Geçici ateşkes haberi, değerli metaller piyasasında hızlı bir tepkiye yol açtı. Ons bazında fiyatlar, gümüşte yüzde 4,1, platinde yüzde 2,7, paladyumda yüzde 1 ve altında yüzde 1,6 artış gösterdi. Bu yükselişte, jeopolitik tansiyonun azalmasıyla birlikte dolar endeksindeki gerileme ve enflasyon beklentilerindeki yumuşama etkili oldu.
Hafta içindeki gelişmeler şu şekilde özetlenebilir:
- Haftanın başında, enerji fiyatlarındaki artış endişesiyle değerli metaller baskı altında kaldı.
- Ateşkes haberinin ardından petrol fiyatlarının gerilemesi, enflasyon beklentilerini azaltarak metalleri destekledi.
- Haftanın ikinci yarısında, ateşkesin kalıcılığına dair belirsizlikler nedeniyle piyasalar temkinli bir tutum benimsedi.
Çin Merkez Bankası'nın altın alımlarını sürdürmesi ve Rusya'ya yönelik olası ticari önlemlerin paladyum arzında endişe yaratması da fiyatlamalara katkıda bulundu.
Enerji Piyasalarında Dalgalı Seyir
Enerji piyasaları, Hürmüz Boğazı'ndaki akışın normale dönüp dönmeyeceğine ilişkin belirsizlikler nedeniyle dalgalı bir seyir izledi. Ateşkes haberleri vadeli piyasalarda geri çekilmeye neden olsa da, fiziki piyasalardaki arz sıkışıklığı düşüşü sınırladı.
Analistler, petrol piyasasında yatırımcıların odağında, beklentiler ile fiili sevkiyat kapasitesi arasındaki farkın bulunduğunu vurguladı. OPEC+'ın üretim artırma kararına rağmen, boğaz trafiğindeki aksaklıklar bu artışın tam olarak yansımasını engelledi.
Haftalık bazda, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 13,7, doğal gazın fiyatı ise yüzde 5,4 geriledi. ABD'nin Stratejik Petrol Rezervi'nden piyasaya ham petrol ödünç vermesi de arzı destekleyen adımlar arasında yer aldı.
Tarım Emtialarında Karışık Görünüm
Tarım emtia piyasalarında, jeopolitik risklerin enerji ve gübre maliyetleri üzerinden yansımaları etkili oldu. ABD Tarım Bakanlığı'nın nisan ayı WASDE raporu, soya fasulyesi piyasasında dikkat çekici veriler içerdi.
Rapora göre, 2025-2026 sezonu için soya tahmini 2,575 milyar kileden 2,610 milyar kileye yükselirken, ihracat tahmini 1,575 milyar kileden 1,540 milyar kileye indi. Çin'in hayvan yeminde soya küspesi kullanımını azaltma adımları da talep görünümünü baskıladı.
Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar:
- Soya fasulyesinde yüzde 1 artış
- Pirinçte yüzde 3,9 düşüş
- Buğdayda yüzde 4,7 düşüş
- Mısırda yüzde 2,5 düşüş
Diğer tarım ürünlerinde ise pamuk yüzde 6,3, kahve yüzde 0,3 artarken, şeker yüzde 7,3 düştü. Kakao ton başına fiyatı yüzde 2,5 yükselişle haftayı tamamladı.
Merkez Bankaları ve Makroekonomik Verilerin Etkisi
Büyük merkez bankalarından gelen mesajlar ve makroekonomik veriler de emtia piyasalarını şekillendirdi. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) toplantı tutanakları, enerji kaynaklı fiyat baskılarının enflasyon riski oluşturmaya devam ettiğini ortaya koydu.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) da enerji arzındaki bozulmaya bağlı olarak daha sıkı politika seçeneklerini değerlendirdi. Çin Merkez Bankası ise likidite araçlarını öne çıkaran bir yaklaşım sergiledi.
ABD'de mart ayı enflasyonu yıllık bazda yüzde 3,3 ile beklentilerin altında kalırken, aylık bazda yüzde 0,9 arttı. Enerji maliyetlerinin fiyat baskılarında etkili olduğu görüldü. Tüketici beklentileri anketinde, enflasyon ve benzin fiyatı beklentilerindeki artışlar dikkat çekti.
Bu gelişmelerin ardından, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,34 seviyesini görürken, dolar endeksi haftalık bazda yüzde 1,4 gerileyerek 98,6 seviyesine indi.
Baz Metaller ve Arz Görünümü
Baz metallerde, arz görünümüne ilişkin gelişmeler ve enerji maliyetlerinin seyri fiyatlamaları etkiledi. Bakır piyasasında, Panama'daki madenin cevher işlemesine izin verilmesi arz beklentilerini güçlendirdi.
Ancak Çin'in rafine bakır ithalatındaki zayıf seyir ve yüksek stok seviyeleri, talep görünümünü baskılayarak fiyatlardaki yükselişi sınırladı. Nikel piyasasında ise çevresel ve sosyal risklere karşı yatırımcı baskısının arttığı gözlendi.
Tezgah üstü piyasada libre bazında fiyatlar, bakırda yüzde 3,1, çinkoda yüzde 2, alüminyumda yüzde 1,3 ve nikelde yüzde 1 artarken, kurşunda yüzde 1,1 düşüş kaydedildi.
Özetle, Hürmüz Boğazı'ndaki ateşkes süreci, emtia piyasalarında kısa vadeli bir rahatlama sağlasa da, kalıcı bir siyasi çözümün henüz gelmemesi nedeniyle risk priminin tamamen çözülmediği görülüyor. Yatırımcılar, enerji arz güvenliği ve makroekonomik gelişmeleri yakından izlemeye devam ediyor.



