Hürmüz Boğazı'ndaki Blokaj Avrupa'da Enerji Krizi Derinleştiriyor
Ortadoğu'da tırmanan askeri gerilimin tetiklediği enerji fiyatlarındaki keskin artış, Avrupa genelinde ciddi bir ekonomik darboğazı beraberinde getirdi. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve karşılıklı misillemelerle derinleşen kriz, kıta ekonomilerini sarsmaya başladı.
Enerji Sevkiyatı Durma Noktasında
Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatın durma noktasına gelmesi ve küresel enerji trafiğindeki aksamalar nedeniyle Avrupa hükümetleri, enerji maliyetlerini sübvanse etmek ve ekonomik istikrarı korumak amacıyla kapsamlı önlem paketlerini devreye alıyor. Ortadoğu'daki çatışmaların etkisiyle enerji arzında yaşanan daralma, Avrupa genelinde bazı ülkelerde akaryakıt fiyatlarının 2 euro eşiğini aşmasına neden oldu.
Bu durum, sanayi üretiminden taşımacılığa kadar tüm sektörlerde maliyet baskısını artırırken, hükümetler vergi indirimleri ve doğrudan destekleri içeren mali paketlerle ekonomik dengeyi sağlamaya çalışıyor. Enerji fiyatlarındaki sert yükselişin merkezinde Orta Doğu'daki jeopolitik kriz yer alırken, şubat sonunda ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı hava saldırılarının ardından Brent petrolün varil fiyatının 119 dolara kadar yükselmesi enerji arz güvenliğini Avrupa'nın bir numaralı gündem maddesi haline getirdi.
Akaryakıt Fiyatları Rekor Seviyede
Enerji arzındaki daralma pompa fiyatlarına doğrudan yansırken, İran ile yaşanan gerilimin ekonomik faturası Avrupa'da tüketicilerin cebini etkiliyor. Almanya başta olmak üzere bazı ülkelerde litre fiyatının 2 euro seviyesinin üzerine çıkması toplumsal huzursuzluğu artırırken, enerji yoğun sektörler gaz arzı sıkıntısı kaynaklı elektrik maliyetlerindeki artış baskısı altında varlık mücadelesi veriyor.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu ise enerji faturalarını düşürmek amacıyla “Vatandaş Enerji Paketi” kapsamında yeni teşvikler ve fiyat izleme mekanizmaları üzerinde çalışıyor. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, son liderler zirvesinde yaptığı değerlendirmede, “Savaşın Avrupa üzerindeki en doğrudan etkisi enerji sektöründe hissediliyor” diyerek üye ülkelere devlet yardımları, vergi indirimleri ve şebeke maliyetlerinin sübvanse edilmesi yönünde acil eylem çağrısında bulundu.
AB'den Acil Önlem Çağrısı
Von der Leyen, AB'de enerji fiyatlarına yönelik alınacak önlemlerin geçici, hedefli ve duruma özel olmasının büyük önem taşıdığını belirterek, “Mümkün olan yerlerde acil destek sağlayacağız, gerekli olan yerlerde yapısal değişiklikler yapacağız ve elektrik fiyatlarını belirleyen dört temel unsur üzerinde harekete geçeceğiz.” ifadelerini kullandı.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa da Ortadoğu'daki kriz nedeniyle fosil yakıt fiyatlarında yaşanan artışa çözüm bulunması gerektiğini belirterek, vatandaşları ve şirketleri korumak için acil önlemler alınacağını ve bu kapsamda AB Komisyonu'nun üye ülkelerin farklı koşullarını dikkate alan hedefli ve geçici tedbirler hazırlayacağını bildirdi. Costa, “Vatandaşlarımızı ve şirketlerimizi korumak için acil önlemler almamız gerekiyor. Bu doğrultuda, AB Komisyonu bir yandan üye ülkelerin özel durumlarını ve enerji yoğun sektörlerin maruz kaldığı riskleri dikkate alan, hedefli ve geçici önlemler sunacak” ifadelerini kullandı.
Avrupa Ülkelerinden Kritik Kararlar
Kıta genelinde enerji arz güvenliğini sağlamak adına hükümetler peş peşe kritik kararlar alırken Almanya süreci piyasa denetimi ve şeffaflık üzerinden yönetiyor. Berlin yönetimi, “akaryakıt önlem paketi” ile piyasa şeffaflığına odaklandı. İstasyonların fiyatlarını günde sadece bir kez (saat 12.00'de) değiştirmesine izin verilerek sürücülerin takibini kolaylaştırma kararı aldı.
İtalya'da ise hükümet akaryakıtta litre başına 25 sentlik vergi indirimi sağlayan kararnameyi yürürlüğe koydu. Başbakan Giorgia Meloni, pompa fiyatlarını ham petrol varil fiyatlarına endeksleyen bir mekanizma kurarken, “Bay Fiyat” (Mr. Prezzi) lakaplı mali polis birimi spekülasyonlara karşı anlık denetim başlattı.
İspanya'dan 5 Milyar Euroluk Destek
Avrupa genelinde yükselen enerji tansiyonuna karşı en kapsamlı hamlelerden biri de Madrid yönetiminden geldi. İspanya'daki sol koalisyon hükümeti, savaşın ekonomik etkilerini hafifletmek amacıyla 5 milyar euroluk destek paketi üzerinde uzlaştı. Paketin en kritik maddesi; benzin, dizel, doğalgaz ve elektrik üzerindeki Katma Değer Vergisi'nin (KDV) yüzde 21'den 10'a düşürülmesi oldu.
Başbakan Pedro Sanchez, nakliye şirketleri, çiftçiler ve balıkçılar için yakıt fiyatlarında litre başına 20 sentlik doğrudan sübvansiyon uygulanacağını duyurdu. Toplam 80 ayrı önlemi içeren paket, sadece enerjiyle sınırlı kalmayıp kira düzenlemelerini de kapsıyor. Düşük gelirli ailelerin süresi dolan kira sözleşmelerinin uzatılması öngörülürken, enerji faturalarını ödeyemeyen hanelerin elektrik ve gazının kesilmesine karşı koruma sağlanması planlanıyor.
Doğu Avrupa Ülkelerinden Doğrudan Müdahale
Doğu ve Güneydoğu Avrupa ülkeleri de fiyat artışlarını dizginlemek için doğrudan yöntemleri tercih ediyor. Macaristan Başbakanı Viktor Orban, benzinin litresini 595 forint (1,77 dolar), motorini ise 615 forintte (1,83 dolar) sabitlediklerini açıkladı. Hırvatistan, Arnavutluk ve Kosova'da ise perakende fiyatlara sınırlama getirilirken petrol şirketlerinin kar marjları denetim altına alındı.
Yunanistan'da hükümet, akaryakıt ve temel gıda ürünlerinde kar marjlarını üç ay boyunca sınırlandırma kararı aldı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), tarihin en derin enerji krizlerinden biriyle karşı karşıya kalındığı uyarısında bulunarak, petrol tüketimini düşürmek amacıyla "uzaktan çalışma" ve "hız sınırı" gibi radikal tasarruf önlemlerinin hayata geçirilmesi çağrısı yaptı.



